Giriş
(4)

Spotify Wrapped

alice in potatoland
2025'te en çok kimi veya neyi dinlediniz?Duyurunun müzik kültüründen faydalanmak istiyorum.
2025'te en çok kimi veya neyi dinlediniz?
Duyurunun müzik kültüründen faydalanmak istiyorum.
0
alice in potatoland
(4 saat)
Claptone-under the moon
Zhu-in the morning
Nto-alter ego
0
Bruce
(4 saat)
Spotify degil de youtube music var. Son bir yildir genelde hep kafa yormayan rahat pop muzik dinledim. Top 5'im soyle:
1. Dua Lipa
2. Jade
3. PinkPantheress
4. Lorde
5. Zara Larsson

Bunlarin haricinde liked music listemde Nelly Furtado, Charli Xcx, Beyonce, Lizzo, Roisin Murphy, Kehlani, Tame Impala, Doechii, Kylie Minogue gibi isimler var.
0
hot potato
(4 saat)
kinder - bettina wegner
saltarello - dead can dance
verwandtschaftstreffen - rian
me and the devil - soap&skin
white winter hymnal - fleet foxes
popcorn - hot butter
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(3 saat)
2025'te spotify'dan youtube music'e kaymışsam da yıllardır zirvede olan stratovarius bu sene de 1 numaradaydı. raemonn - sometimes'ı 2025'in sonlarında keşfetmiş bir deli gibi dinlemiştim o da en dinlediğim şarkılar arasına girmiş.

listemde diğerlerine uymayan ilginç bir şarkı var. ismail yk - allah belanı versin
bunun rock versiyonu olduğunu bilmiyordum. rock versiyonunu gerçekten severek bir çok kez dinledim.
0
biseysorcaktim
(3 saat)
(10)

Yeni bir şeyler öğrenmek için farklı kurslara gidiyorum ama

pembediken
Okul hayatımdan beri enstrüman, spor, el sanatları,dil,dans gibi çeşitli kurslara katıldım ama ailemden kurslara gidiyorsun ama başarın yok gibi tepki alıyorum. Ailemle aynı bakış açısına sahip değilim. Şimdi bu soğukta oraya spora gidilmez diyorlar. Bir yandan da tuhaf mı böyle çeşitli kurslara eğ
Okul hayatımdan beri enstrüman, spor, el sanatları,dil,dans gibi çeşitli kurslara katıldım ama ailemden kurslara gidiyorsun ama başarın yok gibi tepki alıyorum. Ailemle aynı bakış açısına sahip değilim. Şimdi bu soğukta oraya spora gidilmez diyorlar.

Bir yandan da tuhaf mı böyle çeşitli kurslara eğitimlere katılmak?
0
pembediken
(5 saat)
Yeni şeyler deneyip öğrenmek güzel bence. Garip değil yaptığınız.
+2
peki madem
(5 saat)
Bu kurslara profesyonel amaçla gitmiyorsanız neden bir başarı gereksin ki zaten anlamadım hiç.

Hobi işte, kendinize uğraşlar buluyorsunuz, bundan zevk alıyorsunuz. Enstrumanı, sporu, el sanatlarını kendinize hayat hedefi olarak değil iyi vakit geçirmek için kullanmışsınız. Sorun ne ki? Belki aileniz sizin bu kurslara gitmekteki amacınızı kavrayamamıştır.

Tabi bunları söylerken zaten bir işininin olduğunu ve kendi başınıza hayatınızı devam ettirebildiğinizi varsayıyorum. Aksi takdirde aileniz işin bu tarafına odaklanmanızı haklı endişelerle istiyor olabilir.
+2
akhenaten
(5 saat)
Harika şeyler yapıyorsun. Kulak asma onlara.

Ek: @ akhenaten'in de dikkat çektiği gibi, kendi kendine yeten biriysen tabii.
0
Mirket
(5 saat)
Şimdi gittiğim kursun ücretini kendim karşılıyorum. Yaşım 37. Daha önce gittiğim birçok kurs ücretsizdi.
+1
🌸pembediken
(5 saat)
Kendiniz için harika bir şey yapıyormuşsunuz. Kimsenin ne düşündüğünün bir önemi olmamalı.
-1
suicides underground
(4 saat)
Mükemmel bir şey. Bunu kurs bazında değil, 37 yaşına gelmişsin, evlenememişsin, çocuk yapamamışsın bazında söyleme ihtimalleri var mı?
-1
arbre
(4 saat)
@arbre hayır. O konularda asla tek kelime etmez ailem.
0
🌸pembediken
(4 saat)
aileni onayladigimdan degil de, 3 ay 5 ay 1 yil gidip bir dili veya enstrumani kayda deger bir yere getirmeden ha bire baska seye atliyorsan ciddiye almiyor olabilirler cunku en basta sen ciddiye almiyorsun gibi bir durum olusuyor. yani tutup gitar kursuna gidiyorsan onda eline aldiginda etrafindaki insanlar vay be ne guzel caliyor dedirtecek seviyelere kadar istikrar gostermen lazim ki bir anlami olsun.

spora git. spora herkes surekli gitmeli zaten. turkiye'de bir turlu yerlesmedi. sogukla ne alakasi var ki turkiye'nin cogu yerinde oyle aman aman bir kis da olmuyor.
0
hot potato
(4 saat)
Muhtemelen kır dizini otur evinde ailesine sahipsin. Hobi konseptine de hakim değil gibiler de.
0
Bruce
(3 saat)
yeni bir seyler denemek güzel ancak her seyi ucundan deneyip birakiyorsaniz aslinda maymun istahli olmanizi elestiriyor olabilirler.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(2 saat)
(6)

The Sopranos izlenir mi ve İtalyan mafya dizileri

arbre
İtalyanca öğrendiğimden ve hafif İtalya özentisi olduğumdan hehe bunlara merak saldım. Tavsiye alınır. Teşekkür.
İtalyanca öğrendiğimden ve hafif İtalya özentisi olduğumdan hehe bunlara merak saldım. Tavsiye alınır. Teşekkür.
-1
arbre
(05.01.26)
The sopranos tamamen ingilizce. Ara sira italyanca eski moda argo kullaniyorlar da bu dil ogrenmene yardimci olmaz.

Bence italya yapimi bir dizi bul izle kulturel yatkinlik edinmeye calisiyorsan.
0
hot potato
(05.01.26)
my brilliant friend izle.

sonra gel bana tesekkur et:D
+1
buenosdias
(06.01.26)
italyan kültürünü veya dilini öğrenmek için sopranos izlenmez, en azından günümüz kültürü için. sopranos'taki italyanların çoğu ötekileştirilip suça sürüklenmiş karakterler. sopranos müthiş dizidir orası ayrı tabi. sopranos'u merak ediyorsanız italyanca dublajlısı varsa dil için destek olabilir diye düşünüyorum.
0
cisimcik golgi
(06.01.26)
italyanını bilmem ama benim için en iyi 3 diziden biridir.
+2
mikahakkinen
(20 saat)
İtalyan ve mafya diyince Gomorrah geliyor aklıma. aynı ekolden Suburra. Bunların dizi harici filmleri de var.
0
scudman1
(18 saat)
ferzan özpetek filmlerini izle
sopranos muhteşem dizi ama 3-5 argo italyanca varsa vardır
0
croswell
(10 saat)
(21)

Doksanlı yıllar aslında

kizil karga
Boktan bir dönem değil miydi? Yani en azılı akp karşıtlarından olduğumu söyleme gerek görmüyorum çünkü konu "bakın o yıllar böyle şimdi çok daha süper" değil, şimdi de farklı bir şekilde en boktan dönemimizi yaşıyoruz ama o dönem de olabildiğince boktandı fakat günümüzde çok enteresan bir doksanlı
Boktan bir dönem değil miydi? Yani en azılı akp karşıtlarından olduğumu söyleme gerek görmüyorum çünkü konu "bakın o yıllar böyle şimdi çok daha süper" değil, şimdi de farklı bir şekilde en boktan dönemimizi yaşıyoruz ama o dönem de olabildiğince boktandı fakat günümüzde çok enteresan bir doksanlı yıllar sevgisi var, bunun nedeni ne olabilir? Çünkü doksanlı yıllarda güzel olan tek şey Türk pop müziğindeki devrimsel atılımdı, onun dışında yaşı yetenler illa ki hatırlayacaklardır doksanlı yıllar; gazetecilerin suikaste uğradığı, mafyanın devletin polis teşkilatının ortak hareket ettiği, faali meçhul cinayetlerin zirvede olduğu, gözaltına alınan özellikle sol görüşlü vatandaşların bir gecede yok olduğu, bankaların sürekli hortumlandığı ve bir gün ansızın tüm varlığınız yok olduğu, ölüm listelerinin alenen ortalıkta dolaştığı ve bu listedeki insanların infaz edildiği bir dönemdi diye hatırlıyorum ben ama insanımızda enteresan bir doksanlı yıllar nostaljisi var, bunun nedeni ne olabilir beyin sadece iyi olanı mı hatırlıyor ve bunlar unutuluyor mu sizce?
+1
kizil karga
(05.01.26)
90lı yıllar güzellemesi yapanlar sadece 90larda çocuk olanlar yani benim akranlarım :)
biz bilmiyoruz öyle suikast filan, sokakta oynamayı 90lar popunu filan özlüyoruz.
+4
yenibirgüzelnick
(05.01.26)
bu arada 90'lardaki müziklerde pek güzel değil. İyi bir altyapısı yok. 100 tane sarkı varsa 5 tanesi güzel ama nedense her şarkı güzelmiş gibi davranılıyor.

insanların özlediği şey bence teknolojinin azlığı ve daha fazla samimiyet.
0
koela
(05.01.26)
eger ortalama bir hayat suruluyorsa gecmis hemen hemen her zaman romantiktir, ozlem duyulur cunku gencligi temsil eder. insanlarin cogu da ortalama bir hayat surer. yani saydiginiz olaylarin birincil muhatabi degillerdir. gunumuzun internet kullanicilarinin buyuk cogunlugu 90'larda cocuk olan kisilerden olusuyor. bu olaylar yasanirken zaten cocuklar. internet falan da olmadigindan sistematik bir maruz kalma olmuyor. zamanin her seyin ilaci olmasi durumu da var. insan su anki problemlerine odaklanir, gecmiste yasadigi zorlugu unutur. dedigim gibi bunlari ortalama bir birey icin soyluyorum. yani eger iskencelerle dolu cok kotu bir hayatiniz yoksa... yani genclik, zaman, internetin olmamasi, daha cok insan iliskilerine dayali bir yasam, farkli bir guven ortami olmasi vs. gibi cevresel etmenler, hepsinin katkisi var.
+1
Sour
(05.01.26)
Ben o yılları baştan sona gördüm.

90'larda Türkiye; Siyasal islamcıların iktidarda ve bürokraside olmadığı, ordusu Atatürk ilkelerine bağlı, basın ve ifade hürriyetinin büyük ölçüde geniş olduğu, AB hedefi olan, yüzünü hür dünya değerlerine çevirmiş şirin bir Balkan ülkesiydi.

Sorunlar yok muydu vardı ama şimdikinin yüzde beşi kadar bile değildi. Yaşayarak gördük.
+4
yurtsuz john
(05.01.26)
Ben babamın girgir ciltlerinden 80-90 falan okuduğum için daha çok bilgiliydim. Ve insanların çoğu geçmişi unutuyor ama bu sadece bizde değil, her yerde.
Millet x zamanı iyiydi diyor, bir bakıyorsun soğuk savaş var, nükleer riski var, iş güvenliği yok, hastaliklara aşı yok, kansere tedavi yok, ortalama yaşam 60-70 falan, kadınlar eşlerinin malı gibi, eşcinsellere ciddi sıkıntılar var, siyahlara ırkçılık var falan filan.

Ben şahsen geçmişe oranla sadece şu sıkıntıları görüyorum;
- tech brolarin istediğini yaptığı bir dönem.
- shareholder value diye diye bokunun çıkması. Şirketin hisse değerinin her şeyden önemli hale gelmesi
- sosyal medyanın ve etrafımızdaki çoğu şeyin bizim zamanımızi calmaya ve bizi bağımlı yapmaya çalışması

Belki bir iki şey daha vardır ama genel olarak birçok konuda her zaman şu anki dönem 80-90lardan iyi neredeyse her ülkede.
Ya daha şundan 10 sene önce falan isid, el kaide sürekli bomba patlatiyordu. Bu bile unutuluyor.
Ha bu arada Türkiye misal bence 2000-2010lara kadar falan oldukça güzeldi, ama küçük küçük her şeyin değiştiğini görüyorduk. Şu an misal Türkiye kesinlikle o dönemden çok çok daha kötü halde, tartışmaya açık bile değil. Ama 90lardan çok mu daha kötü buna net bir şey diyemem, cocuktum da o dönemleri de okuduk yolsuzluklar falan doluydu her yerde.
+1
logisticsmanager
(05.01.26)
Evet bence bunun önemli kısmı o yıllarda çocuk olduğu için neler yaşandığını hatırlamamak ve çocukluk-gençlik yıllarındaki keyfe özlem duymak.

Ama daha önemli ve gözden kaçan bir şey var o da Türkiye'de yönetici sınıfın değişmesi. Hem paraya sahip olan hem de devletin karar verici mekanizmalarında söz sahibi olan sınıf değişiyor ve önemli kısmı değişti. Hangi sınıftan olduğun da o yüzden eskinin daha iyi olduğunu düşünüp düşünmemek konusunda etkili.

Objektif bir şekilde baktığımı zannettiğimde 90'lar bana da çok kötü geliyor. Şu anda da kötü şeyler yaşanır o zamanlar da kötü şeyler yaşanıyordu. Ama 90'larda pek çok insanın ölümüyle sonuçlanan, neyin ne olduğu belli olmayan daha kaotik, daha az bilgi sahibi olduğumuz kötülükler vardı, o yüzden daha kötü olduğunu düşünüyorum.


Ek: Karşılaştırma yaparken teknolojinin getirdiklerini hesaba katmamaya çalıştım. İnternetin, robot süpürgenin, tıptaki gelişmelerin dikkate alındığı bir karşılaştırmada eskinin hiç şansı yok.
-1
michael_knight
(05.01.26)
90lı yılları hatırlıyorum ve şimdiye oranla kesinlikle daha iyiydi. faili meçhul cinayetler vardı evet ama şimdi daha fenası var.
o yıllar daha iyiydi çünkü; eğitime önem veriliyordu, tahsilli insanlar hak ettiği değeri görüyorlardı, imam hatip liseleri şimdiki gibi çoğunlukta değildi, siyasette denge vardı, diktatörlük yoktu, siyasileri dengeleyen yozlaşmamış devlet kurumları vardı, medya tamamen yandaş değildi, üniversiteler bağımsızdı ve kaliteliydid, siyasi karikatürler ve taklitler yapılırdı (şu an yapılsa yer yerinden oynar o derece şeyler), büyükiehirler tamamen köy kültürüne teslim edilmemişti, tübitak değerliydi, tekrar yazıyorum devlet kurumlarına güven vardı. daha tonla şey yazarım.
0
abelardo
(05.01.26)
@koela'in "100 tane sarkı varsa 5 tanesi güzel ama nedense her şarkı güzelmiş gibi davranılıyor." ifadesini açmak istiyorum.

Erişim kısıtlı olduğu için o dönemde seçiçi davranmak zorunda kalıyorduk. Sadece şarkı olarak değil, gene olarak çoğu şeye erişimimiz kısıtlıydı. Dolasıyla az olan seçeneklerden kaliteli olanını bulmak için kılı kırk yarıyorduk, ince eleyip sık dokuyorduk.

Şimdi ise seçeneklerimiz ve erişimiz devasa boyutta. Kaliteli olanı nereden nasıl bulacaksın?!

@abelardo yozlaşmış devlet kurumları da vardı. Bir devlet kurumu düzgün işlerken, diğer devlet kurumu, pisliğin içine batmış, gırla rüşvetle ve yozluşlukla iş görüyordu.
0
put it in your appropriate place
(05.01.26)
Aklıma gelen ilk artılar: Sosyal medya yoktu. Çoğu insanın yaşam tarzı ve fikirleri umurumuzda değildi. Toplum olarak kafamız bu kadar karışık değildi. Halkın çoğunluğu, hayatını içinde bulunan coğrafyanın gerçeklerine daha uyumlu geçiriyordu. Mahalle kültürü vardı. Avm çılgınlığı ve tekelleşme yoktu. Her yerin yerel esnafından alınırdı her şey. Esnafta çakal olsa da azdı. İnsanlar daha az açgözlüydü. Anadolu liseleri gibi kaliteli ücretsiz orta okullar ve liseler vardı. (Fen liseleri hâlâ iyiler) Eğitim sisemi kendi içinde daha tutarlıydı. Toplum içi saygı ve görgü daha yüksekti. Gıda ve hayvancılıkta şimdiden daha kendine yeter bir haldeydik. Gayrimenkul daha ucuz ve ulaşılabilirdi. Görsel ve yazılı medyanın çoğu tıpkı günümüz gibi tekelleşmiş olsa da, gazetecilik ve mizah şimdiden bin kat daha özgürce yapılabiliyordu.

Aklıma gelen ilk eksiler: Ulaşım ve sağlıkta korkunç kötü seviyelerdeydik. Poliste işkence standart uygulamaydı. Bürokrasi çok uğraştırıcıydı. Devlette muhatap bulamıyorduk. Sade vatandaşa devlet dairesinde insan muamelesi yapılmazdı, en basit işi günlerce, haftalarca sürebilirdi. Ülkenin doğusunda çok ciddi asayiş ve terör problemleri vardı. Memur ve Öğretmen maaşları ile geçinmek mümkün değildi. Okullarda dayak standart uygulamaydı. Alelade bir çavuş valiye posta koyabiliyordu, o derece askeri vesayet vardı.

O zaman da, bu zaman da rüşvet, yolsuzluk, kadrolaşma vardı, var. Kadın cinayetleri, mafya, çeteler, şiddet vs. de o zaman da aynen vardı. Devletin nimetleri kendilerine peşkeş çekilen, iktidar destekçisi zenginler o zaman da vardı. İnsanımızın kalitesizliği potansiyel olarak o zaman da vardı belki ama insan yine utanır, gizlenirdi. Ahmaklık, arsızlık günümüzdeki gibi yüceltilmezdi.
0
dilemma of subscribtionability
(05.01.26)
Alım gücü süper olmasa da şuan ki durumdan iyiydi. Ev, araba almak daha kolaydı. Açıkçası şuan rahat olan çoğu kişi 90'larda yaptıkları sayesinde yaşıyor.

Türkiye bu kadar kalabalık değildi. Büyük şehirler daha yaşanabilirdi. 90'lardan 2000'lerin ortalalarına kadar durmadan yeni binalar yapıldı. Bu konutlar nedeniyle büyükşehirler çok fazla göç aldı. Artık ve trafik kaldırıyor ve su yetiyor.

Siyasi açıdan da hesap verebilirlik vardı. 2003'ten beri din ve rant karışımı bir siyaset yaşıyoruz.
0
michael harddd
(05.01.26)
80-90larda da 3. dunya ulkesiydik, hala oyleyiz. eskiden kemalist/laik olmaya zorlanan bir ulkeydik, simdi dinci olmaya zorlanan bir ulkeyiz. ortasini henuz tutturamadik. :D

pop muzik - tarkan ilk ciktiginda bu ne lan dendigini net hatirliyorum, zira millet trt'de turk sanat muzigi falan dinliyordu cogunlukla. pop olarak kayahan ve nilufer vardi, bunlarin kasetleri cikinca yok satardi, kaset bozulana kadar dinlerdik. "kil oldum abi" baya ters bir sarkiydi o donem icin. sonra sezen aksu/onno tunc madeninden birsuru adam cikti, o madeni tepe tepe kullandik diyebiliriz. 3-5 sarki var demek dogru degil, baya iyi bir donemdi.

ekonomi - berbatti, enflasyon %100 uzerindeydi, surekli yeni para basilirdi. trilyonlar katrilyonlar.

bankalar - saglam bankalarda sikinti yok. ama 1 koyup 3 almaya calisan tayfa dandik bankalarin vaad ettigi uber failere kapilip batti.

kontrgerilla - susurluk ile belgelendi. devlet isine gelmeyi temizlerdi.

terorizm - kotuydu, kalabaliklara pek girmezdik. doguda surekli operasyon olurdu. her ay biryerlerde patlama olurdu. kapali carsiya falan korkarak gittigimizi net hatirliyorum.

siyasiler - yolsuzluk vardi ama bugunki gibi apacik yapilmazdi. ozal'in oglu baya zenginlesti, suleyman'in da kardesi koseyi dondu. ciller de nemalanmistir. birbirlerini aklayarak devam ettiler. ecevit ve erdal inonu disinda yemeyen oldugunu sanmiyorum.

rusvet asiri yaygindi ve dogaldi, polis cevirince para verip gecerdin.

istanbul'da altyapi berbatti. dogalgaz hatlarinin dosendigi donemler, heryer cukur ve camurdu. camur ve pislik icinde bir 10 sene gecirdik diyebiliriz, arabalar cukura falan dusuyordu.

artilar:
+ siyasilerle girgir gecilirdi, hakaret edilmezdi ama dalga gecilirdi. kimse bisey demezdi.
+ siyasi liderler bir tik daha kalifiyeydi, yabanci dil falan bilirlerdi, diplomalari vardi, diploma tartismasi falan cikmazdi.
+ kalabalik yoktu, sokakta park yeri kolaylikla bulabilirdin mesela. yazlik mekanlar tenhaydi. butun sahiller kusatilmamisti, gidip havluyu acip 5 kurus vermeden denize girebiliyordun.
+1
cooperr
(05.01.26)
y kuşağı 90ları iyi hatırlıyor çünkü çocuktuk. madımak katliamında babam oturdu ağladı, ben yetişkin olsaydım çocuklarım için çok endişelenirdim. boomer ve x kuşağı için zor bir süreç olur. bizim için dünya kupası 94 98 falan.
akşama kadar elimizde telefon var, mal gibi yaşıyoruz. tamam 90lar leş gibiydi, süikastler vardı. ama hiç bir dönem 2003 2026 kadar baskıcı da değildi be. evet alt yapı şehirleşme kötüydü. ama geçmişe özlem hep vardı. 2003 sonrası akp değilde daha ortada bir parti olsaydı belki daha iyi olurduk.
0
mikahakkinen
(05.01.26)
Kesinlikle cok boktan bir donemdi. Babam orta okulda mudur yardimcisi/ogretmendi ve tum aile inanilmaz tutumlu olmamiza rahmen cok fakirlik cektik. Turk lirasi kronik cokusteydi. Simdiden iyi miydi kotu muydu orasina girmiyorum. Ama bu eskiye pembe gozluklerle bakma bagimliligi butun dunyada var.
+1
hot potato
(05.01.26)
katlıyorum. aşırı karanlık yıllar. siyasi, ekonomik, toplumsal, her açıdan bitik yıllardı. insanın geçmişi güzel hatırlamak gibi bir sanrısı var maalesef. her şeye rağmen türkiye’de ne seksenleri ne doksanları bugüne yeğlerim.
0
sir gawain
(05.01.26)
hayatı daha katlanılabilir kılmak için insan beyni geçmişi hatırlarken olumlu yönleri daha öne çıkarma eğiliminde doğal olarak. ayrıca çoğu zaman özlenen iyi olduğu düşünülen şey o zamanki dünya veya ortam değil kendinsin aslında. gençliğini, daha heyecanlı, enerjik vesağlıklı olduğu yıllları özlüyor insanlar. bu psikoloji dışında daha iyi olan şeyler var mıydı derseniz şahsen benim Türkiye için umudum vardı; büyüyen bir ülkeydi, Avrupa ülkesi olma yolundaydı, güçleniyordu. Evet o zaman da fakirdik ama 2000'li yıllardan büyük beklentiler vardı. Özgürlükler açısından bakıldığında daha da özgür gibiydik. Siyasi baskılar yine vardı ama halk açısından ifade özgürlüğü daha üst bir seviyede idi.
0
creepy
(05.01.26)
90larda çocuktum. öyle aman aman bir sıkıntı yaşamadığımız sürece de mutluydum.

tek kanallı devirde çok sıkılırdım ben mesela. istiklal marşıya açılış. voltran diye bi çizgifilm çıkardı. çizgi film de sayılmaz haraketsiz tatsız bişey. gece kalkar televizyonu açarsın trt yazar başka bişey yok. ne bileyim ekonomik şartlar bugüne göre daha iyiydi enflasyon bugünki kadar değildi. onun dışına çıkıp dışarda oynamaktan başka yaptığım bişey olmadı. cep telefonu , internet olmadığı için insanlar daha sosyaldi. ne bileyim kadınlar gün yapardı, akşamları ailece misafirliğe gidilirdi. çocuklar dışarda topla veya misketle oynardı. saklambaç oynardık. yakar top oynardık. binbir türlü oyun oynardık. eğlenirdik ama başka yapabileceğimiz bişey yoktu. çok kanallı döneme geçince resmen ağzım açık kalmıştı.

evet karanlık bir dönem ama ben şahsen şu günleri çok daha karanlık buluyorum. o kadar fantastik şeyler görüyoruz ki belki bunlar eskiden de oluyordu ama görmüyorduk. haberimiz olmuyordu. mesela kadına karşı şiddet. terör olayları , cinnet geçiren insanlar vb.

bu söyleyeceğimi miden kaldıramayabilir ama sıcağı sıcağına diye bir program vardı. youtube da yayınları var. o dönemi anlamak adına izleyebileceğin bir program olduğunu düşünüyorum. hani o zamanların müge anlısı.
-2
omer460
(05.01.26)
İnsanlığın boktan olmayan dönemi mi var?

İnsanlar eski günlerdeki güzel anılarını özlüyorlar. O zamanki kendi dertlerini bile siliyor insan hafızası.

Nicki yeni ve güzel olan arkadaşın dediği gibi, bugünün nostaljisi olan 90’ları ananlar çocukluklarını kastediyor; tasolarını, spice girls’ü falan. Kimse “ulan yok şimdi öyle faili meçhuller be” diye dertlenmiyor yoksa.
0
lazor
(05.01.26)
madem gecmis romantik ve nostaljik, neden diger yillari degil de 90'lari duyuyoruz? ben kendimi bildim bileli 90'lar nostaljisi yapilir tum dunyada. insanlik tarihinde dipler de var, pikler de var. kimse ah o 1930'lar 40'lar ne guzeldi demiyordu.

90'lar insanlik icin bir patlama cagiydi, cok guzel filmler, kitaplar yazildi 90'larda. internet, bilgisayarlar evlere girdi, telefonlar ceplere girdi. sadece 90'lar degil 00'lar da ayni derecede iyidir. bugun kullandiginiz google, amazon, youtube, smartphone vs ne varsa 1993-2008 arasi hepi topu 15 yillik donemin meyvesidir. buna benzer bir donem bir de 60'larin sonu 70'lerin basinda yasanmis.

90'larda turkiye cok iyi durumda degildi ama globalden payina duseni aliyordu. yani atiyorum sinemaya gidip jurassic park, titanic, fight club falan izleyebiliyordun. tum dunyada yarin neler yapilacak dusuncesi vardi. kollektif bir optimizm vardi. simdi yarina bakinca sikmeseler bari diyip 90'larda cekilmis eski filmlerin dandik remake'lerini izliyorsun. yahu muzik yapilmiyor artik muzik. elektronik, autotune, sacmasapan sozlere sahip rap dinliyor millet butun dunyada.

bu arada tr altin cagini 90'larda degil 2000'lerde yasamistir. ulkede guzel olan ne varsa 2002-2010 arasi yillarda yapilmis. butun guzel muzikler, efsane rock gruplari, guzel sinema eserleri bu yillarda ortaya cikmis. cem yilmaz'in bir o zamanki filmlerine, stand uplarina bakin, bir simdikilere. zamanin ruhu diye bir sey var.

90'larda dedigim gibi tr teror, deprem, krizlerle calkalaniyordu. global yukselmeden payini alsa da asil sicramasini 2001 krizi sonrasi yapabilecekti. bu 90'lar geyigi ozellikle bati ulkeleri ve japonya icin yapilir.
+3
antikadimag
(06.01.26)
Kesinlikle cok boktan bir donemdi. +1
Nostaljik seyler guzel geliyor. +1

Ekonomik durumdan tam emin degilim ama bizim evde o gunun sartlarinda bile baya idareli yasaniyordu. Etli yemek yapmak gibi bir adet bile yoktu. Kurban bayraminda birsey kesilirse o zaman biraz kavurma falan yeniyordu. Bol ekmekli kofte yapildigini hatirliyorum ara sira, demek ki bazen kiyma aliniyormus. Konsantre olmayan meyve suyuna bile biraz su ekleniyordu. Ekonomi soyle boyle iyiydi diyenler muhtemelen ebeveynleri okumus yazmis iyi islerde calisan insanlardi. Nereye bakildigina bagli, ev alma konusuna bakilirsa mesela bugune gore cok daha kolaydi. Bizimkiler bir donem 3 kisi calisti, harcamalar zaten dusuk, gurbetci akrabalardan 3-5 bin mark gibi borclar alindi vs 1997 yilinda sifir bir ev alabildik. Yanilmiyorsam 32 bin mark falandi o zamanin parasiyla, tabii bugunun enflasyonuna uyarlanirsa ne rakam cikar bilmiyorum. Cok da az para degildir.

Medyanin ozgurlugu de biraz yaniltici. Medyanin belli bir cizgisi vardi. Bu cizgi senin sevdigin bir cizgiyse ozgurdu dersin. AKP'li dayiya sorsan o da A haber cok iyi der. NTV'nin yeni ciktigi zamanlari hatirliyorum. Haber yapma sekillerine cok sasirmistik. O zamanlar kanal 7 tarzi butik kanallar haric butun kanallar laiklik elden gidiyeah modunda takiliyordu. NTV'nin daha notr bir dil kullanmasi cok dikkat cekmisti.
0
mbond
(15 saat)
Beynimize bu kadar veri girmiyordu.
İş hayatı çok basitti. Hedefler, toplantılar yoktu.
Yatağa yatıp tavana bakıp hayal kuruyorduk.
Hayattan beklenti çok azdı. Kıyafetlerimizi bile pazardan alıyorduk.
İnsanlar bu sadeliği özlüyor.
0
plastic_angel
(12 saat)
Toplumsal açıdan değerlendirecek olursak o zamanlar cehalet bugünkü gibi prim yapmıyordu, cahil insanlar vardı elbette ama eğitimli insanlara saygı duyulurdu, ekonomik zorluklar, terör vs zor tarafları vardı elbette ama bambaşka bir hayattı yaşanan, pek çok kişinin söylediği gibi çocukluk/gençlik dönemimize gelmesinin romantikleştirilmesinde etkisi büyük ama o zamanlar gençlerin umudu vardı, iyi okuyup çalışkan olarak hayatta yer edilinebilirdiniz, şimdi gençler de ülkenin umutsuzluğundan nasibini almış durumda.

Bir de hayatı küçük çevrelerimizden ibaret sanıyorduk, internet çağı olmadığı için bazı zihniyetlere hiç maruz kalmadık, bugün fiziksel olarak karşılaşmasak da hep bir tehdit söz konusu, o zamanlar duyduğumuz kötü olayların bizim başımıza gelme ihtimali yoktu pek. Susurluk olayı şok etkisi yaratabilmişti, bugün artık hiç bir şey skandal olmuyor.
0
(12 saat)
(13)

Saç ektirmeyi çok isteyip de cesaret edememek; Ne yapsam?

norules
Erkek tipi saç dökülmem var epey bir zamandan beridir. Bu durum beni üzüyor, psikolojimi net şekilde olumsuz yönde etkiliyor. Bir yandan saç ektirmeyi çok istiyorum ama ekimin sonrasındaki o malum süreci çekme fikrine katlanamıyorum. Toplum içerisinde saç ektiren Arap turistler gibi takılmak durumun
Erkek tipi saç dökülmem var epey bir zamandan beridir. Bu durum beni üzüyor, psikolojimi net şekilde olumsuz yönde etkiliyor. Bir yandan saç ektirmeyi çok istiyorum ama ekimin sonrasındaki o malum süreci çekme fikrine katlanamıyorum. Toplum içerisinde saç ektiren Arap turistler gibi takılmak durumundan uyku pozisyonu sıkıntılarına kadar pek çok şey var.

Zahmete, zora çok gelemeyen bir insan tipiyim yani; sizce bu profilde birisi saç ektirme işine girmeli midir? "Nereden girdim ben bu işlere, Allah kahretsin ya" der miyim? Saç ektiren, ekim mevzusuna dair bilgileri olan arkadaşlar ne dersiniz?
0
norules
(18.12.25)
Biraz bekle istersen:
m.youtube.com
0
diyecevaplandı
(18.12.25)
Gir. Eziyetsiz lezzet olmaz derler. Bir şey psikolojini olumsuz etkilemeye başladıktan sonra çekeceğin birkaç aylık sıkıntıya değer bence. Zaten ağrılı süreç max ilk aydaymış.
-1
Amaranta ursula
(18.12.25)
Arap turist gibi takilma evresi o kadar uzun degil bir de abi gozunu seveyim sanki o vakte kadar herkes seni norvecli saniyormus gibi yazmissin :D

Psikolojini bozuyorsa ama ektirmek de istemiyorsan belki baska seyleri degistirebilirsin. Kilo verme, giyim kusam, duzgun disler, belki botoks falan. Hos gerci dis de zahmetli ve iyi bir yere yaptirmak lazim dogal durmasi icin.
+1
hot potato
(19.12.25)
o sıkıntıların hepsi ilk 3-5 gün. Sonra 13-15 gün civarında kafandaki kabuklar dökülüyor ve ektirmiş görüntülü ama daha normal oluyorsun. Sonra onlar dökülüyor bir süre kel kalıyorsun. 3-6 ay arası çıkmaya başlıyor. 6.aydan sonrası güzel. (ekim bölgesi için konuşuyorum. Yanlar arkalar falan normal uzar işte normal şekilde)
0
nhk ni youkosu
(19.12.25)
Geçen yıl saç ektirdim. Açık alan genişse, ensedeki saçlar kalitesizse hiç boşuna ektirme.
0
HellKeePer
(19.12.25)
2019'da saç ektirmiştim, İYİ Kİ ektirmişim. Sadece bu kadar söylüyorum.

Yalnız çok iyi bir klinik seçmen lazım. Ya paraya kıyıp üst segment yerde yaptıracaksın, ya da hiç yaptırmayacaksın bu işin arası yok.
0
Lethe
(19.12.25)
tek derdin bu olsa keşke. bence saç ekiminin %90'ının bariz şekilde fiyaskoyla sonuçlanmasını düşün. yıllar sonra tekrar dökülmeye başlıyormuş zaten. çim adam görüntüsü de cabası.

benim de hep aklımın bir köşesinde saç ektirme fikri ama o yapay görüntü ve 1001 şikayetten dolayı sürekli vazgeçiyorum.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(19.12.25)
saç ektirip de pişman olan yok. zora gelemiyorum sıkılıyorum falan demen de ergen tripleri. alışmışsınız youtube da 2x izlemeye, sıkıldığında kapatmaya, instagramda kaydırmaya, hiçbirşeye tahammül yok artık.

kalk ve google'dan düzgün biryer bul, ara ve randevu al. ayağa kalktığın an %50si bitmiş olacak sürecin. sen ayağa kalkamıyorsun daha. (motivasyon konuşması)
0
plastic_angel
(19.12.25)
ben erkek değilim ama yakın çevremde çok arkadaşım saç ektirdi . senin gibi titiz bir tanıdığım 2 hafta evden çıkmadı sadece kontrole gitti geldi . düzenli bakım ve doktorun söylediklerini uygulayarak süreci kolay atlattı .
ilk 2 gece zorlandı o kadar .
saç ektiren arkadaşlarım doğal saçlı gibiler hiç anlamazsın .
-1
devilone
(19.12.25)
bi cesaretle şubat 2025'te yaptım. geçen hafta wax satın aldım yıllar sonra :) yaptır.
0
summerjam0306
(19.12.25)
Kötü saç ekimi insanı dünyanın en aşağılık insanı hissettiririr. Açık alan çoksa hiç girme. Ya da saç çizgini 18 yaşındaki gibi çizme. Daha geriden çiz, alın açık olsun. 15 yıl önce ektirdim. Şuan iğneli epilasyoncu geziyorum aldırmak için.
0
Caletti
(19.12.25)
2 haftalık sıkıntılı süreç için onlarca yıllık "kafa rahatlığı" kenara atılır mı hocam. operasyon sonuçta bu tabi yarın apandisiniz patlar, fıtığınız çıkar mecbur kalır yine bir takım post-op sıkıntılarıyla uğraşırsınız. sizin psikolojinizi ve özgüveninizi etkilemiyorsa boşverin tabi niye boşu boşuna operasyonla uğraşasanız ama etkiliyorsa değer. yalnız aşırı heveslenmeden önce iyi bir doktordan bir görüşme randevusu alın. para göz değilse karşıdaki genelde sana tavsiye veriyor. köklerin alındığı bölgeki saç kökleri çok zayıf, kafa derin hassas falan diyip iyi sonuç alma ihtimalinin düşük olduğunu söylüyorlar öyle bir durum varsa. dürüst doktor bulmak önemli.
0
semaforo de medianoche
(19.12.25)
Gerek duyuruya gelen cevaplar, gerek özelden eksik olmasınlar mesajlaştığımız arkadaşların söyledikleriyle ekim için gerekli motivasyona ulaşmama ramak kaldı diyebilirim.

Bu hayata bir kere geliyoruz, bu yaşlarımızı bir kere yaşıyoruz. Gözü karartıp girmek gerekiyor sanırım. Keşkelerle, eski fotoğraflara bakıp iç çekmekle bu hayat geçmez...
+1
🌸norules
(20.12.25)
(13)

temmuzda norveç mi polonya mı?

dedim ben sana
yeni bir ülke görmek istememden mütevellit yaz aylarında kuzeylere gidesim var. ortalama 1haftalık bi gezi düşünüyorum. polonyada varşova krakov auschwitz yapabilirim. ya da norveçte osloya gidip fiyortları görüp ordan bikaç günlüğüne göteborgu da göresim var. duyurunun gezginleri ne diyosunuz?
yeni bir ülke görmek istememden mütevellit yaz aylarında kuzeylere gidesim var. ortalama 1haftalık bi gezi düşünüyorum. polonyada varşova krakov auschwitz yapabilirim. ya da norveçte osloya gidip fiyortları görüp ordan bikaç günlüğüne göteborgu da göresim var. duyurunun gezginleri ne diyosunuz?
0
dedim ben sana
(18.12.25)
İkisini de görmedim ben olsam Norveç'i seçerdim.
+1
Amaranta ursula
(18.12.25)
ikisine de gitmedim ama doğasever biri olarak norveçi seçerdim.
daha pahalı olur ama daha güzel olur. polonya çekici gelmiyor
0
jelly bear
(18.12.25)
Orta/doğu Avrupa gördüysen Polonya'dansa Norveç derim. 1 hafta tek ülke kültür turu için bence çok, Norveç'te keşfedilecek doğa kısmı daha zaman tüketici; dolu geçer.
0
Bruce
(18.12.25)
Litvanya Letonya Estonya diyorum. Baltıklar çok güzel ve kimse farkında değil:)
-1
suicides underground
(18.12.25)
acik ara polonya bence. krakow cok guzel bir sehir.
+1
banach
(18.12.25)
diğer avrupa şehirlerini gördüyseniz oslo çok tatmin edici bir yer değil. ben sanırım kopenhag’da zaman geçirip dfds gemileriyle oslo’ya geçerdim; gemi giderken oslo fiyortlarindan (bati fiyordu değil ama tatmin edici bir inlet) geçiyor. ben gerçekte ise bu turu yaptığım için ve tarihe merakımdan polonya’yı seçerdim.
0
eileengray
(18.12.25)
Bu ikili arasindan cevap Norvec de, bence Stockholm'e git + 1-2 daha Isvec sehri yap. Fjord'ler bati yakasinda bu arada, Oslo'ya yakin degil.
0
hot potato
(18.12.25)
Norvec'in sehirlerinde gormeye degecek pek bir sey yok. Oslo dediginiz yeri bir gunde gezersiniz. Doga seviyorsaniz ve fjord gormek istiyorsaniz Oslo'da bir gun gecirip sonra direkt Bergen tarafina gidin. Dogadan baska pek bir sey yok buralarda. (Oslo'da yasiyorum)

Gitmediyseniz Stockholm daha guzel.
0
synesthesia
(19.12.25)
ikisini de gördüm hatta birinde de yaşadım. tamamen ne istediğine bağlı. temmuz'da polonya çok soğuk olmaz hatta güzel bir hava olur ancak stockholm, oslo gibi yerler soğuk olmasa da özellikle akşamları bir hayli serin olur.

polonya daha çok tarih, eğlence, alışverişi kapsar ve ucuzdur. norveç, isveç daha çok gezi odaklıdır ve pahalıdır.
0
elektr10
(19.12.25)
Doğa gezisi isteniyorsa Norveç, şehir/kültür gezisi isteniyorsa Polonya diyorum. Krakow çok güzel +1
0
peki madem
(19.12.25)
cevaplar için herkese teşekkür ederim. kopenhag'a iki kez gittim. haziran ayında da 1hafta stockholm'deydim. şehir kültür ve tarih daha cazip geliyor. bu bağlamda polonya daha mantıklı olacak sanırım.
0
🌸dedim ben sana
(19.12.25)
polonya'nın güzel olduğu iki ay var. temmuz ve ağustos. mükemmel zamanlama olur.
0
summerjam0306
(19.12.25)
Bu yaz Ağustos ayında Polonya'da 10 gün kaldım, bence gayet güzel ülke, 5 şehrini gezdim, değeri bilinmeyen güzel ülkelerden biri.
0
blue rebel motorcycle club
(19.12.25)
(11)

Çocuğa eşin ismini vermek

sacrilegious
Merhaba, hamileliğin verdiği duygusallıktan mıdır bilmiyorum ama oğluma eşimin adını vermeyi çok istiyorum. Evlenmeden önce böyle bir olaya şahit olmuş ve inanılmaz saçma bulup kınamıştım… ama şimdi bu düşünce nedense beni mutlu ediyor. Eşimi seviyorum, eşimin ismini de seviyorum ve daha güzel bir e
Merhaba, hamileliğin verdiği duygusallıktan mıdır bilmiyorum ama oğluma eşimin adını vermeyi çok istiyorum. Evlenmeden önce böyle bir olaya şahit olmuş ve inanılmaz saçma bulup kınamıştım… ama şimdi bu düşünce nedense beni mutlu ediyor. Eşimi seviyorum, eşimin ismini de seviyorum ve daha güzel bir erkek adı düşünemiyorum. Eşimse bunu saçma buluyor. Çok mu saçma ya? Çocuk ileride bana hesap sorar mı “başka isim mi yoktu?” diye.

Acaba ya da ileride bir sorun olur mu? Eşimin iki ismi var ama ilkini hiç kullanmıyor. İkinci ismini vermeyi düşünüyorum ben de. Çok karışıklığa sebep olur mu acaba? Ne dersiniz?

Teşekkürler
0
sacrilegious
(17.12.25)
şu an böyle düşünüyor olmanız çok tatlı tabii ama dünyanın binbir türlü hali var. sorunuz "sizce yapayım mı"ysa bence yapmayın. eğer sorunuz çok karışıklığa sebep olur muysa çocuk büyüyünce bir miktar evet.
+2
a7x
(17.12.25)
yanlis anlamadiysam esinizin su anda kullandigi ismini vermek istiyorsunuz cocuga. bu durumda kocanizin ismini calmis gibi olacaksiniz bence. ikisinin oldugu ortamlarda kocaniza kullanmadigi isimle hitap etmeye baslayabilirler.

bir diger durum da kocanizin ismi X ise cocugunuza da kucuk X diye seslenmeye baslayabilirler ki bu da cocuk acisindan kotu.

bence kocaniz olmuyorsa, ya da olmediyse, boyle bir sey yapmak sacma.
+2
lemmiwinks
(17.12.25)
Bence çok gereksiz bir hareket olur. Siz yine de mutlaka yapacağım bunu kafasındaysanız en azından iki isim verin çocuğa. Belli bir yaşa geldiğinde belki diğerini kullanmayı tercih eder.
+1
cay koy geliyorum
(17.12.25)
Evet, hamileliğin verdiği duygusallıktan. Böyle bir şey kesinlikle yapmayın, çocuğunuza geriye dönüşü olmayan bir kötülük yapmış olursunuz. Buraya kötü olasılıkları yazmayacağım ama en iyi ihtimalle çocuğunuzun kendi bireysel ve bağımsız kimliğini inkar etmiş olacaksınız. İsmi her söylendiğinde bunu hissedecek.
+1
mikro patlama
(17.12.25)
çok saçma bence de.
0
elorelia
(17.12.25)
amcamin ismi hem erkekte hem kadinda kullanilan ama cogunlukla kadinda rastlanan bir isim. yengem, kizlarina ikinci isim olarak amcamin adini koydu. amcamin fikri degildi, yengem cok istedi. hic pisman olmadilar. cocuk simdi 17 yasinda.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(17.12.25)
Bana da saçma geliyor ama çok istiyorsanız iki isimli koyup birine eşinizin adını vermek biraz daha makul gibi.
0
black holes in the sky
(17.12.25)
dunyanin bin bir turlu hali var. ileride bir ayrılık durumunda fln sorun olur. bence gereksiz,
0
oscar
(17.12.25)
Esin istemiyorsa zorlaman cok itici olur.
0
hot potato
(17.12.25)
Ben de kısmet olursa tam olarak bunu yapmaya kararlıyım. Ben güzel buluyorum ve başkasının fikri de umrumda değil.

Eşinin başka adı da varmış zaten. Ciddi bir karışıklık olmaz. Yine de gerek duyarsan yanına uyumlu başka bir ad daha eklersin olur biter.

Önemli olan senin nasıl istediğin; elin fikri değil.
-1
lazor
(20.12.25)
çocuk sizin, isterseniz adını cuma ya da iskambil bile koyabilirsiniz.
0
galahad reloaded
(20.12.25)
(4)

amerikada yatırım yapıp ev alma

eja
izlediğim bi youtuber var, amerikada ev işi yapıyor(alıp satıyor içini yaptırıyor, bnb yapıyor), amerikada yatırımcıların ev alıp kiralıyorlamasına yardımcı oluyor.daha önce böyle birşey duydunuz mu, turkiyeden yapılan birşey mi artıları eksileri nedir, aklıma tek gelen paranın swiftte çok kayba uğr
izlediğim bi youtuber var, amerikada ev işi yapıyor(alıp satıyor içini yaptırıyor, bnb yapıyor), amerikada yatırımcıların ev alıp kiralıyorlamasına yardımcı oluyor.

daha önce böyle birşey duydunuz mu, turkiyeden yapılan birşey mi artıları eksileri nedir, aklıma tek gelen paranın swiftte çok kayba uğrayacağı veya evlerin aşırı yıpratılıp kullanılması ve çok masraf çıkartması
-1
eja
(16.12.25)
turkiyeden yapmak ne demek? Turkiyede yasarken amerikada fiziki bir is mi yapmayi dusunuyorsunuz ? , tam anlamadim.

Swift ten once geografik problemler, vergi, oturum vs gibi bir ton sey aklima geliyor.
0
wallcan
(16.12.25)
merhaba anlattığınız örnekte tam anlamadığım kısımlar var, o yüzden sadece kendi deneyimimi yazayım. örneğinizdeki şahıs fixer-upper yapıyorsa evet karlı bir iş ama kendisi için iyi kazanır. eğer normal bir daireyi dekore edip kiraya veriyorsa ev sahibi için çok da kazançlı olmuyor. öncelikle airbnb’nin kuralları biraz farklı. benim bildiğim çerçevede, ny ve nj eyaletlerinde 30günden az misafir edebilmek için (airbnb diyelim) ev sahibinin de o evde yaşıyor olması gerekiyor. kısaca kâğıt üzerinde kısa süreli airbnb yapmak yasak. Bunun hileleri, shortcutları elbette vardır ancak siz Türkiye’de ikamet ederken orada gibi görünecekse sorun çıkabilir diye düşünüyorum. Diğer eyaletlerin kurallarını bilmiyorum. O kısmı iyi araştırmak lazım.

bizim nyc-nj’de birer dairemiz var, açıkçası kazandırdığı kira bütün yıllık masrafları düşünce (hoa, property tax, sigorta, diğer vergiler vb.) çok da getiride bulunmuyor (mortgage olsa ancak ödemesini çıkarır). yıllık değerlenmesi de öyle ivmeli olmuyor. alırken tax abatement olan bölgelere bakarsanız belki masrafınız bir miktar düşebilir. seçeceğiniz lokasyon da airbnb için talep edilen bir yer olmalı. bizim konum nyc gibi turistik bir yer olsa da berlin’deki daire çok daha fazla kazandırıyor. özetle şunu demek istiyorum; bence ev almak istiyorsanız başka bir amacınız daha olmalı (orada yaşamak gibi), onun dışında kesinlikle daha çok kazandıran yatırım araçları var.

Bu arada dediğiniz olayı dubai ve londra özelinde daha çok duyuyorum. oralar daha avantajlı gibi geliyor, özellikle vergi açısından dubai.
+3
eileengray
(16.12.25)
Bu tur video ceken 2 3 kisi var bi suredir. Guven buyuk problem. Mortgage sistemj ile aliniyor evler. Cok buyuk riskleri var. Her sey yolunda giderse cok iyi yatirim. Ama olasi bi olumsuzlukta her sey cok kotu olur
0
die fetten jahre sind vorbei
(16.12.25)
Fiziksel olarak orada degilsen dolandirilma ihtimalin cok yuksek. Ha basindayken de dolandirilabilirsin de bu senaryoda rezalet bir yerde rezalet bir eve ederinin cok ustunde odemek zorunda kalman olasi.
0
hot potato
(16.12.25)
(3)

takım elbise kravat sorunu

nathanieltroy
merhaba, önemli bir toplantım var iş için, üst düzey bürokratlar vs gibi bi toplantı. hiç takım elbise giymediğim için uzun zaman sonra ilk kez alıyorum. hiç de anlamam böyle şeylerden :) slim fit bir takım ama öyle çok spor durmuyor tabii. buna uygun kravat almam lazım, ince ve kalın kravatlar var
merhaba, önemli bir toplantım var iş için, üst düzey bürokratlar vs gibi bi toplantı. hiç takım elbise giymediğim için uzun zaman sonra ilk kez alıyorum. hiç de anlamam böyle şeylerden :) slim fit bir takım ama öyle çok spor durmuyor tabii. buna uygun kravat almam lazım, ince ve kalın kravatlar var bunlardan hangisi uygun olur? ince kravatlar moda mı hala veya çok spor kaçan bi şey mi? ne ince ne kalın kravat da satılıyor mu? kalın olanlar da aşırı kalın geliyor gözüme.
0
nathanieltroy
(11.12.25)
Network istediğin gibi ne ince ne kalın. En makbulü budur. Sitesinden bak istersen.
0
gabe h coud
(11.12.25)
Hocam ince kravat güzeldir de fiziğiniz de önemli, kiloluysanız ince kravat çok abes durabilir, belirtmek istedim.

Bunun haricinde ; Network +1.
0
kumandanim
(11.12.25)
slim fit hem modasi gecti hem de her ortama uymaz. daha standart bir kesim al. ince kravat da demode - ortasini al.

illa giyime ozen gosterilecek bir etkinlikse ayakkabi da onemli bu arada.
0
hot potato
(11.12.25)
(15)

Bu saat güzel mi? Hangi rengi daha iyi?

hadi ya la
Mavi/yeşil olan mı, yoksa bej mi?edit: pardon, link eklemeyi unutmuşumhttps://www.youtube.com/shorts/8ZXzrVq0N30
Mavi/yeşil olan mı, yoksa bej mi?

edit: pardon, link eklemeyi unutmuşum

www.youtube.com
0
hadi ya la
(10.12.25)
mavi/yeşil
-1
elorelia
(10.12.25)
ortada bi saat yok
0
koela
(10.12.25)
bej daha iyiymiş
0
nahtoderfahrung
(10.12.25)
link geldi, pardon :')
0
🌸hadi ya la
(10.12.25)
yeşil
0
kisa
(10.12.25)
bej
0
koela
(10.12.25)
bej
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.12.25)
kafam daha da karıştı. ben yeşilciyim aslında. ne yapsam ki, ikisini de mi alsam :(
0
🌸hadi ya la
(10.12.25)
elbetteki yeşil. dijital renk yeşil olarak kullanılır, saat de dijital bir saat. daha uyumlu.
0
ground
(10.12.25)
Bej rengi daha ferah duruyor
0
grimavi
(10.12.25)
bej-yeşil ikilisi toprak tonlu ya da bej ağırlıklı kombinlerinize gider.
0
black holes in the sky
(10.12.25)
ergen saati bu.
0
mikahakkinen
(10.12.25)
Saat guzel mi sorusuna cevabim hayir.
0
hot potato
(10.12.25)
bunu gorunce aklima tas kafa tras olan mobiletci tayfa geldi. :D
0
cooperr
(10.12.25)
Gerçekten Türkiye'deki algısı kötü mü? Yabancı forumlarda, YouTube videolarında insanlar çok güzel yorumlar yapmış. Yabancı insanların yoğunlukta olduğu bir üniversitede çalışıyorum, bilemedim. 32/E.
0
🌸hadi ya la
(12.12.25)
(21)

Hayatta sadece bir kez sevmek

mermaidd
Sorum özellikle duyuru erkeklerine ama herkes cevaplayabilir elbette :)Hayatınız boyunca kaç tane ilişki yaşarsanız yaşayın aklınızın ve kalbinizin 1 kadında takılı kaldığı doğru mu yoksa etrafta dolaşan bir uydurma mı? Son zamanlarda sosyal medyada bu konuyla alakalı çok fazla içerik görmeye başlad
Sorum özellikle duyuru erkeklerine ama herkes cevaplayabilir elbette :)
Hayatınız boyunca kaç tane ilişki yaşarsanız yaşayın aklınızın ve kalbinizin 1 kadında takılı kaldığı doğru mu yoksa etrafta dolaşan bir uydurma mı?
Son zamanlarda sosyal medyada bu konuyla alakalı çok fazla içerik görmeye başladım. Yok "1 erkek 1 kez sever" vs. gibi ve sormak istedim sizlere.

DİPNOT: Bu benim görüşüm değil sadece dikkatimi çeken bir durum olduğu için sormak istedim.
0
mermaidd
(09.12.25)
Doğru değil.
0
gabe h coud
(09.12.25)
Doğru değil. Birden çok kez sevebilir insan. Hiç bitmez sandığın sevgi yok oluyor/ediliyor ya da aşkın etkisi geçiyor. Aslında o kişiyi değil, o zamanki heyecanını, sende bıraktığı etkiyi seviyorsun. Bir de hayat bu kadar romantik değil. Millet evlenip bir kişiyle 20 30 yıl geçiriyor. Bu bence çok zor bir şey. Bir kere sevme olayı garip aslında.
0
arbre
(09.12.25)
psikoloji, kültür, çevre etkileri nedeniyle bazı insanlar hayatta duygusal olarak takılı ve takıntılı kalabiliyor fakat genelleyemeyiz
+4
grimavi
(09.12.25)
Erkek duygularını bastırarak büyütür, ayrılık sonrası yasını erteler, sonra da "unuttum" zanneder. Ama bilmez ki işlenmeyen duygu geçmez, sadece donar. Bir de hafızanın seçiciliği var tabii, o ilişkideki zorlukları, çektikleri sıkıntıları değil de, sadece güzel anıları hatırlayınca ne olur? Buyrun size "yanındakiyle yaşar, aklındakiyle ölürsün" başlıklı saygısız bir gönderi daha...
+1
zaman ilac degil insanlar unutkan
(10.12.25)
Henüz 1.80 sarışın Rus’a denk gelememiş bir erkek uydurması olarak görüyorum bu tarz lafları. Karşim bu erkek nasıl sadece 1 kez aşık olabilir ya
+1
olaylar olaylar
(10.12.25)
Bende 1 kez sanıyordum.

Sevmeyi seviyorsanız cevabı 1 den fazla.

Kadınların sanmaları yüzünden erkekler fena dağılıyor.

hele günümüzde.

The true north +1
0
baldan kaymak
(10.12.25)
Aşık olmamış ya da önceki aşkının duygusal bağımlılığından çıkamamış birinin genellemesi. Kendi başı ağrısa herkesin başının ağrıdığını da zannediyor olabilir.
Şu da var, yaşadığı aşkın o zaman hissettirdiği hisler ile şimdiki aşık halinin yaşattığı hisler birbirinden farklı olabilir. Bu sebeple öyle zannediyor da olabilir.
0
kisa
(10.12.25)
Kadın içinde erkek içinde doğru değil.
Uzun zaman önce birine karşı bende böyle düşünmüştüm nasıl seviyorum ama deli gibi tasma taksın gezdirsin diyorum :)
Aradan yıllar geçti bir yerden telefonuma ulaşmış aradı, çok şaşırdım tabi ama hissim yok olmuş tamamen, sonra mesajlar attı görüşmek istedi hep bahanelerle istemedim, açıkça söyledim istemediğimi en son yine durmadı engelledim. Geçmişe dönüp bakınca ne kadar toy ve boşmuş, iyi ki tasma taktırmamışım :)
0
IcedFlames
(10.12.25)
çok slogan bir söylem bence; bu kadar genellenemez. derecesi fark etmeksizin gerçekten sevdiğimizi söyleyebildiğimiz insanlar birden fazla olmuşsa -ki bende öyle-soruna şu şekilde cevap verebilirim:

öyle veya böyle, gittiğinde sende bıraktığı boşluk dehşet seviyede oluyor; hayatındayken ise bir şekilde daha kendin gibi, sanki oyundaki en güzel güçlendirme veren itemi inventory ne atmışsın da her zorluğu kolaylıkla aşabilecekmişsin gibi hissediyorsun.
0
lüzumsuz adam
(10.12.25)
Hayat çok uzun, zaman çok güzel siliyor her şeyi.
0
antihero
(10.12.25)
Doğru değil.

Ergenliğin heyecanı
20'lerin heyecanı
30'ların olgunluğu
40'ların boşvermişliği
hepsi apayrı hepsinde de ayrı bağlanıyoruz, tutulu kalıyoruz. İlk terk edildiğimde ölüyorum sanmıştım, terk ettiğimde de dünyanın en suçlu insanı gibi hissetmiştim.
onsuz yapamam dediğim insanı/insanları yolda görüp kafa çevirdiği de oluyor insanın.
takılı kalıyorsanız o kişiye olan sevginizden değil, kendinizde olan sorunlardan dolayıdır. O ilişkinin bitmesi size yetersiz hissettirdiği için tekrar dönmek istiyorsunuz, kendinizi kanıtlamak istiyorunuz. vb nedenler.

sağlıklı yetişkin takılı kalmaz. bitmesi gerektiği yerde de biter. hayat herkes için devam ediyor. iki iyi insan mükemmel bir ilişki yaşayacak diye bir kural yok. Maalesef olmayabiliyor.
0
croswell
(10.12.25)
aşırı derecede bir uydurma. üniversite zamanında 5 yıllık ilişkim oldu, ilk ciddi ilişkimdi ve aşırı seviyorduk birbirimizi ilk 18-20 yaşların heyecanıyla ama olmadı ayrıldık. sonra başka bir uzun ilişkim oldu, evlendim, 1 senelik evlilikten sonra ayrıldık :) şimdi 5 yıllık başka bir ilişkimle evliyim 1.5 sene oldu evleneli ve gerçekten mutluyum, yaş da 40'a geliyor. öncekileri sokakta görsem sadece gülerim, ne yaşadığımı bile unuttum öyle söyliyim :D
0
awlmi
(10.12.25)
Şöyle diyelim hayat boyu değil belki ama... İnsanların hayatlarında belli kırılma dönemleri oluyor ve karakterleri ona göre şekilleniyor.

O dönemlerde unutamadıkları insanlar oluyor muhakkak.

Yani 30 bir dönüm noktasıysa bir insan için 30'larında yaşadığı bir ilişki 30-40 yaş arası dönemde unutulmaz olabiliyor.
0
anten
(10.12.25)
38 yaş olarak 3 kişiye aşık oldum şu ana kadar. aralarındaki süreler oldukça fazla tabi. birini unutmadan baskasına aşık olmadım hiç.
0
archmeister8
(10.12.25)
Bu 14-15 yasindayken dusundugum bir seydi ama artik degil.
0
hot potato
(10.12.25)
Büyük konuşmak istemem ama insan bir kere sevmeli, evlenmeli.

Evlendin, bir kaç sene içinde eşinle anlaşamadın, ayrıldın. Tabii ki yeniden evlenebilirsin.
Ancak evlendin, çocukların oldu, bir 10-15 sene sonra eşin vefat etti. Yeniden evlenmemek bence en güzeli. Ben tercih etmem diye düşünüyorum.

Ama evlenilmesi de ayıp veya yanlış değil. Kişisel tercih.

.
0
kartallar yuksek ucar
(10.12.25)
9-10 defa "sadece bir kez sevdim" dediğim birlikteliğim olmuştur.
0
kizil karga
(10.12.25)
gündüz soruyu görmüştüm şimdi antitez olarak geldim. ben gerçekten sanki bir kez gerçekten sevdim, sevildim. 35 yaşındayım sonrası hep onun kadar sevebileceğim birini aramakla geçti umarım bulurum
0
rajkoothrapali
(10.12.25)
@rajkoothrapali umarım bulursun 🙏🏻

Hepinize dönüşleriniz için teşekkür ederim
0
🌸mermaidd
(10.12.25)
doğru değil. hatta bunu söyleyen insanın hiç de olgun olmadıgını, çok deneyimsiz oldugunu, iddalı sloganvari cümlelerin peşinden sürüklenen duygusal olarak zayıf birisi oldugunu düşünürüm.
-2
abelardo
(12.12.25)
@ruzgarr örneğinde görüldüğü gibi hiç şaşmaz

www.eksiduyuru.com

duygusal olarak zayıf insanlar ancak hayatta sadece bir kez sevilebileceğine inanır
+2
abelardo
(14.12.25)
(14)

Yeni yıl hedefleriniz

sekizdokuzon
Ben gitar çalmaya yeniden basliycam, yıl bitmeden Yaşar - Kumralim i (hem ritim hem melodi kısmını) çalabilir hale gelicem. Sizin hedefleriniz neler?Teşekkürler.
Ben gitar çalmaya yeniden basliycam, yıl bitmeden Yaşar - Kumralim i (hem ritim hem melodi kısmını) çalabilir hale gelicem.

Sizin hedefleriniz neler?

Teşekkürler.
+2
sekizdokuzon
(02.12.25)
Manifest olsun.
*İşe başlamak
*Kendimi değistirmek
*YouTube kanalı açmak
*Kısa film çekmeyi öğrenmek
*Büyük buluşma diye nitelendirdigim bir hayalimi gerceklestirmek
Zor hedefler
*Dil ve enstrüman öğrenmek(irade ve disiplin eksikliği)
*Tüm borcumdan kurtulmak
*Hayal ettiğim çalışma odasıni olusturmak
+2
egerbiryolcu
(02.12.25)
icralık olmadan borçlarımı ödemek.
+1
scudman1
(02.12.25)
ya bu gece gel ya da bu gece gel.

2025'te aldigim kiloyu vermek hedefim.
0
hot potato
(02.12.25)
istediğim yerde istediğim pozisyonda işe başlamak
2+1 eve çıkmak
0
black holes in the sky
(02.12.25)
Bana iyi gelmeyen alışkanlıkları ve davranışları bırakma kararı aldım. Hep anksiyetem tetiklenmesin diye abuk sabuk bir sürü huy edindim ama bunların bana desteğinden çok zarar verdiğini fark ettim. Aslında etmiştim seneler önce de bu adımı atacak cesaretim yoktu birkaç teşebbüs harici. Bu sene bu adımı kalıcı olarak atmak için cesaretim var. Anksiyete kendi başına bu kadar zararlı değil onu fark ettim :D
0
truf
(02.12.25)
Yerleşik hayata geçmek ve bir yerde en az 2 sene yaşamak. Burası evim diyebileceğim bir yere sahip olmak. Hayal de olabilir benimki hedeften ziyade:/
+1
Amaranta ursula
(03.12.25)
Eylül’de (git: 1612239) nolu duyurunuzda da sormuştunuz. O zaman yazmıştım:
——alıntı——
Evi boyatmak. (10 yıldır her sene “o sene bu sene” diyor, erteliyorum)
Hacca gitmek. (15 yıldır kura çıkmadı. O sene bu sene inşallah)
Arabayı yenilemek. (Satarım da, alabilir miyim belli değil)
Puerto Williams, Longyearbyen, Pontianak bu üçünden bir tanesini ziyaret edebilmek.
103 kiloya düşmek. (2005’ten beri başaramadım)
Ölmemek, ölmek istememek. (Çocuklar büyümedi daha)
Arapçam yahut Fransızcamın pasını atarsam süper olur. İkisinden birinden bir iki kur bitirirsem öpüp başıma koyarım.
Eğer 8910 duyuruyu silmezse, nasipse, 15.09.2026’da editleyip tik koyacağım en az bir tanesine.
——alıntı——
Arabayı değiştirebildim. Sorunsuz ve severek kullanıyorum çok şükür.
Hac kurası da 16 yıl sonra çıktı bu sene. Bugün firmayla konuşup anlaştık. Yarın kaydımızı yapıyoruz nasipse.
15 kg verip beşini geri aldım. Bakalım bir yıl sonunda ibre kaçı gösterecek…
Evi hâlâ boyatamadım. 13 yıl oldu. (git: 1612303) (git: 1285961) (git: 1262177) Bakalım ne olacak…
Bir haftadır hastalıktan gebersem de ölmemeyi başardım çok şükür.
Arapça Öğretmenliği 1. Sınıf derslerine vizelere kadar devam edip bıraktım. 2. Dönem belki girerim derslere.
Fransız Kültür’e başvurdum A2.1’den başlamak için. Seviye sınavı yaptık, B1’den başlayabileceğim söylendi. Ama müsait olduğum günlere iki kayıt dönemidir (Kasım, Aralık) kontenjan açılmadı. Bekliyorum.
Yani şimdilik fena gitmiyor hedefler.
Puerto Williams için de 6660 dolara Antarktika turları buldum. Belki bu kış (güneyde yaz) onu da aradan çıkartırım suç ortağı bulursam kendime…
+2
yadigar
(03.12.25)
Kilo vermek istiyorum
0
bogurtlenliporsuk
(03.12.25)
check-up yaptırmak.
almanya'daki oturduğum evi satın almak.
almancamı ilerletmek. çok değil. b1 yeter.
vatandaşlık başvurusu belgelerini tamamlamak.
bu yıl iş nedeniyle 15 ülke gezmişim. Bu sınırı aşmamak.
kitap için binding öğrenmek. biraz el işi.
0
parcaliham
(03.12.25)
mart ayında dv1 vizesi ile ilk girişimi yapıp, ardından şu an yaşadığım ülkeye dönmek ve sıkıntı çıkmadan abd'de kendime uygun bir iş bulmanın ardından kesinkez yaşamak için girmek. ardından kafama ve beğenime uygun, bana sadık, gelecekte çocuk isteyen bir hatuna nikah basmak. ama şu an iş kısmı çok daha önemli.
0
rain when i die
(03.12.25)
Her sene hedefler koyardım yeni yılda şunları yapcam vs. diye ama bu yıl benim için zor geçti. Kötü bir yıl oldu o yüzden hedef koyma motivasyonum yok.
0
rock n roll
(03.12.25)
Bu sene yakın ailemden üç kişiyi kaybettim, depresyondayim. Sigaraya başladım, paketli gidalara geri döndüm ve sporu bıraktım, sertifikalarima çalışıyordum onu da bıraktım. Eski halime geri dönme hedefim var.
0
mirty
(03.12.25)
kan değerlerimi toparlamak
her gün yürüyüş yapmak
başka insanların sorunlarının üzüntüsünü taşımamak, sahiplenmemek
anksiyete bozukluğum üzerinde çalışmak, kaygılarımı kontrol edebilmek, depresif duyguları tolere edebilmek
çalışma hayatımda daha aktif olmak, ilerlemek
dini inançlarımı hayatıma daha çok entegre etmek
hala koliler içinde yaşadığım evi düzenlemek, yerleşmek
geleceğimle ilgili bir harita çıkartabilmek
0
deartheodosia
(03.12.25)
- gün içerisinde hiç su iç(e)miyorum, onu arttırmak
- her gün düzenli günde en az 2 defa yürüyüş yapmak,
- daha çok kitap okuyabilmek,
- hisse senedi almaya başlamak,
- abd borsasından bir şeyler almak,
- X ve instagram'da daha az zaman geçirmek,
- aşık olmak
0
sweetoffice
(03.12.25)
(6)

Luksemburgda yasam ve fazlasi

wallcan
Dear Luxembourgers, sorularla geldim eger cevap lutfederseniz.bir is teklifi aldim, promotion diyelim hatta tekliften ote. kabul etmemem zor, yuksek ihtimalle yeniyilda luksemburg a tasinacagim. Suan Vilnius ta yasiyorum. Aslinda keyfim cok yerinde. Mortgage imi oduyorum, oglan anaokuluna gidiyor fa
Dear Luxembourgers, sorularla geldim eger cevap lutfederseniz.
bir is teklifi aldim, promotion diyelim hatta tekliften ote. kabul etmemem zor, yuksek ihtimalle yeniyilda luksemburg a tasinacagim. Suan Vilnius ta yasiyorum. Aslinda keyfim cok yerinde. Mortgage imi oduyorum, oglan anaokuluna gidiyor falan duzen kurulu bayagi o yuzden bir parca huzursuzluk var lan hata mi yapacagiz diye. Esim de litvan tabii.

Yasam nasil? Hava kotu, trafik cok, kiralar pahali bilgisi internette heryerde , pek cok acidan dogru olduguna da vakifim ve genel pahalilik zaten biliniyor evet de genel olarak yasam nasil? Mutlu musunuz? Hangi sehir de yasamali?ve cok farkeder mi yani bel-air mi strassen mi? Kabul edersem tasinma suresince beni en cok sasirtacak sey ne olur? Fransizca ve almanca miz hic yok, yipranir miyiz cesitli kosullarda?
0
wallcan
(02.12.25)
hocam burada lüksemburg'da yaşayan bir duyuru sakini yoktur ama bir arkadaşım 5 yıl para biriktirdi ve geri döndü. o da polonya'da çalışıyordu ve yaşıyordu sonra tekrar polonya'ya geri döndü.

söylediği şey "çok sıkıcı bir yer, yapacak hiçbir şey yok ve böylece otomatikman para biriktiriyorsun" oldu. eşi de polonyalıydı ve memleketlerine geri döndüler kısaca.
0
elektr10
(02.12.25)
lüksemburglu arkadasim var, isterseniz sorarim bu sorulari.
sözlükten levolka lüksemburg'da yasiyor covid dönemlerinden beri, o da yardimci olabilir.

"Kabul edersem tasinma suresince beni en cok sasirtacak sey ne olur?"
nacizane, aile desteginin kesilmesi diye düsünüyorum. esiniz litvanyali ise, iyi kötü aile destegi görüyorsunuzdur. cocuk hastaysa, kresten erken alinmasi gerekiyorsa, bir yere birakip kari koca disarida yemege gitmek istiyorsaniz vs. bu destek kesilecek.
anneanneyi arayip, bugün ben ise gitmeliyim, cocuk ateslendi sen bakar misin, diyemeyeceksiniz.
eger bu tip bir destek aliyorduysaniz esinizin ailesinden, sanirim en cok zorlanacaginiz sey bu olacaktir.
diger her seye alisir insan para varsa.
gördügüm kadariyla "lahmacun yok" diye aglayan biri de degilsiniz.

"Fransizca ve almanca miz hic yok, yipranir miyiz cesitli kosullarda?"
dilini bilmediginiz ülkede her sekilde yipranirsiniz ama ögrenilmeyecek diller degiller. ben olsam heat map acardim karsima, tasinacagim sehirdeki en yaygin dili bulup onu ögrenirdim. almanca ise almanca ögrenirdim, luxemburgisch ise onu ögrenirdim.
suradaki gibi: luxtoday.lu
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.12.25)
Sondan başlayayım, bir kere herkes ingilizce biliyor dil konusunda herhangi bir sıkıntınız olmaz.

Yüksek kira ve hayat şartlarından ötürü çalışanların bir çoğu çevre ülkelerden geliyorlar günü birlik gidip geliyorlar. Tek başına vs olur ama aile ile pek olacak bir şey değil bu bence.

Litvanya'da yaşayan birisi için Lüksemburg'un havası çok fark etmez açıkçası.

Eğer hayatınızı burada idame ettirebilecek geliriniz varsa, Lüksemburg bence yabancı birinin avrupada çocuk yetistirebilecegi en doğru ülke, nedenlerini anlatayim..

Lüksemburg'ta 2 okul tipi var: devletin okulu ve international school. Çocuğunu devletin okuluna vermeye kimsenin maçası yetmiyor çünkü devlet okulundaki Ortaöğretimden mezun olabilmeniz için İngilizce, Almanca, Fransızca ve Lüksemburgça yetkinliginizin olmasi lazim. (Yabancıların çoğu çocuğu bu yük altına sokmak istemiyor)

Haliyle burada çalışan expatlar vs hepsi çocuğunu international school'a gönderiyor. Ülkedeki yabancı sayısı zaten yerliden nerdeyse fazla. Özetle ülkede herkes yabancı; ırkçılık ayrımcılık vs yok. Bütün dünya çocukları bir arada gibi bir nevi :)

mesela biz tarih dersinde Hunlar Osmanlı vs görüyorduk, bunlar İnternational school'da insanın evrimi homo sapiens ler vs görüyorlar :))

İtalyan rus fransız belcikali Dutch Meksika vs her milletten insan var ve sizin gibi ayrı ülkelerden çiftler çok fazla. Ortam baya uluslararası yani.

Kişisel olarak tavsiyem, Türkler burada da Çoklar, geneli iyi ama aralarda fetocular var onlara yine de dikkat edin ve fazla samimi olmamaya çalışın.
+1
makbur
(02.12.25)
merkezde kiralar yüksek olsa da, biraz dışarılarda fiyatlar daha iyi. bu yaz yakın bir arkadaşım taşındı. birçok konuda refah var. küçük bir yer zaten, şehir içinde toplu taşıma ücretsiz. Kışlar sert geçiyor ama bahar ve yazları güzel. marketlerde bile 4 dil konuşan kasiyerler olabiliyor, ingilizce, almanca ve fransızca sıklıkla kullanılıyor. Fırsatınız varsa hiç kaçırmayın derim.
0
vampir akrep
(02.12.25)
Michael_knight Lüksemburg yaşıyor olması lazım.
Onun dışında reddit Lüksemburg bu konu için ideal yer.
0
logisticsmanager
(02.12.25)
"Fransizca ve almanca miz hic yok, yipranir miyiz cesitli kosullarda?"

Abi tahminimce litvanyacan da yok sonucta. Ingilizce Luksemburg'da Litvanya'da oldugundan daha efektiftir diye dusunuyorum. Cocuk zaten ogrenir butun dilleri. Vilnius hakkinda hicbir bilgim yok ama Luksemburg enternasyonel bir yer dolayisiyla arkadas edinmen cevre yapman falan daha rahat olur tahminim.

"Hangi sehir de yasamali?ve cok farkeder mi yani bel-air mi strassen mi?" belair diyorum, merkezi yer daha az izole hissettirir.

Esinin Vilnius'ta isi gucu var mi onu gormedim duyuruda. Yani orada calisiyorsa ama Luksemburg'da is bulamayacaksa o bir faktor olabilir.
0
hot potato
(02.12.25)
(6)

demet akbağ

deranzo1
https://www.youtube.com/watch?v=XZVsRyfpWNwbu şarkıyı ne maksatla söylemiş sizce? bir demet tiyatro'nun ilk bölümünde söylemiş tamam, katıldığı birkaç programda da söylemiş ona da tamam, ama buradaki amacı anlayamadım. diziden bir sahne değil gibi, konser ortamı var? ama bir yandan da inceden oyuncu
www.youtube.com

bu şarkıyı ne maksatla söylemiş sizce? bir demet tiyatro'nun ilk bölümünde söylemiş tamam, katıldığı birkaç programda da söylemiş ona da tamam, ama buradaki amacı anlayamadım. diziden bir sahne değil gibi, konser ortamı var? ama bir yandan da inceden oyunculuk yapıyor. anlayamadım valla.
0
deranzo1
(02.12.25)
Emel Sayın parodisi.
0
yadigar
(02.12.25)
hocam biliyorum emel sayın'ı taklit ettiğini de ortamı anlayamadım. emel sayın konseri öncesi sahneye mi çıkarılmış yani.
0
🌸deranzo1
(02.12.25)
sahnede hulyacilar ibocular yaziyor. ilk yillarindaki ibo sov olabilir. 90'larin basindaki formatlar cok baskaydi/garipti. taklit falan da yaygin bir konseptti eglence programlarinda. benim tahminim ibo sov bolumlerinin cekimlerini yaz sezonu icin boyle acik havada bir yerde yapiyorlardi, bir de koltukta oturmali sohbet/talk show fikri henuz cok gelismemisti ve program daha fazla muzik agirlikliydi.
0
hot potato
(02.12.25)
Kanal D'nin logosundan 94 yılı olduğu anlaşılıyor. İbo Şov hiç Kanal D'de yayınlanmadı. Ayrıca o yıllarda yaz konsepti başlamamıştı İbo Şov'un.

Mekanı Harbiye'ye benzettim ama emin olamadım.

Bence konser ön şovu. O yıllarda İbo'nun bu tarz konserlerinde ara skeçler olurdu. Demet Akbağ'la bu tarz işlerde çalıştıklarını mesela (bkz: Mega Show) biliyoruz. Hatta muhtemelen Mega Show'dandır görüntü.
+1
yadigar
(02.12.25)
evet tam olarak mega showmuş.
aynı sahne, demet akbağ da rasim öztekin ile birlikte skeç tarafındaymış.

youtu.be
0
🌸deranzo1
(02.12.25)
Mekan da Bostancı gösteri merkeziymiş…
0
yadigar
(02.12.25)
(7)

Bonapple ne demek?

muhayyer divan
Selam,Ankara'da Bestekâr Sokak'ta bulunan minicik bir pasta ve kahve evi Bonapple ama adı Fransızca mı İtalyanca mı bir türlü bulamadığım için ne anlama geldiğini de öğrenemedim. Bilen var mı?
Selam,

Ankara'da Bestekâr Sokak'ta bulunan minicik bir pasta ve kahve evi Bonapple ama adı Fransızca mı İtalyanca mı bir türlü bulamadığım için ne anlama geldiğini de öğrenemedim.

Bilen var mı?
0
muhayyer divan
(01.12.25)
bon appetite, fransızca afiyet olsun gibi bir şey. amerikanın cahil kesimi onu bonapple tea sanıyor. onunla alakalı kelime oyunu yapmışlar
+4
glamdr1ng
(01.12.25)
Harikasın, çok teşekkürler 👏🏻👏🏻👏🏻
0
🌸muhayyer divan
(01.12.25)
peki gidelim mi güzel midir bonapple?
0
herseysoyledigimgibioldu
(01.12.25)
Bence gidilebilir, çok minicik bir yer, bir de belki bugüne mahsustur bilmiyorum ama içeri girdiğimde bir rutubet havası vardı ama çayı kahvesi pastası gayet güzeldi.
0
🌸muhayyer divan
(01.12.25)
bonapple tea'yi hic duymadim da turkiye'de kulaga yabanci gelen rasgele kelimeleri mekanlarin, isletmelerin, sirketlerin falan adi yapmak cok eski bir klise.
0
hot potato
(01.12.25)
Bone apple tea çok meşhur ya, bizim dümdüz kelime kelime çevirilerin hepsine chicken translate dememiz gibi bir klişe.
www.reddit.com
0
kobuzchu kiz
(01.12.25)
Bonapple tea nedir, benim bahsettiğim yerin adında tea yok ki
0
🌸muhayyer divan
(02.12.25)
(13)

Krediyle Araba Alma Olayını Bir Türlü Anlamlandıramıyorum

elektr10
Türkiye'de asgari ücretin 3-4 katı kadar maaş alan biri kredi yükünün altına nasıl girebiliyor? Benim mesela özellikle kredi kartlarımın borcumu ödedikten sonra elime geçen 15-20 bin lira filan. Ekstra bir harcamam da yok ama bazen evle ilgili şeyler, market alışverişleri, yemek vs gibi masraflarım
Türkiye'de asgari ücretin 3-4 katı kadar maaş alan biri kredi yükünün altına nasıl girebiliyor? Benim mesela özellikle kredi kartlarımın borcumu ödedikten sonra elime geçen 15-20 bin lira filan. Ekstra bir harcamam da yok ama bazen evle ilgili şeyler, market alışverişleri, yemek vs gibi masraflarım fazla olabiliyor. Sigaram yok, içkim de yok gibi.

Bunu insanlar nasıl becerebiliyor gerçekten hayret ediyorum. Kredinin üstüne bir de esnek hesaptan mı para çekiyorlar ya da yatırımlarını mı bozuyorlar bir aydınlatın ne olur.

Hayatımda hiç kredi çekmedim bu arada biraz korkuyorum o tip işlerden.
0
elektr10
(01.12.25)
90000 tl maaş alan biri rahatlıkla 40-50 ödeyebilir. harcama kalemlerine bağlı bu.
kredi korkulacak bi şey değil. enflasyonist ortamda borçlanmak iyidir. borçlanma dışında bi şey almaları zor.
+1
jelly bear
(01.12.25)
hiç arabası yokken arabanın tamamını krediyle alan çok az bir kesim. diğerlerinin zaten zamanla modelini yükselttiği bir arabası var, satıp kalan kısmına kredi çekiyor.
0
ground
(01.12.25)
Endişe edecek bir durum yok. Bugüne kadar 3 ayrı araç kullandım, 3'ü de krediyle alınmış araçlar. Enflasyon olan ortamda para biriktirip mülk, araba almak neredeyse imkansız.

Krediyle ürünün fiyatını sabitlemiş oluyorsun, genellikle kredi bitişinde peşinat+kredi anapara+ faiz < aracın güncel fiyatı eşitsizliği ortaya çıkıyor. Çoğunlukla kar etmiş oluyorsun.

Krediyle ürün alınca her ay başı ilk iş taksitini yatırıp kalan paranla bütçeni yapıyorsun. Bir de maaş zammı falan aldığın zaman bütçen rahatlıyor.

Bizim toplumda dayanışma kültürü de yaygın. Kişiler sıkıntıya girdi mi aile, akraba vs. bir şekilde borçlar ödeniyor.
0
Lethe
(01.12.25)
azımsanmayacak bi kesim aileden destek alıyor. direkt nakit olmasa bile aile evinde oturup kira vermiyor zaten en şanslıları. yoksa diğer türlü 80 bin lira maaş alıp, üstüne kirada oturup bir de peşinat biriktirip kalanı da krediyle araç almak imkansız.
0
elorelia
(01.12.25)
Baska bir soru sormussunuz aslinda ama dayanamadim belki surada durdugu bir kac saat icinde bir baskasi da gorur..

Lutfen eger araba cok elzem degilse yani is icin gerekmiyorsa (konfor degil, araba yoksa kovuluyoruz vs. ), yada engelli aile bireyi, cocuk vb. acil durum veya gunluk kullanimda saglik icin gerekmiyorsa kredi ile araba almayin.

Uzerinden para kazanamadiginiz ve surekli kesin ve kes deger kaybedecek bir sey icin kredi almak finansal acidan bir gerizekalilik.
+1
wallcan
(01.12.25)
kredi ile bir şey alınca o şeye erken sahip olmuş oluyorsun denklem bu. mesela ben araba almak için 5 sene para biriktirmeliyim, ama şimdiden kredi alıp arabayı alırsam 5sene arabasız kalmadan konforlu bi şekilde yaşayabilirim.

diyelim ki araba bana kredisi ile birlikte 1 milyona mal olsun, satarken de 800e düşmüş olsun. sonuçta ben 5 senedir arabaya biniyorum arabanın değeri düşse bile bu rakam benim konforuma denk geliyor.
+1
Sadece soruyorum
(01.12.25)
Krediden korkmaya devam edin .
Borçlu kalmamanın lüksünü yaşayın.
Genelde meseleyi kredi ile alınacak eşya veya aracın vereceği fayda orantılı bağlı olarak düşünürüz ama ama hayat her zaman düşündüğümüz gibi gitmez.

Beni aradı çoğu bankanın müşteri hizmetleri. genelde dedikleri şu :
" - ya acil bir durum olursa.." :)
Kişiyi adeta korkutarak borca yöneltmenin bir şekli değil mi bu ?
Hayattaki bu acil durumlar onların ima ettiği şeylerden ibarette değil .
Daha bu yakın zamanda salgın döneminde kriz oldu . Kepenk kapatmalar vs. milletin burnundan geldi.
Sevinenler ise daha çok sene sonuna doğru büyük kâr açıklayan bankalar oldu .
Bir tuhaflık yok mu bu işte ?

Tavsiyem çevrenizle arayı her zaman yakın tutun . Birilerinden borç isteyecek yüzümüz olmalı.
İnsanlar arası güvensizlik ve bireyselleşmeyle birlikte çeşitli finans kurumları aile, akrabanın yerini de aldı.
E tabi bu maddi çıkara dayalı yakınlık, borçların bazen katlanmasına , başka bankadan çekilen kredi ile diğer bankanın borcunu kapatmaya giden zorlanmalara sebep olabiliyor.
-3
diyecevaplandı
(01.12.25)
ev kira değil, sosyal hayat yok. akşam ahaber, trt osmanlı dizisi çekirdek. ayda 60 70 kira ödüyor, bimden ucuz yiyecek içecek olup arabası var dedirtiyor olay bu.

hayatında hiç kredi çekmemekte biraz sıkıntılı bir durum. yani onlar ne kadar garipse sen de bir o kadar garipsin.
0
mikahakkinen
(01.12.25)
Turkiye icin konusuyorsak bence araba satin alma aliskanliklari ile ilgili en buyuk sikinti 2025 yilinda hala yatirim sanilmasi. Su an duyuruda "elime su kadar para gecti, nasil yatirim yapayim, araba alma secenegi nasil" sorusu var duyurda son 1-2 gunden. Pandemi donemi cart curt anormalliklerini saymazsak araba depreciating asset'tir. yani oturdugu yerde "yipranir" ve deger kaybeder. ama millet arabanin alis ve satis fiyatlarini altina veya dolara falan cevirmeyi unuttugu icin turk lirasi uzerinden kar ettim saniyor.

kredi ile almakla ilgili: araba gercekten gerekliyse garip bir sey yok. sirf almis olmak icin veya son derece is goren bir araba varken "yenilemis" olmak icin faiz odemek sacma tabii zira o para borsa veya gayrimenkule falan gitmis olsa daha cok deger kazanirdi.

son olarak muhtemelen sanidigin kadar tutumlu degilsin. Asgari ucretin 3-4 kati maas almana ragmen "kredi kartlarımın borcumu ödedikten sonra elime geçen 15-20 bin lira filan" kismi sikintili. "evle ilgili seyler falan"in her ay her ay olmamasi lazim.
0
hot potato
(01.12.25)
"borclu olmamanin luksunu yasayin" genele vurulamaz. araba bir asset degildir, teknik olarak deger kazanmaz. ama mulk ve toprak icin aynisi soylemez.

eger ben 15 sene once ilk 50m2 dairemi almasaydim su anda hala kiraciydim, ve isin kotu tarafi artik ev alma olasiligim yavas yavas kaybolacakti.

turkiye'de deger kazaniyormus gibi gozukmesinin nedenleri var, paran surekli deger kaybediyor, limitli arac girisi var bu da karaborsa yaratiyor, bir de surekli vergiler arttiriliyor. yani bir nevi sen devletin alacagi vergiye ortak cikiyorsun. berbat bir sistem tabii. ama uzun vadede zaten surtulebilir degil, bir kazanc kapisi olamaz.

bir de turkiye'de sifir takintisi var, herkes herseyin ilk sahibi olmak istiyor.
riske girerken bu tarz dangalakca geleneklerden siyrilarak adim atmak lazim.

ozetle araba lazimsa, ayagini yerden kesecek bisey al, bitsin gitsin. sifir alip 2 milyon tl krediye girmek zorunda degilsin. yarin gidip istedigim sifir araci alabilirim mesela, ama 10 yasinda bir araca biniyorum, cunku olay sadece 4 teker ustunde yuruyen bur teneke, bunun uzerinde bir anlam yuklemek sacmalik.
0
cooperr
(02.12.25)
@hot potato savurgan olduğumu düşünmüyorum ama kaliteli yemeyi, giyinmeyi ve gezmeyi seviyorum. mesela peynirimi, yumurtamı, zeytinyağımı, etimi iyi yerden alırım... ya da zara'dan 4 tane gömlek değil de x bir markadan 1 tane alıyorum ve yıllarca giyiyorum. bu x marka genelde premium bir marka oluyor.

bunlar tabii kişilik ve alışkanlıklar meselesi. kimisi yemeğinden içeceğinden kısar en son model telefonu, arabayı alır, kimisi de materyalist değil de daha deneyimsel yaşar. ben sanırım ikinci kategorideyim.

benim anlamak istediğim yine de çok savurgan olmasan da bu kredileri ödeyenler nasıl zorlanmıyor ya da bu riske giriyor o garip geliyor bana.

@mikahakkinen evet biraz garibim gerçekten ama kredi yerine daha çok ailemden kredi çekip esnek bir ödeme planı yapıyorum ama tabii bunlar genelde ihtiyaç kredisi oranında oluyor :)
0
🌸elektr10
(02.12.25)
bu ülkede araba en iyi hava atma aracı. adamın giyecek donu olmasa bile o suv'sini alır, havasını atar. onlar mı akıllı, biz mi akılsızız yoksa biz mi akıllıyız, onlar mı akılsız hiç bir zaman çözemeyeceğim. düşündükçe içinden çıkamıyorum:)
0
nothing in my way
(02.12.25)
Herkes cevap vermiş güzel güzel.

Konu hangi orandan ne kadar çektiğinizdir bence. Şu anki koşullarda/oranlarda yüksek miktarda araç kredisi, araç zorunluluk değilse safi zarardır. Ha ne olur hep derim, 1 milyon paranız vardır, 200-300 bin fark ile hem daha iyi hem yeni bir araç alabiliyorsunuzdur, daha konforlu oluyordur, mantıklıdır belki 1 milyona alacağınız aracın açabileceği masraflara karşın bile mantıklı olur ama sadece cüzi bir miktar için mantıklı yine de.

Bu arada bundan 3.5 yıl önce sırf kredi çekebilmek için araba almıştık abimle ortak, yarısına kredi almıştık, oran 1.59'du. 36 ay taksitli, zaten 6. ayda kredi faizini çok rahat çıkarmıştı araç, bazı koşullarda da kredi mantıklı olabilir.

Yani en önemli konu kredi oranı, şu anda türkiye koşullarında ise ev kredisi harici krediler genel olarak mantıksız çünkü %15 kkdf + %15 bsmv var, yani yazan oranın %30 fazlası gerçek faiz oranı. mesela sıfır araç alırken kabul eden bayi bulursanız karta vade farkı ile taksit yaptırmak da mantıklı.

Benim hesabım basit; aylık her şey dahil %4'ü geçmezse borçlanma maliyetiniz makuldür, %3 altına iniyorsa oran bir şekilde nakit kullanmak yerine o borcu kullanırım.
0
atom karincanin torunu
(02.12.25)
(4)

İngilizcenizi en çok geliştiren şey ve dizi önerileri

arbre
Merhaba. Şirkette business English grup dersi alıyorum. Şunu fark ettim. Akıcı konuşmamı sağlayan ilk şey izlediğim dizilermiş. Özellikle Breaking Bad. Ben de her gün 10 dakika da olsa dizi izleyeyim diyorum. Hangi diziler olabilir? Sizi en çok ne geliştirmişti? Sağ olun.
Merhaba. Şirkette business English grup dersi alıyorum. Şunu fark ettim. Akıcı konuşmamı sağlayan ilk şey izlediğim dizilermiş. Özellikle Breaking Bad. Ben de her gün 10 dakika da olsa dizi izleyeyim diyorum. Hangi diziler olabilir? Sizi en çok ne geliştirmişti? Sağ olun.
0
arbre
(28.11.25)
beni geliştiren ne izlediğim değil ne kadar izlediğim oldu. günde en az 3 saat dizi izleye izleye, oyun oynaya oynaya geliştirdim kendimi. ayrıca lisedeyken de ingilizce şarkıları sadece dinlemekle kalmaz çevirisine de satır satır bakardım. şimdi de anlamadığım bir kelime duysam görsem bir yerde, hemen açıp bakarım.
0
art cat chocolate
(28.11.25)
Seinfeld
Friends
0
cooperr
(28.11.25)
gözlemine katılmadım. bence konuşmanı bir şey izlemek ya da okumak geliştirmez. Konuşmanı sadece konuşma pratiği geliştirir. bir konuyu arkadaşına ingilizce anlatmak, biriyle ingilizce konuşmak gibi...
+1
ebabil curnatasi
(28.11.25)
Breaking Bad tarzi dizilerin bu amac icin iyi oldugunu dusunmuyorum. Yani hic yoktan iyidir ama diyalogu yer yer kopuk ve bilincli olarak muglak, olay orgusunun karmasik oldugu diziyi sadece ingilizce izleyerek cok randiman alamazsin.
Ote yandan how i met your mother, modern family, brooklyn 9-9 falan bu tarz sitcomlar hem diyalog cok daha standard, hem daha cok konusma var, hem de gundelik. ben bir de finding nemo tarzi animasyon filmlerini falan izlerdim ingilizce alt yazili.

izledigin sey ne kadar az "cool" ise o kadar yararina olur.
0
hot potato
(28.11.25)
(17)

harcamak için para kazanmak, sıfırı tüketmek

gezer
kasım indirimleri ile birlikte biraz fazla alışveriş yaptım ve ben napıyorum diye sorgular oldum. evliyim. kadın tarafıyım. maaşım net 46 bin, nadiren mesailerle biraz fazla oluyor. senede iki maaş ikramiye. eşimin maaşı de 190 bin'e yakın sanırım. ev kredimiz var, çocuk özel kreşe gidiyor, araç yok
kasım indirimleri ile birlikte biraz fazla alışveriş yaptım ve ben napıyorum diye sorgular oldum.

evliyim. kadın tarafıyım. maaşım net 46 bin, nadiren mesailerle biraz fazla oluyor. senede iki maaş ikramiye. eşimin maaşı de 190 bin'e yakın sanırım. ev kredimiz var, çocuk özel kreşe gidiyor, araç yok.

kredi, kreş vs tüm büyük kalemler eşimde. ben bir iki fatura, aidat ödüyorum. onun dışında kendime, eşime, çocuğuma bir şeyler aldıysam onların taksitleri oluyor. kalanı da günlük market alışverişi veya dışarıdan yemeğe gidiyor. ay sonu sıfırı tüketiyorum. gelirimi aşmıyorum. birikim yapmıyorum ama ikramiyelerimi eşime veriyorum, o da harcamıyor tabi birikimde filan değerlendiriyor sanırım. zaten eşimin kendine göre ayrıca bi birikim planı var. alışveriş vs yapmadan önce de birbirimize danışırız. şu anki maddi durumda eşimin benden bir şikayeti yok. bir keresinde maaşının yüzde yirmisini kendin için biriktirsen iyi olur filan demişti, onun üzerine biraz denedim. şansıma biraz mesai de almıştım, çocuğun kreşinin kırtasiye ücretini ayarladım, biraz da kenarda kaldı. kalan da 12bin filan :D

dün akşam yine bi indirimden alışveriş yapınca ben ne yaşıyorum dedim. kazanıyorum, harcıyorum, eee? yanlış anlaşılmasın. çalışmak konusunda sorunum yok, çalışıyorum, çalışacağım da. şöyle düşündüm ve çok mantıksız geldi yaşanan her şey. çalışmasam zaten bu kadar kıyafete, ayakkabıya, şuna buna ihtiyacım olmaz. zaten param olmadığı için alamam da. çalışmadığım için zırt pırt eşime hediye almam, bi sene ben tatile götürmüştüm mesela böyle bi girişimim de olmaz. eşimden harçlık alsam, çocuğu alma bırakma işi bende olacağı için özelden alıp devlete veririz ve ordan bi kara geçeriz. eee yani gerçekten işten çık evde otur daha mı iyi yani?

tekrar söylüyorum, işten çıkmak bi seçenek değil. sadece gerçekten çok saçma değil mi?
iki ikramiyem de olmasa elle tutulur bi faydam yok. evde olsam her seferinde trendyol kuryelerine para vereceğime markete gider kendim alırdım belki.

şu anki iş yerimde beşinci yılım. başka iş bakmak da bi seçenek ama kalifiye biri değilim, üniversitede okuduğum bölümle alakalı bi iş yapmıyorum, yaptığım işin dışarıda tam karşılığı yok. cumartesi-pazar, resmi bayramlar tatil, bir saat fazla çalışsan mesai ücretini alıyorsun, genel merkezden farklı bi konumda çalıştığım için izin konusunda rahatım, geç gel, erken çık vs problem olan bir yer değil, iş arkadaşlarımla iyiyim vs vs yani konfor alanındayım. seneye değişmekle birlikte eve ve kreşe çok yakın, acil durumlarda her şeye ben gidiyorum.

dediğim gibi eşimden yana bir eleştiri durumu yok. çalışmamak da seçenek değil. maaşım da düşük bir maaş. ama yine de birikim yapılabilir mi? ha genel olarak evin durumu ne derseniz tabi ki zengin değiliz ama genel olarak bakınca eksik bi şeyimiz yok. yeme içme gezme, bizim görmediğimiz hayatı kızımız görüyor. sanırım biraz da bu yüzden. yani üniversitede nispeten rahattık ama onun öncesinde fakirdik ve yeni bir şey almak, dışarıdan yemek vs hayaldi benim ailemde. meyve bile kısıtlıydı. denizi çalışmaya başladıktan sonra gördüm. sağolsun genel olarak eşim sayesinde hayat standartım yükseldi, hep söylüyorum. ama yine de mesela eşimin yaşayış tarzına yetişemiyorum. onun beğendiği ve para verdiği bir şeyi ben kendime almıyorum. kıyafette vs bi üst sınırım var yani atıyorum eşim 10.000e ceket de alsa ben bi parça kıyafete atıyorum levis pantolonsa 2000 tl veririm filan diyorum. ya da otel bakarken eşimi frenliyorum o kadarına da gerek yok diye. ikinci bi tatile çıkalım dese biri neyimize yetmiyor diyorum. yani kendi sınırlarım içinde kalmaya çalışıyorum. ama o benim hayat standartımı yükseltirken ben onunkini düşürüyorum gibi hissediyorum her zaman. ben de senin kadar kazansam şöyle olurdu böyle olurdu filan diyorum bazen.

ay ne uzun anlattım. ne sorduğumu da bilmiyorum. yani kenara 5000 tl de mi koyamıyorsun diyorsanız evet genel olarak koyamıyorum. biraz dayak yemeye ihtiyacım var sanırım bu konuda. eşine güvenerek yaşayan kadınlardan oldum diye hayıflanıyorum bazen. onun benden harçlık aldığı da olmuştur nadiren :) olabiliyor yani.

yanlış mı yapıyorum, ne yapmam lazım? konuştuk yine eşimle kalem kalem yaz harcamalarını bi bak durumuna dedi, ne desin.
+3
gezer
(28.11.25)
Mert Başaran'ın youtube konuşmalarını dinlemenizi öneririm . 2 kitabı da var okumak isterseniz .
iş değiştirmenize gerek yok bence
farkında olmadan küçük küçük rakamlarla harcıyoruz toplam büyük oluyor.
Ben bu sene kredi kartı kullanmayı bıraktım , planlı ve çok az harcıyorum , öneririm
0
devilone
(28.11.25)
esiniz kendi parasiyla kendine, siz de kendinize mi birikim yapiyorsunuz? bence oyleyse garip. evlilikte kazanilan ortaktir. esinizin birikim icin ne yaptigindan haberiniz olmamasi da normal degil. mesela ne kadar birikiminiz oldugunu biliyor musunuz?

alisveris yaparken sadece kendi paranizla mi yapiyorsunuz?

yani genel olarak esinizin daha rahat, daha para dusunmeden yasayip, sizin ufak bir butceyi ayri yonetmeye calisiyor olmanız bence garip. evlilikte butce ortak olur ve ortak yonetilir bence. birikim de ortak yapilir, buyuk harcamalar da.

tabi ben eski kafali olabilirim. ya da esimle gelirlerimiz benzer oldugu icin oyle bir derdimiz olmayabilir. bizde mesela neredeyse tum harcamalari ben yapiyorum, esimin gelirini biriktiriyoruz. gerektiginde ondan da harciyoruz. ikimiz de birbirimizden para alabiliyoruz vs. benim param onun parasi, onun parasi benim param :)

calismamak bir secenek olmamali dediginiz gibi. ne zaman ne olacagi belli olmaz, calizmazken ortada kalma ihtimali her zaman var. insan kendini gecindirecek kadar calisabilmeli mumkun oldukca.
0
lemmiwinks
(28.11.25)
@lemmiwinks yazdıklarımı okumadan mı yorumladınız acaba?
aslında sorduğunuz her şeyin cevabı yazımda var. zaten bazı kısımları yanlış anlamışsınız.

yazının ana fikri maaşımdan birikim yapamamam zaten. sadece elime toplu geçen ikramiyeleri eşime veriyorum. eşim birikime ekliyor. ne kadar birikimi var bilmiyorum da adamın bu kadar gider içinde milyonlar biriktirmediğini tabi ki biliyorum. zaten söylüyor şu kadar şunu aldım, şunu yapacağım vs diye ama ben didik didik sorgulamıyorum, gerek görmüyorum. evet sadece kendi paramla alışveriş yapıyorum, param yoksa eşimden de istiyorum, ay sonu birbirimize pasladığımız dönemler oluyor zaten. eşim sefa sürerken ben cefa çekmiyorum. o et yerken ben soğan kemirmiyorum.

ya cidden beni hiç anlamamışsınız bence. sorum eşimle aramızdaki para dinamikleri filan değildi. genel hatları ile şu an durum bu ve ben maaşımla birikim yapamıyorum dedim. ayda kenara 10.000 tl koyup, param bittikçe eşimden de isteyebilirim ki kendisi de söylüyor zaten bunu. ama ben tercih etmiyorum çünkü ha ondan çıkmış ha benden. kenara koyabiliyorsam o para mantıken kimseden çıkmıyor ve orada kalıyor olmalı. olay bu.
0
🌸gezer
(28.11.25)
ablam durumun varsa al canın istiyorsa al seni etkilemiyorsa al. ilerde almayı bırakır birikime geçersin. nasıl hissediyorsan öyle yaşa. madem eşin karışmıyor sen kendini frenleyeceğin zamanı bilirsin.
+1
koela
(28.11.25)
yani bazen bunu ben de dusunuyorum, durumum sizden epey farkli gerci ama ozellikle su dediginiz kisim ' calismasam kiyafet almam, ona gore harcarim' bende bir de su ekleniyor, seyahat harcamalarim cok fazla, istedigim yerde yasasam bu kadar paraya ihtiyacim olmayacak.

neyse benim durumum farkli da, neden calisiyoruz kismini ben de cok dusunuyorum.

sizin neden calistiginiza gelince, anladigim kadariyla yasiniz epey genc (calistigim yerde 5.yilim dediginiz icin oyle yazdim) siz neden calisiyorsunuz; 1. emeklilik, calismazsaniz bir gun eger emekli olursaniz hic geliriniz olmayacak, esinizinki de ikinize yetmez, 2. bugun az kazaniyorum diye isi birakirsaniz, tekrar is gucune katilmaniz ve 'iyi' kazanmaniz cok zorlasak, yani teorik olarak bir noktada daha iyi kazanmaya baslamaniz lazim, su anda evde cok is var simdilik ben yapayim, tasarruf edelim 5 sene sonra cocuk bi tik buyuyunce bakayim derseniz o is pek oyle olmuyor (turkiye'de), dolayisiyla is gucunde kalma halinizin sureklilik arz etmesi gerekiyor, 3- insanin kendi parasini kazanmasi, hele hele de kadin icin cok onemli. bosanma, allah korusun vefat vs. gibi durumlarda dimdizlak kalirsiniz. olmayabilir ama oladabilir. ayrica, bir gun isler kotuye giderse esinizle, iste o 'herseye ragmen kalmak zorunda olan' esler calismayan esler oluyor oncelikle.

bu tarz nedenler var. bunun disinda, esinizi frenlemenizi ve dunyada hicbir onemi olmayan marka kiyafetlere filan para yatirmamanizi tavsiye ederim. sistem zaten boyle isliyor, daha cok kazandikca pompalanan sacma sapan seyleri tuketip, bu tuketim halini surdurmek icin daha cok calisiyoruz. yani benim hedefim bu sistemden tamamen cikmak elbette sizin oyle bir amaciniz yok ama sistem sizi borclu ve harcama halinde tuttugu icin bu kadar cok 'calisiyoruz'.
+2
kassiopeia
(28.11.25)
@gezer: hepsini okudum. sizin istediginiz gibi anlamamis olabilirim. ama bence esiniz zaten birikim yaparken, sizin birikim yapamiyorum diye uzulmenize, kendinizi kisitlayip birikim yapmaya calismaniza cok gerek yok gibi gorunuyor bana. gereksiz yine harcama yapmayin tabi, har vurup harman savurun da demiyorum ama bu kadar maas alirken kendinizi birikim yapamadiginiz icin kotu hissetmenize de gerek yok.
0
lemmiwinks
(28.11.25)
Evet o da bir seçenek ama eşinizin işinde bir ters durum olsa tutunacak dalınız olmalı. Sadece para da değil. İşinden ayrılmak istese ayrılamaz. kapana kısılmış gibi hisseder. Psikolojik etkileri daha önemli burada. İşsiz kalsa, evde iki işsiz, buhranı hissedersiniz. Sonra çocuğu satışa çıkarırsınız :))

upload.wikimedia.org

Devam edeyim. 46'ya 190 ciddi bir fark ama 46'dan 10 ayırabilmek de çok büyük moral olur eşinize. 190'ın içinden büyük kalemleri çıkarınca "disposable income" yine aynı yere geliyorsunuz büyük ihtimal.

Bir de tavsiyem, senede bir kaç kere sıfır harcamalı ay yaşayın. Şirketlerde olur. Ödemiyoruz abi, kimseye para ödemiyoruz diyebiliyor bazı şirketler.

Siz de zorunlu harcamalar dışında sıfır harcamalı mesela 2 ay koyun bütçenize. çok rahatlatır ve gerekirse minimumda yaşayabildiğinizi gösterir, güven verir.
0
gabe h coud
(28.11.25)
Hocam merhaba, maaşınız birikim yapılmayacak bi' rakam değil, sizin öncelikle birikim alışkanlığı kazanmanız lazım bana kalırsa,

Eşinizin dediği mantıklı, kalem kalem yazın, ay sonunda ne kadar gereksiz şeylere - size göre tabi - ne harcamalar yaptığınızı görün, eşinizin finansal okur yazarlığı size göre daha iyi gibi geldi bana. Harcamaları yazdıktan sonra kendisiyle beraber inceleyebilirsiniz.

Bir de birikim 101 şudur ; " harcadığından kalanı biriktirme, maaşı alınca belli bir yüzde birikime ayır, kalanını harca."

bunu deneyin 1-2 ay bakalım ne sonuç alacaksınız.
0
kumandanim
(28.11.25)
Kasım indirimleri tam bir hayat sorgulaması değil mi ya, ben de geçen benzer sorgulamalara girdim bi cilt bakım seti ile sepetimde bakışırken. Durumlarımız farklı ama lan dedim ben şuan bunu niye alıyorum tam olarak. Evdekileri kullandım mı yööö. Ama çok uygun. Zaten ikibin tele harcasam ne harcamasam ne. Ev mi alabiliyoz bişey mi yapabiliyoz ikibin tele ile. Ama yani indirim olmasa böyle bişey alıcak mıydım yööö. Ama insanın lendine bakması da önemli şimdi özbakım sonuçta.
Neyse böyle uzun bi diyalogdan o gün tasarruf galip çıktı ve sepeti boşaltıp uyudum. Ama ertesi gün gittim tencere aldım. Çünkü çok uygundu.
Burdan bi hayat dersi çıkmaz tabi. Ama bi kadın olarak evliliğinin nasıl olduğundan bağımsız kenara bir miktar para koymak gerektiğini düşünüyorum. Elimden geldiğince yapıyorum. Bazısı gizli biriktiriyor, benimki gizli değil. Onun da doğrusu değişir. Ama bi miktar koymakta fayda var.
0
benim bir gizli bildiğim var
(28.11.25)
46 maaş, fatura aidat 10 desen kalır 36.

Bence sizin sorun harcamak ve sonrasında biriktirmek, bence mantıklı olan bir tutar belirleyip paranızı biriktirmek sonrasında harcamak.

her ay 500 USD veya 6 gram altın alacagım gibi veya her ay 30.000 TL'lik altın s1 alacagım gibi bir hedef verip kalan parayla da alışveriş yapman.

Senin sorgulamalarını herkes yapıyor.

eşinizin kagıda yaz taktigi çok doğru. Harcadıgınızı görmüyorsunuz, bir de kredi kartı kullanımını bırakın bence
0
liberal
(28.11.25)
Bizdeki durum şu.eşim maaşlı çalışan,ben serbest çalışıyorum maaşım yok.eşimin maaşı türkiye koşullarında oldukça iyi ama iki kızla beraber ay sonunda maaşının hepsini yiyordu.ona hisse senedini anlattım bir kaç yıl önce.kendisine bir kaç hisse belirledi.aklına geldikçe girip fiyatına bakmaksızın farkına varmayacağı miktarlarda hisse senedi alıyor.şu an ne kadar oldu bilmiyorum ancak cnbce seyretmeye başladı,halka arz,temettü falan diye dolaşıyor evde.banka özel temsilci atamış onunla konuşup duruyorlar.

Burada hisse senedi konusunda bayağı bilgili arkadaşlar var,bir danışıp ufak ufak uzun dönem hisse senedi alabilirsiniz atıyorum bu ay 1-2 bin liralık ya da teknik boyutunu bilmiyorum ama bankadan çok mesaj geldiği için bes te devlet katkısı bitmeden girin falan deniyor aynı minik miktarlarda çocuğunuza kendinize bes yapabilirsiniz.

Benim kafam ye gitsin dünyaya bir daha mı geleceksin şeklinde çalışıyor ama hanım bu para değerlendirme işinden çok keyif alıyor,sizede iyi gelebilir diye düşünüyorum.
0
duptıs
(28.11.25)
Eşin hem birikim hem harcama kontrol yöntemi olarak doğru tavsiyeler vermiş. Senin de sorguladığın nokta çok doğru. Kazandığını önemsiz şeylere harcıyorsan hiç çalışmamak daha tatminkar bir hayat bile sağlayabilir çünkü kendine ve sevdiklerine ayırabileceğin zaman artacak. Ya çalışıp harcamalarını yöneteceksin, ya gelirini arttıracaksın, ya da çalışmayıp biraz küçülecek fakat zaman arttıracaksın. İşte rahatın iyiyse en kolayı ve en mantıklısı biraz harcama kısıp aylık birikim yapan noktaya gelmek.
+1
osssy
(28.11.25)
Maaşınız birikim yapılabilecek bir tutar. Çocuklu ailesiniz şirket arabası yoksa ayağınızı yerden kesecek bir araç hedefi güzel olabilir bence. Ben kendimi kısıtlamak için internetten taksitli bilezik alıyorum paşa paşa birikmiş oluyor. Bu yöntemle araba aldım mesela şimdi hedef başka yavaş yavaş birikiyor. Şuan genciz çalışıp kazanıyoruz ilerisi kötü olacak emekli maaşları kuş kadar, pasif geliri olmayan insanların birikim yapmaması bana çok cesurca geliyor.
0
cilekli pasta
(28.11.25)
Enişte çaktırmadan 50-30-20 kuralından bahsetmiş. Dünyanın bin türlü hali var , bence denenir.
0
ketcapli dondurma
(28.11.25)
üzülerek okudum. maalesef çok kişi bunu yaşıyor. çok olumsuz bir devirde yaşıyoruz. genç insanların birikim yapması çok zor. ülkemiz 20 yılda inanılmaz kötü bir duruma gitti. şu an maaşlar dolar olarak fena değil (geçmişe kıyas ediyorum), ama alım gücü yerlerde geziyor.

eşinizin biraz kenara koyduğunu tahmin ediyorum. zaten iki para da aynı şey. O maaşla birikim yapamamanız bence normal. son olarak bence çocuğu özel okula göndermeyin.
0
ebabil curnatasi
(28.11.25)
para harcamak hepten kotu degil de amacli bir sekilde harcamak lazim. hepimiz alisveris bagimliligindan muzdaribiz zira dogdugumuzdan beri 4 koldan o pompalandi. ben son 5-6 senede cok cok az alisveris yapmisimdir, buna ragmen hala dolabimda etiketi uzerninde duran pantolonlar, ceketler, hic giyilmemis ayakkabilar var. cunku sira gelmiyor hepsini giymeye, keske bunlara verdigim 30-40 bin lira alimde nakit olsa su an diyorum bakip. senin de muhtemelen her ay ala ala kiyafetler ayakkabilar yigiliyordur, mevcuk stogundan giyinmek yerine calisiyorum o yuzden habire kiyafet almaliyim varsayimini biraz daha sorgulaman lazim.
0
hot potato
(28.11.25)
Maalesef ülkemizde tasarruf bilinci çok kuvvetli değil.
Uzun vadeli düşünmediğimiz için.

Basit bir örnek vereyim. Ufak dediğiniz meblağ, mesela 200 TL. Günde 200 TL saçma sapan harcanıyor, abur cubur alıyorsun, kahve içiyorsun, sipariş uygulamasında komisyon olarak ödüyorsun... Fark etmeden harcıyorsun. Peki bu 200 tl'yi harcamazsan ne olur? Çok değil günde 200 tl daha az harcasan. 200*365=73000 TL. Neredeyse 2-3 günlük mütevazı bir tatil parası. Sana 73000 TL'yi sokağa at desem elin titrer. Ama gün içinde titremeden yapıyorsun gibi düşün.

Şimdi daha uzun vadeli düşünelim. Yılda 73000 TL, 10 yılda 730000, 20 yılda 1.460.000 TL. Bu hesabı yaparken enflasyon yokmuş gibi düşündüm. Çünkü bugün 200 TL harcadığın şeylere seneye belki 250 300 harcayacaksın, o dengeleyecek gibi düşündüm. Bu 730000'i o günün 730000'i gibi düşündüm yani. Ya da harcamadığın parayı enflasyonun biraz üzerinde değerlendirmişsin gibi düşündüm.

Anlatabildim mi? Yani günde harcadığınız fazladan 200 tl, 1 yılda 1 tatil, 10 yılda iyi kötü bir 2. el araç, 20 yılda ufak bir arsaya denk geliyor belki de. Böyle düşünerek işe başlayın.

Açıkcası tüm büyük masraflarınızı eşinizin karşıladığı bir ortamda 46000 TL çok da ufak bir meblağ değil. Çünkü görünür ciddi bir masrafınız yok. Yani her ay kenara 10.000 TL atsanız, yine cebinizde doya doya harcayabileceğiniz bir 36000 TL kalır diye düşünün.

sizin yaşadığınız şeyin adı yaşam tarzı enflasyonu. İnsanlar geliri arttıkça harcamalarını da arttırıyor. Mesela eşiniz çalışmasa siz o parayla geçinmek zorunda kalsanız bu harcamalara dikkat edersiniz. Ama şu an konfor alanındasınız ve bu yüzden statü için harcıyorsunuz. Biraz psikolojik sebepleri de var bu harcama dürtüsünün. Dopamin bağımlılığı gibi, hızlı tatmin. bunlarla ilgili kitaplara bir bakın.

Bir de parayı kenara atıp unutmak değil, enflasyondan koruyacak hatta enflasyonun bir miktar üstünde getiri sağlayacak şekilde değerlendirmenin de önemini vurgulayayım.

Şimdi gelelim niye çalışıyoruz?
Para kazanmak için.
Parayı niye kaznaıyoruz? rahat bir hayat için.
Peki tüm kazancımızı niye harcamamalıyız?
Çünkü bugün kazanabiliyorsunuz ama ilerde kazanamama riskiniz var.

Eşiniz de siz de özel sektördesiniz anladığım. Özel sektörde görünmez bir yaş bariyeri vardır ve bir yaştan sonra insanlar eskisi kadar çok kazanamamaya başlarlar. Sonrasında da emekli maaşları malum.

Yani paraya belki de en çok ihtiyaç duyacağınız yaşlarda, geliriniz bugüne göre daha az olabilir.

Allah korusun ama sağlık problemleri, çocuğunuz varmış onun üniversite masrafları, evlenmek istediğinde yuva kurmanın maliyetleri...

Daha geçen gün bir arkadaşımın annesi ameliyat oldu. 900bin tl'ye yakın harcama yapmak durumunda kaldılar. 2 arabaları vardı, 1'i gitti bu ameliyat için.

Anlatabiliyor muyum?

Geçenlerde bu konuyla ilgili bir sitede şöyle bir yazı vardı:

"Bugün giydiğin ayakkabının markasını 10 sene sonra kimse hatırlamaz. Ama sen 10 sene sonra o ayakkabıya harcadığın paraya ihtiyaç duyabilirsin."

Bu şu demek değil, ot gibi yaşayalım. Ama 10 harcıyorsan eğlenmeye, alışverişe, atıyorum 8 harca, 5 harca. Eğlenceni de yap, birikimini de.

Hayat hep böyle gitmez. Akarken doldur demişler.


Aşağıya bu konuda ilgi duyanların seveceği 3 site ve güzel yazı bırakıyorum.
www.paradurumu.com
akillibutce.com
monay.com.tr
0
anten
(28.11.25)
(15)

Duyurudan ya da sözlükten kaç kişiyle görüştünüz?

Dağcı
Az önceki sorudan ilham aldım kimin kiminle ne yaptığını merak etmiyorum ama buradaki sohbetinizi gerçek hayata taşıdığınız arkadaşlarınız oldu mu mesela bunu merak ettim ben. Geçmişte yapılan zirvelerden birine bir uğramıştım hangi yıl hatırlamıyorum tatlı insanlar vardı ama devam etmedi kimseyle a
Az önceki sorudan ilham aldım kimin kiminle ne yaptığını merak etmiyorum ama buradaki sohbetinizi gerçek hayata taşıdığınız arkadaşlarınız oldu mu mesela bunu merak ettim ben.

Geçmişte yapılan zirvelerden birine bir uğramıştım hangi yıl hatırlamıyorum tatlı insanlar vardı ama devam etmedi kimseyle arkadaşlığım.

Sizde durumlar ne?
0
Dağcı
(14.11.25)
herhangi bir sanal platformdan kimseyle gerçek hayatta görüşmedim.
+2
hold the door
(14.11.25)
Duyurudan 8-10 kullanıcıyla zamanının pasaport kayıt hakkı, yurt dışından ürün getirme, alım-satım vs. sebeplerle yüz yüze iletişimimiz oldu. Benzer sayıda sözlük yazarıyla da benzer sebeplerden görüştük.

Bir duyuru kullanıcısıyla birkaç sefer yeni yıl kartı gönderdik birbirimize.

Birkaç yıl evvel halısaha maçları yaptık duyurucularla. Güzel de gidiyordu ama bir kişinin (o zamanki nickle aramızda yok artık) hırsızlık ve dolandırıcılık yapması sonucu bitti maçlar. (Güzel oluyordu)

2004-2006 gibi seçmece ekşi sözlük yazarlarından iki adet mail gurubumuz vardı. 40+ sayıda yazarla birçok zirve, etkinlik, gezi, mangal, konser, sanatçı buluşmaları vs. yaptık yıllarca. Güzel dostluklar oluştu. (Şu an 30'a yakını bıraktı sözlüğü. Kalanların ben dahil birçoğu yazmıyor artık)

Ezelden beri evli olduğum için romantik anlamda tanışma/kaynaşma yahut partner arayışı gibi şeyler olmadı. Alkole ve eğlenceye pek yatkın olmadığım için de o tarz toplaşmalara katılmadım.

Her iki platformda da güzel insanlar tanıdım. Artık devam etmeyen başka bir iki sözlükte de başka güzel insanlarla tanıştık, gezdik, tozduk, yedik, içtik.

Şimdi yarı münzevi bir hayatım var.
0
yadigar
(14.11.25)
Duyurudan bir kişi galiba ama net de hatırlamıyorum yani. Sözlükten çok kişi, sayısını hatırlamıyorum.
0
sadakatsiz
(14.11.25)
avusturya camiasinin %99'unu tanirim. tanimadigim varsa ses etsin tanisalim :)
avusturya camiasi haric birkac kisi var tanidigim. genelde ortak bir yön olmali. biri meslektasim mesela, iki kisiyle cerkes oldugumuz icin tanisim, bir digeriyle ayni üni mezunu ciktik (benim üni mezunu burada neredeyse hic olmaz) vs gibi.
bir iki kere yasadigim yere gelen sözlükcüleri gezdirdim.
evli barkli insanim, duyuru üstünden tanisirken romantik bir tnaisma cabam, partner arayisim hic olmadi. görüstügüm herkes sözlükcü/sözlükcüydü ama duyuru üstünden konustuk bircoguyla.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.11.25)
Kardeşimle ilk kedimizi duyurudan sahiplenmistik sene 2017 filandi sanırım.
Eşimle de duyurudan tanışmıştım yıllar yıllar önce.
Bunlar dışında da o zaman aynı üniversitede okuduğumuz bı kullanıcı ile tanışmıştım.
Galiba toplam 5.
0
a perfect lie
(14.11.25)
12 senedir Duyuru'dayım. İlk 2 senede 2 sevgilim oldu. Sonraki 10 senede sıfır. Dersimi aldım :)

Sevgililer dışında yine ilk 2 senede 3-5 kişiyle arkadaş olarak görüşmüştüm. Birinin kalçasını ellemiştim ama arkadaş olarak.
0
gabe h coud
(14.11.25)
Zirveleri saymazsak eğer sözlük ve duyuru totalde 4-5 kişi. Ancak zirveleri sayarsak çok fazla.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(14.11.25)
bir kere zirveye gitmiştim ama şimdi görsem tanımam. bir iki kişi dışında kimsenin nickini de hatırlamıyorum.

sözlükte gerçekte tanıdığım iki kişi var.
0
inheritance
(14.11.25)
20 den fazladır benim. ama ana sebebi meslekten dolayı bir şekilde işini yapmışımdır veya çok fazla telefonla görüşmüşümdür.
0
ground
(14.11.25)
Buradan tanışıp evlendik mutluyuz. 50 den fazla kişiyle iş arkadaşlık için bulusmusumdur
0
topkapiaksaray
(14.11.25)
3
0
komando kani var bende
(14.11.25)
duyurudan 2-3, sözlükten 20'den fazladır.
+1
orpheus
(14.11.25)
fiziki görüştüğüm sanıyorum 3 kişi :)
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(14.11.25)
Duyuru 0, sozluk en az 6 hatirlayabildigim. Ama yakin zamanda degil boyle 2005-2017 arasi falan.
0
hot potato
(14.11.25)
Birkaç zirveye katıldım. Birkaç kişiyle yüz yüze alışverişim oldu.

Dağcı nickini görünce aklıma geldi biri bana North Face kaz tüyü uyku tulumu ödünç vermişti sağ olsun buralardaysa hayatımda o kadar ısınmamıştım.

Eşimle de burası aracılığıyla tanıştık, birkaç haftaya bebeğimizi kucağımıza alacağız kısmetse :)
0
chicha_v2
(14.11.25)
(7)

siz de kedi videolarina ilginizi kaybettiniz mi?

theconqueror
Videoların AI ile yapıldığı ihtimali sizi de bu videolardan soğuttu mu?Edit: Aslında kedi ile sınırlamadan evcil hayvan videoları diyebiliriz.
Videoların AI ile yapıldığı ihtimali sizi de bu videolardan soğuttu mu?
Edit: Aslında kedi ile sınırlamadan evcil hayvan videoları diyebiliriz.
0
theconqueror
(13.11.25)
Tam bir boomer olduğum için çoğuna inanıyorum.
Kedidir yaa animasyon olsa ne olur ai olsa ne olur her türlü izlenir bence.

Yavru maymun videolarını da çok seviyorum.
+1
mutekebbir
(13.11.25)
Evet, evet, evet.

Doğal olmayan hiçbir şey ilgimi de sevgimi de çekmez.
0
muhayyer divan
(13.11.25)
Dürüst olmam gerekirse, kedileri seven biri olarak internetin başından beri "komik kedi videosu" trendinin asla bitmemesini anlayamıyorum. Kedi işte yani durduğu yerde komik/sevimli bir hayvan. Durmadan komik kedi videosu izlemek boş bir aktivite geliyor. O yüzden sosyal medyada çıkan kedi videolarını bi 10 yıldır falan izlemeden geçiyorum. Köpek videoları daha ilgimi çekiyor ama, en azından bir işlev var çoğunda :D
0
nundu
(13.11.25)
Kedileri de komik kedi videolarini çok seviyorum. Algoritma karşıma çıkarıp durursa art arda izlerim. Ama özellikle çok nadirdir hadi bı kedi videosu açip izleyeyim dediğim. Yapay zeka ile oluşturulanlar artık ilgimi çekmiyor ama bir ara çilekli don'un maceralarina göz atmıştım:d
+1
egerbiryolcu
(13.11.25)
Genel olarak AI içerikten bıktığım için Instagram'dan sıkıldım, çok daha az girmeye başladım. Ama Reddit'teki kedi subredditlerini bırakamıyorum.
0
kobuzchu kiz
(13.11.25)
%1000000. AI bu sevimli amator video sektorunu oldurecek. O videolarin izlenme sebebi gercek ve spontane olmasiydi. Vay anasini nasil yakalamislar bunu faktoruydu.

Fake aksiyon istesem acip tom ve jerry izlerim zaten.
+5
hot potato
(13.11.25)
Birkaç kere yapay zekanın videolarını ilgilenmiyorum seçeneği seçerseniz daha karşınıza gelmiyor ama beğenip de izlemeye devam edersiniz sürekli aynı şey karşına geliyor
0
eja
(13.11.25)
(10)

Para faize konulur mu

adwokat
Eldeki 1 milyonu 10-12 aylığına bekletmeniz gerekiyor. Faize mi koyarsınzı altına mı? Yoksa alternatifler mi?
Eldeki 1 milyonu 10-12 aylığına bekletmeniz gerekiyor. Faize mi koyarsınzı altına mı? Yoksa alternatifler mi?
0
adwokat
(11.11.25)
Faiz.
+1
HellKeePer
(11.11.25)
faiz bir düşüş eğrisine giriyor ve her geçen ay getirisi düşecek. Risk algınıza bağlı sorunun cevabı.

Yatırımlık bir paraysa sepet yapmak mantıklı. Emanet ve telafisi mümkün değilse faiz mantıklı.
-1
biravekahve
(11.11.25)
bugün gelen bir parayı ben olsam döviz alır öyle vadeliye koyarım. tl vadeli bitti bu yıl sonu itibari ile.
altın almak da mantıklı.
-5
erty_ksk
(11.11.25)
10-12 ay kisa donem, o yuzden yatirim yapilmaz. Ya doviz ya faiz ya da yarim/yarim
0
hot potato
(11.11.25)
Sepet yap. Sepet içindeki enstrümanları ve oranlarını da risk algına göre belirle.
0
Mirket
(11.11.25)
faiz garanti. onun disindaki her yatirimda kayip riski var altin ve doviz de dahil.

1 sene sonra bozduracagini biliyorsan faiz mantikli.
+2
antikadimag
(11.11.25)
Faiz demek enflasyon demektir. Ve her zaman enflasyon faizden yuksektir bu ulkede.
-5
die fetten jahre sind vorbei
(11.11.25)
en yüksek getiri veren para piyasası fonuna
+1
gurur
(12.11.25)
chat gpt ye sor ocak 2024 te 500 binle dolar alıp fona koysan ve 500 bini faize koysan doların faizi %3-4-5 aralığında atıyorum tl faizi %40+ bandında diyecek, 24te dolar çok artmadığı için tl bazda anca %10-20 arası artmış gibi oluyor

faizide sürekli kovala, her banka hoşgeldin faizi diye yuksek faiz veriyor, 1 banaka 1 ay yuksek verip 2.ay hemen çok düşük faiz veriyor sürekli paranı taşı ki yuksek faiz alasın.
0
eja
(12.11.25)
gidecek yeri olan para ile yatırım yapmak riskli.
10-12 ay diyorsunuz yani seneye bu zamanlar.
belki ev alacak, belki arabayı değiştireceksiniz, belki birine olan borcunuzu ödeyeceksiniz ama sonuçta bir planızın var.

döviz al, altın al, hisse al muhtemelen bunların hepsi faizden iyidir ama zaman koşulu gelince durum değişiyor. seneye bu zamanlarda belki de elinizdeki hisseler düşecek, altın ya da dövizin yükselmesi ise belirsiz bir zaman alacak. bilemezsiniz ki.

bu yüzden bankadan bankaya taşımalı faiz diyorum.

10-12 ay dediğiniz zaman dilimi biraz daha esneyebilme ihtimali varsa, planınız tam kesin değilse, belki o zaman gelince bu para lazım olmaz diyorsanız; dövize çevirip yabancı hisse alırdım ben olsam.
0
biseysorcaktim
(12.11.25)
(10)

seattle vs new york

antikadimag
seattle'da malum buyuk tech firmalarindan birinde calisiyorum 3 yildir. yas 33. simdi yeni calisma vizesine gectim ve green card basvurumu yapacak sirket. ancak eskiden 1-2 senede alinan yesil kart, artik 4-5 sene suruyor. ve bu surede yer degisikligi yapilamiyor. o nedenle surece nerede baslarsam e
seattle'da malum buyuk tech firmalarindan birinde calisiyorum 3 yildir. yas 33. simdi yeni calisma vizesine gectim ve green card basvurumu yapacak sirket. ancak eskiden 1-2 senede alinan yesil kart, artik 4-5 sene suruyor. ve bu surede yer degisikligi yapilamiyor. o nedenle surece nerede baslarsam en az 3 sene sabit kalmam gerekecek.

simdi bu sureci baslatmadan once new york ofisine transfer ihtimalim ortaya cikti. pozisyon degismiyor, maas da vergilerden sonra falan kafa kafaya geliyor. ama cok kararsiz kaldim. cunku yasam tarzi olarak cok cok farkli sehirler.

seattle: havasi cok kapali, avrupa gibi. yazin 2-3 ay disinda iklimini pek sevmiyorum. ic karartici. ama burada bir arkadas cevrem ve duzenim olustu. hatta new york'taki yakin arkadasim da buraya tasindi. burada vakit gecirmeyi sevdigim insanlar var yani.

sehirde kulturel olarak pek bir sey yok, ama dogasi harika. cevrede cok guzel goller, daglar falan var. yelkene basladim arada gidip aciliyor, ruzgari saclarimda hissediyorum falan. new york'ta bunlar olmayacak.

new york: burada kimsem yok arkadasimin seattle'a tasinmasiyla. ama new york'ta yasamak dusuncesi cok cazip geliyor. bu noktada bunu denemezsem daha sonra hic firsat olmayabilir gibi hissediyorum. sonucta dunyanin merkezinden bahsediyoruz. ama bir yandan daha cok kira odeyip daha kotu bir eve gececegim, arabami satip metrolarda surunecegim. yani yasam kalitem net sekilde dusecek. ama new york iste.

bir yandan da takimimi degistirmeyi cok istiyorum. soyle yeni bir baslangic yapasim var ve new york buna iyi bir bahane olur gibi. cunku yakin zamanda cok zor sureclerden gectim ve bir desarj olamadim.

velhasil cok arada kaldim. aslinda seattle'dan ayrilmak istiyordum ama is ciddiye binince hem arkadaslardan ayrilmak, hem de kurulu duzeni birakip tekrar bir maceraya atilmak biraz caydirici geldi. bu sehirlerde yasamis olanlarin tavsiyelerini beklerim.
0
antikadimag
(21.10.25)
Haydaaa. Bu şehirde yaşamış olanlardan fikir istediğini niye en sona yazdın. Hepsini okudum. New York'a taşın.
-2
arbre
(21.10.25)
sakinlik seviyorsan olduğun yerde kal bence.
0
jelly bear
(21.10.25)
Olduğun yerden mutluysan ben New York'a taşınmak için bir gerekçe görmüyorum. Büyük şehrin cazibesi ayrı tabii ama hayat kaliten düşecekse o cazibeyi pek de yaşayamayacaksın. Bir de davulun sesi uzaktan hoş gelir misali o şehir şimdi cazip gibi görünüyor ama yaşamaya başladığında şehrin problemleriyle yüzleşiyorsun. Kısa süreli kalanların asla göremeyeceği şeyler üstüne üstüne gelmeye başlıyor.

New York'a yine bir gün taşınırsın belki ama 3 yıl hareket etmeme mevzusu yüzünden ben olası bir mutsuzluk içinde 3 yıl tıkılı kalmak senaryosu nedeniyle risk almamaktan yanayım. Mevcut hayatında sıkılmış, mutsuz olsan anlarım ama iyi bir çevren de varken bence gereksiz bir macera NYC.

Bir de Seattle da güzel bir şehir. Hani çok alakasız ufak bir şehirde olsa yine neyse de, bu şartlarda mecburi 3 yıl için ben kalmayı seçerdim.
+1
himmet dayi
(21.10.25)
seattle’da devam. nyc gezmek için gidip dönersin sık sık.
0
deartheodosia
(21.10.25)
new york gezmek için güzel, yaşamak için değil +1

dezavantajlari:
- kalabalik, bakimsiz, pis
- kiralar ve yasam maliyeti yuksek (ve daireler daha kucuk oluyor genelde)
- gelir + sehir vergisi yuksek
- gurultu, trafik, stres
- eski, bakimsiz metro sistemi
- suc orani
- ve soguk yine

yani new york'un tek avantaji sosyal yasam, sehir etkinklikleri/aktiviteleri ve eglence ama ne sevdigine de bagli. dogu'daki sehirleri de daha rahat gezersin. new york'un daha dis kisimlarinda, daha nezih bir semtte yasamayi da dusunebilirsin.

sonucta is sende bitiyor. hayata bir kere geliyoruz. once new york'u bikac kere ziyaret edip ona gore de karar verebilirsin.

not: seattle'in ve genel olarak kaliforniya'nin da bir dezavantaji deprem riski olmasi. ama binalar dayanikli yapiliyor genelde. new york'ta deprem ve fekalet riski pek yok. kar daha cok yagiyor ve kar firtinasi olasiligi daha yuksek. kasirga nadir oluyor. 2012'de sandy kasirgasi etkilemisti baya.
+1
ermanen
(21.10.25)
"dogasi harika. cevrede cok guzel goller, daglar falan var. yelkene basladim arada gidip aciliyor, ruzgari saclarimda hissediyorum falan. new york'ta bunlar olmayacak." sadece bunun icin bile seattle diyorum ben de. kaldi ki arkadas cevreniz varmis bir sekilde, bu zaten ozellikle belli bir yastan sonra tasinan gocmenlerin en ciddi sorunu. zaten arabanizi satacaksaniz bence new york eyaletinin en keyifli yerlerine pek de gidemeyeceksiniz demektir. en kotu hava bile keyifli insanlarla cekiliyor. kaldi ki new york'ta guzel havanin tadini gokdelenlerin ortasinda cikartmayacaksiniz zaten, acik keyifli bir yere gitmek isteyeceksiniz, arabasiz zorlayacak falan filan. bana mantiksiz geldi. kendinize bir soz verip mesela 2 ayda bir new york'a gidip gezmeyi deneyebilirsiniz ya da sirket izin verirse 2-3 ayda bir 1-2 hafta oradan calisir yine deneyimlersiniz ancak 33'ten sonra yasamdan alinan keyifin anlami ve icerigi degisiyor, new york'ta paraniz ve zamaniniz yoksa bu anlamda keyif alamazsiniz diye dusunuyorum.
0
kassiopeia
(21.10.25)
yani yanlis anlama da eksi duyuru'daki personandan aldigim izlenimi bazinda bence new york'un "dunyanin merkezi" olmasindan vs ekstra randiman alacak biri degilsin. bu kotu bir sey de degil. new york'un teorik "firsatlar cenneti" statusu cok spesifik bir insan turune hitap ediyor. bir de sifirdan seattle'daki gibi bir network olusturman seneler alabilir, belki hic olmayabilir. arti, seattle da gelismis ve progresif bir yer; new york'a oklahoma city'den memphis'ten falan tasinmiyorsun.

sonuc olarak seattle'da kal diyorum, ozellikle "arabami satip metrolarda surunecegim. yani yasam kalitem net sekilde dusecek" diyen biri icin. senin yasam kalitesi taniminla new york'un sundugu yasam kalitesi farkli seyler.
0
hot potato
(21.10.25)
yani sanirim genelde seattle'da kal denmis ama seattle'dan sikildim artik yeni bir sey bulamiyorum. yeni bir restoran deneyeyim diyorum yok, yeni bir etkinlik olsun diyorum yok. tek cazibesi arkadas cevrem. o guzel dogasini da kisin pek goremiyoruz. uzun vadeli seattle'da yasamayi pek istemiyorum acikcasi.

new york ciddi bir yasam tecrubesi saglayacak. yeni seyler gorup, yeni seyler deneyimleyecegim. bu biraz cazip geliyor. yani seattle'da kalirsam hayatim iyice monotonlasacak gibi. new york son bir heyecan olabilir 40'larda settle down olmadan once.

neyse bakacagiz artik bilemedim.
0
🌸antikadimag
(21.10.25)
iki sehire de cokca gittim, atlantik kiyisi le$ bence tek avantaji tr'ye yakin olmasi.
pasifik candir..
0
cooperr
(21.10.25)
8 yildir Amerikadayim ve ilk istanbul dan Houstona tasindik ve 4 yıl sonra kosa kosa New Yorka kaçtık. 4 yıl oldu New Yorktayiz ( daha dogrusu NJ de oturuyoruz ama NY 20 dk buradan )

eger hareketli yasam seviyorsaniz kesinlikle NY derim, yazin cidden parklar sokaklar mekanlar cok cok guzel oluyor. inanılmaz turk var zaten, arkadaşsız kalırım diye düşünmeyin. yüzlerce aktivite bar restoran etkinlik var, sehir zaten cok guzel, insanlar sıcak kanlı.

ama sehir hayati sevmem, ben sakinlik severim diyorsan hic yanaşma derim,
0
oscar
(21.10.25)
(7)

Ingiltereden ne isteyebilirim

ırene adler
Yakın arkadaşım İngiltereye gidecek. İsteklerimi sordu. Diş macunu, duckhead şemsiye, iyi bir cikolata vs dedim.Başka neler olabilir? Londraya gidecekler. Elektronik aletlere meraklıyım. Odam için neler bakabiliriz? Alexa mi istesem? Konsolum var
Yakın arkadaşım İngiltereye gidecek. İsteklerimi sordu. Diş macunu, duckhead şemsiye, iyi bir cikolata vs dedim.

Başka neler olabilir? Londraya gidecekler. Elektronik aletlere meraklıyım. Odam için neler bakabiliriz? Alexa mi istesem? Konsolum var
0
ırene adler
(17.10.25)
bütçen nedir bilmiyoruz ki. ben avrupadan dönerken viski getiriyorum. söyle arkadaşına jameson 18 year old getirsin bari. türkiyede yok. eşine dostuna şekil yaparsın.
0
yurtsuz john
(17.10.25)
walkers shortbread fingers; tereyağlı bisküvi. ben beğenmiştim baya. teknoloji ucuz değil diye biliyorum.
0
dedim ben sana
(17.10.25)
dr. martens bot
0
theseachange
(17.10.25)
elektronik aletin adaptoruyle ugrasacagima parasi neyse verip alirdim turkiye'den.

cadbury cikolatasi var britanyanin ama bence o kadar iyi degil. biskuvi tarzi atistirmaliklarda cesit cok. veya degisik cesitlerde siyah cay. veya bahsedildigi gibi viski veya cin.
0
hot potato
(17.10.25)
niche kahve öğütücü
www.nichecoffee.co.uk

veya güzel bir single malt viski
0
MtKrt
(17.10.25)
EU gibi kdv free olayı olmadığı (kalktığı) için elektronik anlamsız olur. Fakat bazı şeyler (özel hifi kulaklık olabilir, çeşitli giyim ürünleri olabilir) Türkiye'de gereksiz pahalı satıldığı için alınabilir ama öyle bir zevkin olsa bilirdin zaten.
0
nhk ni youkosu
(18.10.25)
Barbour mont isterim ben olsam. İngiltere’de Türkiye’den daha ucuz çünkü.
0
ezkaza
(18.10.25)
(6)

b2 düzeyinde ingilizcesi olan biri için ingilizce kitap/roman/hikaye önerisi

Bartebly
Yapabilir misiniz?Teşekkürler.
Yapabilir misiniz?

Teşekkürler.
0
Bartebly
(16.10.25)
Wizard of Oz serisini rahatça okursunuz. Kitapların hepsi Project Gutenberg'de public license ile mevcut.
0
akhenaten
(16.10.25)
harry potter kitapları. roald dahl'ın yazdığı kitaplar...
+1
dilemma of subscribtionability
(16.10.25)
www.enginyayinevi.com.tr
www.trendyol.com
bu tarz yayinlarin level 5-6'lari denenebilir. level 6 sular seller gibi gectigi zaman harry potter'a falan yonelilebilir.
+1
hot potato
(16.10.25)
otostopçunun galaksi rehberi
0
herzan
(16.10.25)
roald dahl +1 bize okulda onun kitaplari cok okutulurdu.

bir de James Howe diye bir yazar vardi, onun kitaplari iyidi diye hatirliyorum.
0
cooperr
(16.10.25)
1984, cesur yeni dünya, hayvan çiftliği, leviathan.
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(16.10.25)
(10)

Chatgpt ye neden milyonlarca kisi chatgbt diyo

abuzer
Hadi polis aski olanlari anladik, bugun bile sitede 7 kisinin gbt yazdini gordum
Hadi polis aski olanlari anladik, bugun bile sitede 7 kisinin gbt yazdini gordum
+2
abuzer
(15.10.25)
:D

lenova, blueray, mediamarket arasina bir de bu eklendi. sanirim gpt sesli soylendiginde p'yi b olarak algiliyorlar ve duzeltmeye firsatlari yok.
+1
arakaali
(15.10.25)
herkes'e neden baya kişi herkez diyorsa aynı sebep
+1
jelly bear
(15.10.25)
insan bildiği kelimeyi, tabiri kullanma eğiliminde oluyor.

ortada daha çok bilinen "gbt" diye bir şey var, bir de daha yeni çıkan chatgpt diye bir şey var.

adamın aklı orada daha çok kullanılan tabiri koyma eğilimine giriyor, chatgbt diyor.

mesela playstation'da "ghost of tsushima" diye bir oyun var. girip bakıyorsun ilgili gruplara, herkes "ghost of tsunami" yazmış. o hesap.
+1
kibritsuyu
(15.10.25)
bayağı'ya neden bayağı kişi baya diyorsa aynı sebep.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(15.10.25)
(bkz: yol yabdı)
0
lazpalle
(15.10.25)
Benim de gözüm kanıyor öyle kullananları görünce.

Aynı şeyi eskiden gprs'e (internet olan) gps diyenleri görünce de yaşıyordum.

Bizim de sınavımız bu be abu.
+1
chicha_v2
(15.10.25)
butun dunya instagram reel derken neden turkiye'de herkes "reels" diyorsa ayni sebepten.
0
hot potato
(15.10.25)
Konuşurken cipiti ile cibiti arası bir şey diyoruz. Hatta cibitiye daha yakın. Dil kolaya evrilir.

O yüzden gayri ihtiyari chatgbt oluyor. Bir de kimisi öyle görmüş öyle devam ediyor.
0
biseysorcaktim
(15.10.25)
Fonetik - fonolojiyle ilgili olabilir. Dil daha kolay hangisini söylüyorsa
0
pembediken
(15.10.25)
“şarj”a da şarz diyorlar :(
0
deartheodosia
(16.10.25)
(5)

İngilizce b1 seviyesi için tavsiye

perfectlysplendid
Yurtdışı yl için TOEFL 80-90 puan gerekiyor. İngilizce kurslarından pek verim alamadım bu ana kadar. Sizce ne yapılabilir?Konuşma ve yazmada gerideyim özellikle. Paramı boşa harcamak istemiyorum
Yurtdışı yl için TOEFL 80-90 puan gerekiyor. İngilizce kurslarından pek verim alamadım bu ana kadar. Sizce ne yapılabilir?

Konuşma ve yazmada gerideyim özellikle. Paramı boşa harcamak istemiyorum
0
perfectlysplendid
(08.10.25)
ücretsiz bi seçenek olarak duolingo'yu deneyebilirsin, kötü değil. almanca öğreniyorum ben oradan.

konuşma için open english

yazma için bilmiyorum :/
0
art cat chocolate
(08.10.25)
Kurs falan demode şeyler artık. Kimse kurstan bir şey öğrenmez.

Konuşma için önerilere ek: reddit de r/langauge_exchange subredditi var. Burada karşı tarafa sunabileceğiniz dili söylüyorsunuz, ve pratik yapmak istediğiniz dili. Offering Turkish Seeking English gibi. Sistem sizi ona göre eşleştiriyor. İlla bir şey offer etmenize de gerek yok sadece ingilizce pratiği yapmak istiyorum derseniz daha hızlı bulursunuz konuşacak kişi.

Yazma için, yazmaktan başka bir çaresi yok. Günlük mesela 300 kelimelik metin yazıp chatgptye feedback ver diyebilirsiniz. Ai’i hiç küçümsemeyin bu konularda harika iş çıkarıyor.

Metin yazmak için fikri de theessayarchive den bulabilirsiniz. Oradan hem inceleyebilir, hem de konu bulabilirsiniz

En olmadı chatgptye bana bir konu söyle essay yazayım deyin.

Ayrıca chatgpt nin mobil sürümünde sesli iletişim da harika. Nası konuşursanız konuşun her türlü anlıyor, ona da bakın.
0
substituent
(08.10.25)
Proficiency sınavları özel bir uzmanlık gerektiriyor. Dolayısıyla gündelik konuşmanın biraz ötesinde geçmeniz lazım.
Ben yoğun bir kurs artı preply kullanımını tavsiye ederim.
0
anon1m
(08.10.25)
Ben biraz gelenekselciyim. Sinava odakliysa bu konuda kendini kanitlamis bir kitabi detayli calismanizi oneririm. Teknolojik imkanlar cok fazla olsa da gunun sonunda hepsi sizin sahsi emeginiz olmadan ilerlemiyor. Bunun yaninda biraz daha sakin kafayla calismak icin destek saglayacak kaynaklar kullanilabilir. Hangisi hosunuza gidiyorsa.
0
mbond
(08.10.25)
konusma ve yazma icin toefl konusunda tecrubeli bir hocadan ozel ders alman lazim. duolingo'dan alacagin fayda tamamiyle sifir toefl icin. yazma, birisinin yazdigin metni okuyup soyle yanlis yazmissin, soyle yeniden yazmalisin falan gibi cok ciddi feedback vermedigi surece pek gelismez. yazmasi gelisen kisiler hep iyi okullarda hazirliga gittiler, universite boyunca ingilizce ders aldilar ve hocalar yazdiklari paperlarini dese dese ogrendiler. sonuc olarak hoca (online veya in-person) en verimli olacak yontem. kitap denmis de gene ayni kapiya cikiyor, kitap senin hatalarini duzeltmez.
0
hot potato
(08.10.25)
(7)

yatırım tavsiyeleri

Çuvaldızı
İyi pazarlar.Ekonomi okudum iktisat biliyorum fakat yeni yeni elimize para geçmeye başladı onu da enflasyon yiyor.5-10 yıl arası yatırım yapmak istiyorum, tavsiyeniz ne olur ?Teşekkürler.
İyi pazarlar.

Ekonomi okudum iktisat biliyorum fakat yeni yeni elimize para geçmeye başladı onu da enflasyon yiyor.


5-10 yıl arası yatırım yapmak istiyorum, tavsiyeniz ne olur ?

Teşekkürler.
0
Çuvaldızı
(21.09.25)
5-10 yıl sonra hala piyasayı domine edebilecek şirketleri düşüş dönemlerinde alırdım. diğer zamanlarda parayı faiz altın eft gibi yerlerde tutardım. diğer yandan artık dünya öyle bir dünya oldu ki yeni bir şirket diğerlerini silip süpürebiliyor veya otokratik rejimler bunların ayağını kaydırabiliyor. 10 yıl sonrasına projeksiyon tutmak gerçekten zor.

bir tane örnek yazayım. google haftalık 200 ortalama seviyesine düştüğü zamanlardan alım yapılmış olsaydı güzel bir kar elde edilirdi.
pandemi zamanı 55 dolar civarı
2022 sonları 90 dolar civarı
2025 nisan 145 dolar civarı

ortalama maliyet 97 civarı olurdu şu anda.

tabi her zaman bir ama vardır. geçmiş grafiğe bakarak konuşmak kolay. ya google'da işler kötü gitseydi ne olurdu? ya malımıza sahip çıkacağız moduna girecektik ya da en baştan belirlediğimiz zarar noktasında kol kesip çıkacaktık. işte burada yumurtaları birkaç sepete dağıtmanın önemi ortaya çıkıyor.
0
lazpalle
(21.09.25)
Paramı dörde böler, birine euro eurbondlarından, birine ALTINS1, birine gümüş ETF'i, birine de Amerikan borsa ETL'lerinden alırdım.

Bu arada boş durmaz, hazır alt yapım da varken finansal okuryazarlık öğrenir, ülke ve dünya siyaseti hakkında geleceği okuyabileceğim kadar bilgi sahibi olurdum. Bundan sonra da kar hedefleri ve zararkeslerle yatırımlarıma sürekli olarak yeni yönler verirdim.
0
Mirket
(21.09.25)
ben 5-10 yıl çok uzun bir süre ama kendi düşüncelerim.

Bir sepet yapmalı sepet içerisinde, trade ve uzun ve orta olarak ayrı bir çeşitlendirme olmalı

-Fed faiz indirimi bitene kadar, altın, gümüş ağırlıklı fizik. Bunun yanında karşılık etfler ile trade
-Dünyada savunma ve yapay zeka ve buna bağlı Blue Chip trendi var, bunlara yatırım yapan etf hisselere yatırım ve yine kısa vadede trade
-Bunun ile birlikte borsa istanbulda bu aralar güzel trade fırsatları var. Bunlardan gelen karları orta ve uzun vade beğenilen şirketlere eklenerek devam edilebilir.
0
Rao
(21.09.25)
Borsa bedava
Leasing ile ev alınabilir
Vadeli reel faiz veriyor hala.
0
gabe h coud
(21.09.25)
Fiziki altın
Fiziki döviz
Mevduat (faiz)

Burası Türkiye
0
HellKeePer
(22.09.25)
ayrıca ülke dışı yatırım ilginizi çekiyorsa berk dinçtürk takip etmenizi tavsiye ederim.
0
Rao
(22.09.25)
abi iktisat okuduysan anlaman, kavraman gereken iki sey stock ve bond. yani hisse senedi ve tahvil. en temel yatirim araci bunlar. bunlara nasil dogru sekilde yatirim yapacagini ogrenmen lazim.

"-Dünyada savunma ve yapay zeka ve buna bağlı Blue Chip trendi var, bunlara yatırım yapan etf hisselere yatırım ve yine kısa vadede trade"

Blue chip yanlis anlasilmis sanirim. Blue chip diye adlandirilan sirketler eski tip, global agirligi olan sirketler. walmart, mcdonalds, coca cola, caterpillar, home depot, boeing falan. chip diye bahsedilen sey poker fisi, yapay zeka trendiyle alakasi yok.
0
hot potato
(22.09.25)
(30)

Çevrenizde oyun oynayan yetişkinler var mı?

Gradient_tabanlı_mor
Benim çevremde pek yok. Duyunca şaşırdım. Çevrenizde oyun oynayan (günde 2 saat üstü) yetişkin, iş güç sahibi adamlar kadınlar var mı? Nasıl vakit bulunuyor ki.
Benim çevremde pek yok. Duyunca şaşırdım. Çevrenizde oyun oynayan (günde 2 saat üstü) yetişkin, iş güç sahibi adamlar kadınlar var mı? Nasıl vakit bulunuyor ki.
0
Gradient_tabanlı_mor
(18.09.25)
home office.

bir de herhangi bir seyi gercekten yapmak istiyorsan "zaman yok" diye bir sey yok. o zamani illa ki yaratiyorsun.
0
sonsuz
(18.09.25)
wc, servis, mola, yatak keyfi vs.

edit: sonsuz +1 istedikten sonra her şeye zaman var.
0
lazpalle
(18.09.25)
Ben varım, evet uzaktan çalışıyorum.
0
mirty
(18.09.25)
bu yetişkin kişi 1730'da işten çıksa, 1800'da evde olsa, 1930'a kadar soyunsa sökünse, yemek falan yese, 1930'dan sonra ne yapacak? 2300'da yatacak olsa önünde 3-4 saat vakit var. kızılcık şerbeti izlese zaten 2-3 saat sürüyor. dizi izlemek yerine oyun oynuyordur.
0
co2s2
(18.09.25)
Ben oynuyorum ama her gün değil. Hafta sonları 3-4 saat oynuyorum.
0
gnosis
(18.09.25)
Ben oynuyorum. Yapmak isteyince vakit bulunuyor. Valorant, fifa, aoe. Veterinerler ve iş sahibi patronlarla oynuyorum. Kafeye, puba gitmek gibi ama daha evcimeni.
0
Shepard
(18.09.25)
Evden çalışınca oynanıyor. İşim gereği kullandığım programda işlemler bazen uzun sürebiliyor. Yani benim dikkatimi vermemin gerekmediği arkaplan işlemleri olabiliyor. O sırada mobil oyunlara vakit ayırabiliyorum. Bilgisayardan oynamak için zaman çok az kalıyor. Pek oynayasım da olmuyor açıkçası. Olsa zaman bulurdum.
0
himmet dayi
(18.09.25)
Düzenli olarak ya da her gün 2+ saat olmasa da ben oynuyorum. Çevremde birçok kişi de kadın ve erkek oynuyor. Yarışma programları ya da dizi izlemek yerine oyun ile geçiriyoruz/geçiriyorlar o süreyi. Hatta arkadaşlar ile oynayunca sosyalleşmiş de oluyoruz. Herkesin dinlenme aktivitesi farklı.
0
nawar
(18.09.25)
Her gün düzenli oynamıyorum yani genelde oynadığım oyunlar hikayeli ve bir sonu olan oyunlar ve her bittiğinde hemen yenisine başlamıyorum ama sık sık oynuyorum günde 2 saatten de uzun olacak şekilde. Mobil oyunları da sayarsan hele ohoo oyun oynamayan yetişkin yok neredeyse.

Home office çalışmıyorum, doktorum. Saat 5 gibi evde oluyorum. Gece 1 gibi uyuyorum. 8 saat var yani arada. 1-2 saat nişanlımla telefonda konuşma desek, yemek falan da düşünce kalan yaklaşık 5 saatlik sürede full oyun oynadığım çok gün olmuştur. Bu süreyi telefonda ya da dizi izleyerek geçirdiğim günler de var. Ne yapıcam ki evde zaten tek başımayken. Arada da puzzle yapıyorum işte. Bu kadar şok olmanızı anlayamadım oyun oynayan yetişkin nasıl olur diyerek. Oyun denince aklınıza ne geliyor öncelikle onu merak ettim?
0
nundu
(18.09.25)
40 yaşındayım oynuyorum çocuğum ailem olsa yine oynardım çevremde de oynayanlar var keşke daha fazla vakit bulsam da daha fazla oynasam. Sabahlasam, oyun için yıllık izne çıksam falan ama sosyal hayal ve iş maalesef izin vermiyor. Yaşlanınca kafam basarsa tüm yaşlılığımı birkaç saat oyun deniz ve doğa ile geçirmek isterim
0
croswell
(18.09.25)
denildigi gibi bu durum onlar icin bir rahatlama yolu. yani kimi insan dizi izler, film izler, kitap okur, muzik dinler, spora gider, bir seyler yapan yani, onlar da oyun oynuyor.
0
Sour
(18.09.25)
Yani bunun için ayrıca zaman ayırmak mi gerekiyor gibi bakiyorsunuz siz, onu tam anlayamadım. Benim tanıdığım ortalama insanlar evli olsun çoluk cocuklu olsun bekar olsun, mesai bitimi eve geçip yemek vs faslını bitirince, çoğunlukla oturup televizyon, dizi, film vs izliyor. Onun yerine oyun koyunca aynı şey işte.
0
encokbenisevinnolur
(18.09.25)
Ben çocukluk ve ergenlikte bilgisayar oyunları hep oynadım, benim için çok normal bir şeydi. İşe başlayınca etrafımdaki profil hiç böyle olmayınca "artık oynanmamalı mı" gibi bir algı oluşmuştu bende, garipserler diye bahsetmiyorum bile. Sonra birgün iş değişikliği yaptım, ekibindeki hemen herkes oyun oynuyor. Yani tamamen çevre profili ile ilgili bir olay. Ben geceleri oynuyorum, 12 sonrası 2 ye kadar falan. Çalışma şeklim hibrit. Ofise gittiğim günler bazen oynuyor bazen oynamıyorum uyku durumuma göre. Oyun oynamayı seviyorum, bu dünyadan kopma hissi çok iyi. Bir arkadaşım var gece full oyun oynuyor, gündüz mesai, mesai sonrası gece 12'ye kadar uyuyor. Sonra yine devam ediyor :D Bazıları için tutku.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(18.09.25)
var, kitap okumak veya film-dizi izlemek gibi bir eğlence aracı bu da.
0
unalub
(18.09.25)
Çevremde de var. Ben de varım. ha ben çalışmıyorum şu an ama çalışan arkadaşlarım da oynuyor sürekli.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(18.09.25)
var tabi. ne demek nasıl vakit bulunuyor? e o zaman yetişkin, iş güç sahibi insanlar film, dizi de seyretmesin. spor da yapmasın. hatta hiç bir şey yapmasın. nasıl vakit bulunur ki
0
benarrivo
(18.09.25)
yetişkinlerin çoğu günde 2 saatten fazla TV yayını izliyor. neden vakit bulunamasın ki?
0
loch ness
(18.09.25)
Ben varim. Cocuklugumdan beri gamer'im. Ama yas ilerledikce ve son zamanlarda azaldi. Bazen oyun oynamaya uzun aralar da veriyorum. Sonra tekrar donuyorum vs.
+1
ermanen
(18.09.25)
kendim varım

ekimde 34

düzenli olarak forza horizon 5 ve gran turismo 7 oynuyorum.

2 direksiyon setim, simülatör koltuğum, ps5 ve xbox series s'im var.

bekarım.

zaman buluyorum.

home office.
0
rain when i die
(18.09.25)
evden çalışıyorum ama mesai saatlerinde oynamıyorum. dışarı çıkmaya film vs izlemeye nasıl vakit ayırabiliyorsa yetişkinler, buna da ayrılabilir sonuçta. eşim de oynuyor.
0
nolmus yani
(18.09.25)
Benim var. Butun islerini karisi goruyor, annesi gibi.
0
hot potato
(18.09.25)
Benim çevremde hiç yok ama benim çevrem geniş değil, ondan olabilir.
0
sekizdokuzon
(18.09.25)
40 yaşına yaklaşmış arkadaşımın oyun bilgisayarı var. Haftasonu bazen tüm gün oyun günü ilan ediyor. Hergün oynamıyor ama oynuyor.
0
1917
(18.09.25)
var, e herkes akşam 2-3 saat tv, dizi veya film izliyor yav? Bunu yapmayıp oyun oynadıklarını düşün işte. Kimi de instagram twitter vb.nde vakit geçiriyor. Tercih insanların.
0
nhk ni youkosu
(18.09.25)
benim bu. şu ara işsiz ve sıkıntılıyım. kadınım. emekli dayılar gibi telefondan 3-4 sat okey oynuyorum. playstation alırsam araba yarışı ve dövüş oynamayı planlıyorum.
0
cccbehzatccc
(18.09.25)
düzenli olmasa da ben de oynuyorum. şirkette yaş ortalaması 40 olan ekibimde de hemen herkes oynuyor. hatta daha bugün borderlands 4 muhabbeti döndü toplantıda.
0
sir gawain
(19.09.25)
var tabi, bu da bir hobi en nihayetinde. çevrende dizi izleyen yetişkin var mı? aynı şey, oyunları da interaktif dizi gibi düşünebilirsin.
0
robokot
(19.09.25)
benim çevremde de çoğu kişi oynuyor.
eşim ve kardeşim, tanıdığım erkekler oynuyor.

ben de sims 4, sims medieval falan oynuyorum

tabletten de batak,king,çanak oynuyorum
0
Hallegadola
(19.09.25)
benim yok ama arada arkadasla pes atiyoruz. aslinda beraber oynayinca cok keyifli de tek basima acip oyun oynamayali 8-10 sene olmustur.
0
bohr atom modeli
(19.09.25)
Ben. Disco Elysium diye bir oyun oynuyorum son bir haftadır mesela günde en az 2 saat, bazen 3-4. İşten sonra eve gelip oynuyorum akşam olana kadar işte, sonra uyuyorum vs.
0
vedatchilipeppers
(19.09.25)
(15)

Lounge Kullaniyor musunuz? (Havalimanı)

isiaha
Bugun sohbet arasinda gecti. 3-4 saat oncesinden havalimanina giderek lounge'da kitap okuyorum dedi bir arkadas. Bana cok samimi gelmedi acikcasi Is agini gelistirmek ve genisletmek icin tamam anlarim ama herkesin kendi tercihi en nihayetinde. Siz hangi amacla kullaniyorsunuz? Uzun aktarma surelerin
Bugun sohbet arasinda gecti. 3-4 saat oncesinden havalimanina giderek lounge'da kitap okuyorum dedi bir arkadas. Bana cok samimi gelmedi acikcasi Is agini gelistirmek ve genisletmek icin tamam anlarim ama herkesin kendi tercihi en nihayetinde. Siz hangi amacla kullaniyorsunuz? Uzun aktarma surelerinde cok iyi qma onun harici ne acidan yararlaniyorsunuz?
0
isiaha
(15.09.25)
Istanbul havalimanından uçacaksam, yolda bir aksilik çıkar veya güvenlik girişi kalabalık olursa diye genelde erkenden alana gidiyorum. Erken gidince de Thy lounge’a girip birşeyle yiyip içmek iyi geliyor.

Yurtdışından dönerken de vaktim varsa lounge kullanırım.

Para verip kullanmam ama. Ücretsiz olduğu için kullanıyorum.
0
kaptan memo
(15.09.25)
Bir ara ücretsiz lounge giriş hakkım vardı. Pide yemek için kullanıyordum dürüst olmak gerekirse:d gerçekten çok güzel çıtır çıtırdı
0
kullanicadi
(15.09.25)
kaptan dediği gibi zaten bunu sağlayan şirketler oluyor çoğunun da bu şekilde olduğunu sanıyorum
0
ala09
(15.09.25)
parasini verip girmek asiri kazik. su an ucretsiz giris yapma hakki saglayan bir kartim yok, o yuzden kullanmiyorum. is agi gelistirme kismi da cok garip geldi, rasgele birilerine yaklasip sizinle nasil calisabilirsiz diyen insanlar mi var? neyse ben o grupta degilim.

dis hatlar icin 92 euro + %20 (sanirim) kdv diyor IST IGA lounge. yuh, o parayla neler yapilir. sirket falan odemedikten sonra hayir.
0
hot potato
(15.09.25)
ya geçen lazım oldu (uçak 3 saat rötar yaptı ve zaten normal saatten de 3 saat önce havalimanına gitmiştik) fakat Londra Gatwick'te saçma şekilde lounge 20:00'da kapanıyormuş ahaha. Giremedim o yüzden.

İstanbulda lazım olsa ve 30 pounda falan giriliyorsa girerim. Zaten oturup bişey yiyip içsem aynı paraya gelir. (not: Şimdi Revolut'tan baktım iga lounge 33 pound çıktı)

edit: oha bi dk, IST IGA 92 euro + kdv ise Revolut nasıl o kadar ucuza veriyor ki? Üst paket vs. de değilim onlara bedava bile veriyor ama düz üyeye bile indirimli belki de hmm
0
nhk ni youkosu
(15.09.25)
@nhk www.igapass.com su sayfada gordum fiyati. kisisel olarak bir tecrubem yok. revolut uzerinden daha ucuzsa hesap acalim :D
0
hot potato
(15.09.25)
lounge'lara ucretsiz giris hakkim varsa kesin giderim, ama parasini vererek muhtemelen sadece 2-3 kere, sabiha gokcen'de giris 30TL fln iken girmistim.Parasini verecek olsam simdi 30 dolar'a kadar fln ok de fazlasini vermem.

Girme sepeblerim olarak:

mesaimin bir kismi havaalaninda gececekse (orn: oglen 2'de ucagim var ama yarim gun calismis olmak istiyorum) o zaman daha erken gidip takiliyourm.

yemek yemediysem ve ucakta yemeyeceksem yine gidip orda biseyler tirtiklamayi tercih ediyorum.

uzun aktarma varsa yine gidip biseyler yemek, dinlenmek, daha temiz tuvaletlerde elimi yuzumu yikamak icin kullaniyorum. henuz duslara girmedim.

sabah 6daki uzun ucus oncesi gece 11de gitmisligim var (bunda beni havalanina birakacaklardi her turlu illa ki, gece 3te uykularindan olmasinlar diye erken gitmeyi ben teklif etmistim).

network kurmak amacli lounge'da takilmak hic aklima gelmezdi ama. hic oyle bir iletisimim de olmadi.
0
taurina
(15.09.25)
Şimdiye kadar sadece 1 kere kullandım o da turkcell'in indirimi miydi hediyesi miydi neydi. Onun haricinde kullanmam gereken bir bekleme sürem de olmadı zaten.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(15.09.25)
çok uçuş yaptığım dönemde thy'nin elite kartı vardı ve ücretsiz girebiliyordum. Fırsat bulduğum her havalimanında direkt oraya giriyordum. hem daha konforlu hem havalimanına göre ücretsiz yeme içme vs imkanları mevcut.
0
ucurulmamak umidiyle
(15.09.25)
sabah erken uçuşlar hariç sabihadan hep kullanıyorum, çünkü uygun ve uyumak yeme içme için gayet iyi. ama kalite olarak istanbulla karşılaştırılamaz.

istanbulda bir kaç kez kullandım, epeydir istanbul'dan uçuş gerçekleştirmiyorum.
0
a darkness coming
(16.09.25)
İç hatlarda "cip" her zaman. 20-30 dk'lık işi bir dakikaya indiriyor. Dış hatlarda da her zaman. Çünkü tedbiren erken gelmek gerekiyor.

Sebeplerim:
64.media.tumblr.com
karikaturistan.wordpress.com

Edit: Siz para mı veriyorsunuz?
0
yadigar
(16.09.25)
lounge’da network mü?

babamla giderken kullanabiliyorum ama tek kullanmıyorum çünkü hakkım olmuyor ve eğer 6-7 saat öncesinde havaalanında olmayacaksam asla para ödemem. geçtiğimiz ay ücretsiz lounge hakkı tanınmıştı istanbul havaalanında ama hep gittiğimiz thy lounge’ı değildi, aşırı kötüydü mesela.
0
deartheodosia
(16.09.25)
Ücretsiz kullanım hakkım olduğunda kullanıyorum, açıkçası her seferinde de para veriyor olsam değmezdi düşüncesi oluyor ama geçirmem gereken uzun saatler olsa ve havaalanında bir şeyler yemek zorunda olsam satın almayı düşünebilirim, normal alanlara göre daha sakin ve daha ekonomik olur, ben hep uçuş öncesi 1-2 saat için kullandım şimdiye kadar.
0
(16.09.25)
Ben cay kahve adamiyim. Ucus oncesi acik bufe, IPad' de kitap okumak veya oyun oynamak guzel oluyor.
0
trixi
(16.09.25)
lounge kullanımı benim için tek başına bir şey ifade etmiyor. para vererek zaten lounge'a girmem, bir yerden ücretsiz hakkım olması lazım. bence asıl olay, Fast Track .. yani sıra beklemeden şakır şakır tüm güvenlik kontrollerinden, pasaporttan vs'den geçme olayı. gerisi boş.
0
co2s2
(16.09.25)
(6)

Robot süpürge kullanışlı mı? Dyson süpürge var ama bazen zaman olmuyor?

sonhakan
Cevap olumlu ise fiyat performans en iyi hangisi
Cevap olumlu ise fiyat performans en iyi hangisi
0
sonhakan
(12.09.25)
evet. roborock
0
buenosdias
(12.09.25)
robot supurge ev genisse ve fazla esya kalabaligi yoksa kullanisli bence

dyson "bazen olmuyor" derken olmayan kismi ne? cekisi mi az? benim icin dyson tarzi bir supurgenin avantaji a) hafif ve kucuk olmasi b) supurge basliginin rahat ve manevra icin esnek olmasi. 3-4 dakikada hizlica supuruyorsun. pratik olunca supurmek gozunde buyumuyor.
0
hot potato
(12.09.25)
@hot potato

Bazen zaman olmuyor demiş. Bazen insanın yapacak hali de olmuyor. Bazen evde kullanacak insan olmuyor herkesin bişeyi oluyor.

Robot süpürgeye 3 kedili bir ev olarak ben de dadansam mı diye merak ediyordum, soru iyi oldu.
0
muhayyer divan
(12.09.25)
hem dyson hem robot hem de kedi var:)
dyson'i hemen hemen hergun kullaniyorum.
robot eski model, ince, demir sehpa ayaklarindan atlayamiyor, surekli bir seylere takilan modellerden ama yatak odasina saliyorum yatagin alti icin ozellikle, mutfaktayken takilacak pek birseylerin olmadigi odaya saliyorum, mutluyum. yeni modele gecsem mi diye dusunuyorum acikcasi.

yani demem o ki yeni modelleri guzel. alinir
0
65 derece
(12.09.25)
ıslak kuru robotum var günlük çalışıyor çünkü kedi köpek var fakat aletin kendi temizliği de çok önemli. onunla uğraşmaya üşenirsen hiç alma, bir pislendi mi temizlenmeden iflah olmuyor.
0
neira
(12.09.25)
şimdiki aklım olsaydı roborock'un istasyonlusunu alırdım. zira robotun kendisiniz temizlemek de dert olmaya başlıyor bir süre sonra. halbuki basit aslında ama insanın eli gitmiyor. diğer türlü 2 günde bir çalıştırırdım. işini güzel yapıyor, o açıdan çok memnunum.
0
motosiklet burclu adam
(12.09.25)
(8)

Transit Vizeli Uçuşlar

panda yuva yapmis sogut dalina
Transit vizeli uçuşlarda pasaport kontrolüne giriyor muyuz?"Türk vatandaşları, giriş terminalini değiştirmemek, pasaport kontrolünden geçmemek ve ülkede 24 saatten fazla kalmamak koşuluyla..." Hiç tecrübem olmadığından soruyorum.
Transit vizeli uçuşlarda pasaport kontrolüne giriyor muyuz?

"Türk vatandaşları, giriş terminalini değiştirmemek, pasaport kontrolünden geçmemek ve ülkede 24 saatten fazla kalmamak koşuluyla..."

Hiç tecrübem olmadığından soruyorum.
0
panda yuva yapmis sogut dalina
(10.09.25)
saçma ama havalimanından havalimanına değişiyor diye biliyorum. hangi havalimanındaysa orası özelinde araştırmanız lazım.
0
gitdaddy
(10.09.25)
net rota ve havalimanı söylemeniz lazım.

kimi havalimanında terminaller arası metroyla gidiliyor, kimisi gece kapanıyor vs.vs.
0
brkylmz
(10.09.25)
3-4 saat kolombiya'da kaldim, oradan aktarmali ucusla peru'ye gectim.

tekrardan xray cihazindan gectim ama pasaport kontrolü sifir. ne kolombiya'ya girerken ne de cikarken oldu.
0
sonsuz
(10.09.25)
benim tecrubeme gore de havalimanından havalimanına değişiyor. dublin ve frankfurt'ta herhangi bir pasaporttan gecmedim aktarma sirasinda (hatta frankfurtta xrayden bile gecmedim) ama londra'da pasaporttan gecmemek gibi bir secenek yoktu geldigim ve gittigim yerden bagimsiz olarak.
0
hot potato
(10.09.25)
Chengdu Tianfu Havalimanında 12 saat civarı bir bekleme sürem olacak. Vietnam-Çin(transit) Türkiye gibi

Havalimanı Beijing Capital de olabilir(Transit süresi daha az) buranın kodu sanırım PEK
0
🌸panda yuva yapmis sogut dalina
(10.09.25)
çok yaptım; havaalanından çıkmadığınız sürece gerekmiyor. çoğu kişi böyle seyahat ediyor zaten.
0
deartheodosia
(11.09.25)
"havaalanından çıkmadığınız sürece gerekmiyor" genellemesi kesinlikle yanlis.
0
hot potato
(12.09.25)
UK'de her sekilde geciyorsunuz. Istanbul Havalimaninda gecmiyorsunuz mesela.
0
alice in potatoland
(12.09.25)
(13)

yurtdışına taşınmış kimseler

alice in potatoland
Mesleğiniz nedir?Şu an ne iş yapıyorsunuz?Büyük bir firmada mı yoksa ufak bir büroda mı çalışıyorsunuz?Okuyorsanız, eş zamanlı çalışıyor musunuz?Ve ne okuyorsunuz?Çok soru oldu farkındayım ama biraz bizim duyurucuların neler yaptığını, eğitimli kesimin nasıl gittiğini ve gidince kendi mesleklerini y
Mesleğiniz nedir?
Şu an ne iş yapıyorsunuz?
Büyük bir firmada mı yoksa ufak bir büroda mı çalışıyorsunuz?
Okuyorsanız, eş zamanlı çalışıyor musunuz?
Ve ne okuyorsunuz?

Çok soru oldu farkındayım ama biraz bizim duyurucuların neler yaptığını, eğitimli kesimin nasıl gittiğini ve gidince kendi mesleklerini yapıp yapamadıklarını çözmeye çalışıyorum.
0
alice in potatoland
(08.09.25)
ben ilk geldigimde tam zamanli calisiyordum. daha sonra mastera basladim. su an bitirmek üzereyim. tekrar tam zamanli calismaya gececegim.

finans uzmani galiba meslegimin adi. financial controller/analyst rollerinde calistim.
dil bilerek geldim ben. finansta dil cok önemli.
0
sonsuz
(08.09.25)
Meslek: Endüstri Mühendisi
Yaptığım İş: Maliyet ve Değer Mühendisliği
Firma: Avrupa'nın en büyüklerinden biri.
Okul: Okumuyom ben ya!
0
himmet dayi
(08.09.25)
makine muhendisligi okudum, hatta yuksek lisansini da yapip tez asamasinda biraktim. ama hic makine muhendisligi yapmadim.

savunma sanayiinde proje yonetiminde calistiktan sonra amerika'ya mba icin geldim. amerika'da buyuk bir firmada proje yoneticisi olarak calisiyorum. su meshur olanlardan birinde.
0
antikadimag
(08.09.25)
F1 öğrenci vizesiyle grubhub yapmak enfes bir olaymış. Şimdi millet bunları ciddiye alıp bende yapacağım diye oradan buradan girer ülkelere. Türklerin son 4-5 senedir sınırdan girip öğrenci vizesiyle girip abd oturumu olan kişilerden hesap kiralayarak yaptıkları bir olay bu. Bu yüzden ABD karıştı ve hakkıyla göç etmek isteyen nitelikli kişiler ülkeden ayrılmak zorunda kalıyorlar. Bu yapılan Türkiye'nin overstay oranını yükselterek vize almayı zorlaştıran saçma bir davranış. Bu yüzden yakında zamanda abd ye girişte 10-15 bin USD bond (rehin para) isteyecekler vize için.
0
michael harddd
(08.09.25)
Turkiye'nin iyi 3-4 universitesinden birinde isletme okudum ve kamu yonetimi yandali yaptim.
Kanada'ya 10+ sene once yuksek lisans ogrencisi olarak geldim. Yukaridakilere benzer bir alanda okudum. Burada yuksek lisans yapmak gerek gocmenlik gerekse network isini cok rahatlastirdi.
Epey buyuk bir firmada calisiyorum altyapi uzerine su an.
0
hot potato
(08.09.25)
Bilgisayar öğretmenliği mezunuyum.
Application Specialist diye geçiyor ama yazılımcılık gibi bir iş.
Büyük bir firma, ama bir sürü irili ufaklı firmadan oluşuyor. Şirketin çalışanlarının %99'unun ne yaptığı hakkında fikrim yok.
Okumuyorum.

Eğitimli kesim olarak kendi çabamla iş bulup gelmedim, bu anlamda tam sizin hedef kitle değil. Eş durumundan.
0
mbond
(08.09.25)
insaat muh., okul islerini birakali 15 sene oldu.
kucuk bir start-up da calisiyorum, part time denebilir, haftada 25 saat kadar.
arta kalan zamanda emlak/flip isleri yapmaya calisiyorum, zira muhendislikten sikildim.
becerebilirsem full-time emlak isine gececem.
0
cooperr
(08.09.25)
ben "ye kurkum ye" yaklasimini kullandim, ve turkiye'de yaptigim is ile ayni isi yapiyorum.

Meslek: turkiye'de iken muhasebe denetimi yapiyordum, big 4 sirketlerden birisinde. global sirketin tr merkezinden sirket araciligi ile abd'ye geldim.

su an: bir adet S&P100 sirketinde finans direktoru olarak calisiyorum, daha cok teknik memolar vb yaziyoruz, finansal raporlama yapiyoruz.

buyuk/kucuk firma: buyuk firma (2024 geliri 120 milyar dolardan fazla), "ye kurkum ye" deyisim buradan geliyor, hep buyuk firmalarda kalmaya gayret ettim, abd'ye geldikten sonra da daima fortune 500 sirketlerinde calistim ki yarin obur gun "bu yabanci" diyerek eleyemesinler, "bu kadar buyuk yerde calismis bir mulakat yapalim bari" desinler diye.

okul: marmara isletme ama bitireli cok oldu.
0
adrianapole
(08.09.25)
frontend yazılımcıyım. büyük ölçekli bir firmada full-time remote çalışıyorum. ama asıl eşimin işi dolayısıyla geldik. ben sonradan iş buldum.
0
sir gawain
(08.09.25)
telekomünikasyon mühendisiyim (itü). türkiye’de telekom şirketlerine yazılım satan bir şirkette çalışıyordum (operatör değil), yazılımın hem arka plan mühendislik/tasarımında hem de müşteriye kurulumunda çalıştım, dünyanın her yerinden çeşit çeşit operatörle muhattap oldum.

kanadaya işi gücü bırakıp göçmen olarak geldim, sonra 3 büyük operatörden birinde şebeke tasarımında çalışmaya başladım. şimdi şebeke planlama ve optimizasyonu için yapay zeka modelleri geliştiriyorum. türkiyede mezun olalı 11 sene olmuş, okumadım sonra.
0
taurina
(09.09.25)
makina mühendisiyim
1. seviye teknik destek
uluslararası bir otomobil firmasının taşeronunun taşeronuyum, şirket yine kağıt üstünde uluslararası
home office çalışıyorum
okumuyorum
belki mba yaparım
nasıl gittim? operasyonlar arası tayin oldum.
türkiye'de de aynı işi yapıyordum.
uzun dönem oturum alınca ve daha iyi iş bulursam değiştirmeyi düşünüyorum.
çünkü bu paraya o iş yapılmıyor.
0
rain when i die
(09.09.25)
yazilim, buyuk.
0
lemmiwinks
(09.09.25)
IT alanindayim 7 yildir yurtdisinda yasiyorum.
Buyuk sirket. Tr’de de bu sirketteydim.
0
kaputt
(09.09.25)
(10)

10 gün türkiye, avrupa, asya harici bir yere gitmek isterseniz...

OgutucuRecep
nereye gitmek isterdiniz? böyle tatil deniz, güneş vs ? mesela brezilya vs gibi.var mı bir hayaliniz, planınız?
nereye gitmek isterdiniz? böyle tatil deniz, güneş vs ? mesela brezilya vs gibi.

var mı bir hayaliniz, planınız?
0
OgutucuRecep
(07.09.25)
malezya tarafları
0
gurur
(07.09.25)
Güney Afrika
0
sekizdokuzon
(07.09.25)
meksika, küba, karabikler
0
sonsuz
(07.09.25)
madagaskar
hawaii
peru
küba
0
sir gawain
(07.09.25)
Zanzibar
0
hakmut
(07.09.25)
Meksika
0
euteamo
(08.09.25)
Miami
0
kumandanim
(08.09.25)
Afrika'da büyük göç turu çok iyi olurdu.
0
auroraaurora
(08.09.25)
mexico city
0
hot potato
(08.09.25)
Maldivler olabilir. Mauritius ve Seyşel adaları da olabilir.

Karayiplerde Honduras'ın muhteşem plajları var. Meksika da benzer şekilde ama doğru zamanda gitmek lazım. Bahamalar da olabilir. Miami veya Orlando'dan gemiye binip oralara açılmak vardı şimdi.
0
Lethe
(08.09.25)
(8)

Gaziantep

pislick0
Antep'de en iyi baklava alınacak yer imam çağdaş mı yoksa koçak mıdır
Antep'de en iyi baklava alınacak yer imam çağdaş mı yoksa koçak mıdır
0
pislick0
(03.09.25)
koçak
0
bravoteam
(03.09.25)
koçak kesinlikle.
0
mor oje
(03.09.25)
Ikisi de cok iyi
0
narod
(03.09.25)
Abdülkadir Behçet cadeesinde olan koçak'a gidiyorum, hepsi aynıdır heralde
0
🌸pislick0
(03.09.25)
İkiside iyidir
0
basond
(03.09.25)
3. Alternatif isterseniz Çelebioğulları
0
isiaha
(03.09.25)
Zeki Inal
0
hot potato
(03.09.25)
Koçak'tan aldım , çok başarılı, teşekkürler
0
🌸pislick0
(03.09.25)
(9)

All in one for men

kartonpiyer
Arkadaslar soyle bir urun fikrim var:- Sampuan- Dus jeli- Dis macunu- Arac sampuani- Gicirdayan yerlerdeki gicirtiyi giderici (Kapi mentesesi, aractaki trim sesleri filan)- Tiras kopuguBu sekil 6 in 1 bi urun olsa alir miydiniz? Boyle jel kivaminda, guzel kalici erkeksi bir kokuya sahip bir urun.Bu
Arkadaslar soyle bir urun fikrim var:
- Sampuan
- Dus jeli
- Dis macunu
- Arac sampuani
- Gicirdayan yerlerdeki gicirtiyi giderici (Kapi mentesesi, aractaki trim sesleri filan)
- Tiras kopugu

Bu sekil 6 in 1 bi urun olsa alir miydiniz? Boyle jel kivaminda, guzel kalici erkeksi bir kokuya sahip bir urun.
Buna baska ne ekleyebilirim?
0
kartonpiyer
(12.08.25)
3ü bi arada olunca bile dermatolojik olarak uygun olmuyor. saçı kurutuyor mesela ya da alerji yapıyor vs. böyle bir şey mümkün değil alınsa da meraktan 1 kere alınır uygun olmadığı anlaşılınca bi daha alınmaz.
0
matilda
(12.08.25)
gicirdayan kapi mentesesinin axe gibi old spice gibi kokmasini istemedigim icin almam.
0
hot potato
(12.08.25)
bay b
(12.08.25)
almam herşeyi yapan birşey genelde vasat performans gösteriyor.

diş macununda çok seçiciyim çünkü direkt ağız mukozasından fırçalama esnasında oluşan mikro çatlaklardan emiliyor. diş macunum kumlu hafif aşındırıcı kıvamda olsun isterim.

araç şampuanı fikri de pahalıya gelir. yani isteyen arabasını dalin ile yıkasın ama insan cildi ve insan yağları üzerine üretilmiş bir ürün aracın balata tozunu, kaportadaki farklı yağları o kadar güçlü çözemez.
0
orpheus
(12.08.25)
@hot potato menteseyi niye kokluyosun arkadas :)))

Yani urunun ozelliginde mentese gicirtisi giderme opsionu var ama hani istersen sen o is icin kullanmayabilirsin.

@bay b nin gonderdigi gorsel sebebiyle urune 2 yeni ozellikle ekleyelim
- bulasik deterjani
- hali sampuani

oldu 8 in 1

hatta
- wc, lavabo temizleyicisi (cok pis degilse)

9 in 1 yeter bence. Daha fazlasi abarti olur gibi geldi.
0
🌸kartonpiyer
(12.08.25)
Kayganlastirici da yap 10 in 1 olsun.
0
logisticsmanager
(12.08.25)
Neyi kayganlastiracagina bagli tabi ama kopurmesi sikinti olabilir.

Yani tabi milleti zaptu rapt altina alacak degiliz isteyen istedigi alanda degerlendirebilir mamulu. Fakat ambalaja bu ozelligi yazmayi planlamiyorum.
0
🌸kartonpiyer
(12.08.25)
"Gicirdayan yerlerdeki gicirtiyi giderici" bu kayganlaştırıcı değil mi zaten? Köpürme problemi buradan başlıyor.
0
peki madem
(12.08.25)
@peki madem evet kuru yerlerde kullanima uygun olacagindan kopurmez o durumda aslinda ne diyecegimi bilemedim. galiba o ozelligi kaldiracagim en cok ona itiraz geldi.

8 in 1 e dusurdum
0
🌸kartonpiyer
(12.08.25)
(3)

pegasus sıvı limiti

der meister
kabin bagajında olmayıp check-in'de verilmesi kaydıyla sıvılar için bir limit var mı acaba? kabin bagajı için detaylı açıklamalar var ama diğer türlü emin olamadım. kardeşim için soruyorum. geldi buradan bi ton jel, krem, parfüm vs. aldı da kaç gündür gözüne uyku girmiyor bunları götürebilecek miyim
kabin bagajında olmayıp check-in'de verilmesi kaydıyla sıvılar için bir limit var mı acaba? kabin bagajı için detaylı açıklamalar var ama diğer türlü emin olamadım. kardeşim için soruyorum. geldi buradan bi ton jel, krem, parfüm vs. aldı da kaç gündür gözüne uyku girmiyor bunları götürebilecek miyim diye.

benim bildiğim, toplam kilo limitini aşmadığı sürece bagajda bu tür sıvılarda kısıt yok. doğru mudur? yanımıza alacaksak 100ml sınırı var sadece?
0
der meister
(11.08.25)
Uçak altında limit olmaması lazım.

cdnp.flypgs.com

www.flypgs.com

www.flypgs.com
0
orient blue
(11.08.25)
Kacakcilik yapiyor gibi gozukmedigi surece sorun yok. Bir de lutfen almayi biraksin oyle seyler. Tahmin ettigin kadar cabuk kullanilmiyor, insankin zevki degisiyor, bos yere yer kapliyor vs. Dolabimda hala 2020'den kalma dus jeli, stick deodorant falan var. Bunaldim.
0
hot potato
(11.08.25)
uçak altı bagajda sıvı limiti yok. gümrük açısından bakarsanız bi kozmetik limiti var ama bakmazlar muhtemelen.
0
elorelia
(12.08.25)
(9)

Yutuberlıkta iyi para var mı?

runaway
Bu işe özenmeye başladım. Önceleri nefret ediyordum ama şimdi yapmak istiyorum. Fazla populer olmayan youtuberlar anlamlı kazançlar elde edebiliyorlar mı?
Bu işe özenmeye başladım. Önceleri nefret ediyordum ama şimdi yapmak istiyorum. Fazla populer olmayan youtuberlar anlamlı kazançlar elde edebiliyorlar mı?
0
runaway
(10.08.25)
Kolay değil onu söyleyeyim. Ama işi güzel yaparsan kazanmama şansın yok
0
olaylar olaylar
(10.08.25)
Parayı sponsor bulursan kazanırsın yoksa milyon izlensen çerez paran çıkar.
0
luluki
(10.08.25)
gecen bi short izledim. bu ibrahim tilaver diye bir eleman var, kendisi YouTube stüdyosunu acip gösterdi. 4.5 milyon izlenen viodesuna 195.000 tl odeme yapilmis, ki 4.5 milyon izlenmek cok cok cok zor,
0
oscar
(10.08.25)
En çok izlenen ilk 3-5 bin Türk youtuber arasında
değilsen izlenmeden kazanacağın para asgari ücretten az olur diye düşünüyorum.
Yanlışsam biri düzeltsin. Kaynağım yok.
0
michael_knight
(10.08.25)
potsdamer
(10.08.25)
Bosver Kim ne demis. Bu islerde istikrar onemli gerisi bos

Her Malin alicisi var
0
topkapiaksaray
(10.08.25)
hangi ülkeden izlendiğin önemli diye biliyorum. yani abd gibi belli ülkelerdeyse kitlen, daha çok kazanıyorsun. türkiye'den anlamlı bir kazanç zordur. niş bir alandaysan, rakibin nispeten azsa ve reklam alabilecek seviyeye gelirsen kazanabilirsin. ama izlenmeden değil, reklamdan kazanırsın yani.
0
nathanieltroy
(10.08.25)
youtube'dan gelen gelir olarak, izleyiciler Türkiyedense 1000 izlenmeye 50 cent falan gelir tahminen ne kanalı olup ne reklamı geldiğine göre de değişebilir. Dedikleri gibi İngilizce konuşan dünyadan izlenirsen bu 5-15 dolarlar arasına çıkabiliyor.

Esas olay sponsorluk ve inceleme ürünü gibi şeyler. Fakat Türkiye bunu da kısıtladı mesela benim İngilizce video yaptığım bi kanalım vardı, daha 1000 takipçi olmuşken videolar ancak 5-6 bin izleniyorken bi hafıza kartı markası ürün göndermek istedi ama kabul edemedim. Çünkü kartın fiyatı 200 euro civarıydı ve gümrükten geçmeyecekti... (merak eden için, CFExpress Type B kart)

Yani yan avantaj olan "sana beleş ürün gönderelim" olayı Türkiye'de düzgün işlemeyecek. Ülke içi olur anca.

Ek olarak, affiliate link olayı iyi kazandırır ama onun youtube ile direkt ilgisi yok kitle oluşturup influencer olmakla alakalı. Senin linkin üzerinden illa linklediğin şey değil gidip başka şey de alsa komisyon gelebiliyor (sitenin kurallarına bağlı) mesela ben amazon affiliate link ile kamera mikrofon vs paylaşırken ona tıklayan biri gidip kocaman kedi evi almış, oradan 30 dolar komisyon gelmişti. O yüzden millet instagramda sürekli link paylaşıyor.

yine ek olarak, bu işi geometrik büyütenler var ilk yıl ayda 5 bin kazanıyor sonra 25 sonra 325 (salladım) ama bu da tam olarak aylık kazanç sayılmaz. 3 yıl sonra bişey değişir kanalın izlenmez bi algoritma değişikliğine bakar kazancın biter. Kitleyi peşinden sürükleyebiliyorsan ok, (bunu ileride göreceğiz, şimdiki influencerlar ne olacak vs.) ama sürükleyemeyen mesela 5 yılda youtube'dan kazandığı parayla 10-20 yıl yaşamak zorunda kalabilir. Bu freelance her işte böyle zaten. Normal maaşının 3 katını kazanırsın ama işsiz olacağın dönemler de olacaktır. Bunu planlayıp çok kazanmak lazım. Bu sebeple de her çok, çok değildir. Kitap yazıp 5 milyon tl kazandın diyelim, ortalama beyaz yakalının 5 yıllık maaşı olsun bu. 5 yıl içinde yeni kitap yazıp bu kadar tutturmazsan eksidesin, aslında çok para falan kazanmadın.
0
nhk ni youkosu
(10.08.25)
"Fazla populer olmayan youtuberlar anlamlı kazançlar elde edebiliyorlar mı?"

Hayir.

www.digitalmusicnews.com
0
hot potato
(10.08.25)
(14)

taylor swift'i nasıl buluyorsunuz?

baldan kaymak
sb.ben mi? hayranıyım.
sb.

ben mi? hayranıyım.
0
baldan kaymak
(07.08.25)
Keko rap gibi buna da tahammül edemiyorum.

Kendisini de sevmem, sevenini de sevmem :)
0
makbur
(07.08.25)
Barbie bebek. Elime verseler bir iki kurcalar sonra bu ne lan der atarım kenara.
0
beyfendi
(07.08.25)
Sevmem. Hiç bir şeyi bana hitap etmiyor.
0
gabe h coud
(07.08.25)
ben de ne numarasi var cozemedimm, bir tek willow sarkisini begenirim, gerisi bence cop.
sesinde falan da bir numara yok.
dua ve lipa ile der susarim.
0
cooperr
(07.08.25)
Aski, ayriligi duygu halini cok iyi hissettiriyor.
Ben seviyorum. Isini de kisiligini de.

Sadece müzikten para kazaniyor. Hicbir is birligi yok. Baskasi olsa onun yerinde neler yapardi. Buna saygi duyarsin ek azindan hiç değilse
0
sonsuz
(07.08.25)
Bir tane sarkisini bilmem ama keske ıssız adaya dussem kendisi ile.
0
duster
(07.08.25)
eski amerikali sevgilimi animsatiyor bana. ayni keskin, sivri yuz hatlari, ayni fake tavirlar, bos muhabbetler. firsat verilse dua lipa ile aksam yemegini tercih ederim.

@sonsuz; bircok reklamda goruyorum ben kendisini. is birligi yok derken baska bir sey mi kast ettin bilmiyorum.
0
antikadimag
(07.08.25)
tam bir cult lideri. o kadar bir guc biriktirmis durumda ki medyada negatif bir sey yazamaiyorsun hakkinda. bu orgunun diger ucunda: amerikada liseye giden bir kizsan sevmeme sansin yok dislanmamak icin. bir de sevenleri cogunlukla asiri takintili. sirf 'taylor kazaninca biz de kazanmis sayildik' seklinde kazanan takimda hissetmek icin ayni albumu defalarca satin almalar, her gun tum gun spotify'de stream etmeler falan. cult iste.
0
hot potato
(07.08.25)
O kadar ödül almasa bu kadın kim derdim, gözümüze soktukları için tanıyorum. Ne herhangi bir şarkısının müziği ne de sözü aklımda, öyle yüce bir sanatçı.
0
lamborcini
(07.08.25)
malin onde gideni bence.
0
bay b
(07.08.25)
Daha önce yine benzer cevap vermiştim bu tarz sorulara;

İki sene önce sorsan mehh abartı falan derdim ama sonra canım nişanlımla sevgili olduk ve kendisi bir swiftie olduğu için ben de hanımköylü olarak dinlemeye başladım ve beğendim. Geçen sene spotify'da en çok dinlediğim şarkıcıydı mesela. Genel olarak kendisine nefret de çok var ve bazı konularda hak etmiyor değil (abartı özel jet kullanımı vs) ama severim. Eras tour filmini birkaç defa baştan sonra izledik, debut albümü dışındaki tüm albümlerini dinledim. Debut için taylor's version bekliyordum ama sonra haklarını satın aldı, dinlerim onu da bi ara lol

Dua Lipa denmiş, onu da çok severim ve bence pop olarak Dua Lipa şarkıları daha iyi ama taylor'ın asıl özelliği söz yazımında. Şöyle all too well 10 minute ya da dear john falan dinleyince etkileyiciliği daha da hissediliyor. Hareketli şarkıları ikinci planda bence
0
nundu
(07.08.25)
Zamaninda sisirilmis, piyasaya tam bi proje olarak sunulmus sonra da ergen kitlesiyle isi goturen biri benim icin
0
Kittie
(07.08.25)
Hot potato da iyi bi sey yazmamis haberin olsun djdjd
0
Kittie
(07.08.25)
ovgu bekliyormus arkada$ adadasdsadaf

hastasiyiz, surtmeden 2 diyorum.
0
cooperr
(07.08.25)
(22)

üstün zekalı bir çocuğunuzun olması sizi korkutur muydu?

Gradient_tabanlı_mor
sb. öncelikle. ona vizyon verebilir miyiz, zekasını köreltir miyiz veya doğru yönlendirebilecek miyiz diye korkar mıydınız yoksa ben bu zekayı çok güzel değerlendiririm mi derdiniz? size ne hissettirir?
sb. öncelikle.

ona vizyon verebilir miyiz, zekasını köreltir miyiz veya doğru yönlendirebilecek miyiz diye korkar mıydınız yoksa ben bu zekayı çok güzel değerlendiririm mi derdiniz?
size ne hissettirir?
0
Gradient_tabanlı_mor
(01.08.25)
Bilgiye erişimin bu kadar kolay olduğu bir dünyada korkmazdım. Doğru yönlendirebilmek için gereken ne ise bunu öğrenmeye çalışır, elimden geldiğinin en iyisini yapardım. Sonuç olarak doğru yönlendirememiş olsam bile çocuk geri zekalı olmayacak. Sadece potansiyelini kullanamamış olacak. Korkulacak bir şey görmüyorum.
0
himmet dayi
(01.08.25)
korkmazdım çok sevinirdim çünkü çocuk yetiştirmek bence zaten başlı başına bir deneyim işi. ben zaten normal zekada bir çocuğu yetiştirirken de ilk kez ebeveyn olmuşumdur ve bunun gereklerini yerine getirmek için çabalıyorumdur. Üstün zekalı veya otizmli down sendrom fark etmez çocuğumun yetişmesi için elimden geldiğince yeni şeyler öğrenmeye çalışırdım. durumn gereklerine bir bukalemun gibi uyum göstermeye çalışırdım.
0
turuncu tonlarda
(01.08.25)
hayir tabii ki.

ama arrogant olucak diye endiselenirdim.
zaman farkindan dolayi zaten cocugun seni bir tok konuda geciyor. nerede mutsuz cocuk varsa arkalarinda hep onlardan daha iyi bildigini sanan aileler vardir.
0
sonsuz
(01.08.25)
çocuk dediğini yaparsın, sonra salarsın. bu kadar üstüne gidersen öz güvensiz olur, arkadaş edinemez, insanlardan tiksinir, içine kapanır. çocuk main story'deki bir npc'dir. çocukla ilgili her şey side quest'tir.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(01.08.25)
actual ustun zekali biri olarak*, oyle olmamasi biraz korkuturdu ama ustun zekali olmasinda korkacak hicbir sey yok.

kendi yapamadigim seyleri yapsin diye zorlamam, ilgi duydugu alanlarda imkan saglardim. sosyal konularda geri kalmadigindan emin olurdum; gerisi kendi kendine gelir.


* hava atma seyi degil, cocukluktan beri veriler isiginda ortada olan bir sey
0
aguen
(01.08.25)
arbre +1

ayrıca buna yönelik sınıf ortamında değil karma sınıflarda yetişmeli çocuklar. öteki türlü sosyal yetileri çok tuhaf bir insan ortaya çıkıyor.
0
sanal hayvan
(01.08.25)
üstün zekayı geç, çocuğumun olması bile korkutur.
0
gule gule
(01.08.25)
korkuturdu. burada yazanlarin hicbiri ustun zekali cocuklarin ne gibi problemler yasadiklarini bilmiyor.
0
Sour
(01.08.25)
Üstün zekalı çocuğun zekasına uygun sınıfı bulup parangasına vurmadığın taktirde derslerde sıkılacak, kendisine göre geç anlayan sınıf arkadaşlarını küçümseyecek, onların seviyesinde ders anlatan öğretmene ve derse ve de okula ilgisi azalacak.

Ve zekasını eğitim dışı alanlarda kullanmayı deneyecek. Tenefüslere ve okul çevresindeki tehlikelere yönelecek. Kayıp çocuk olacak.

Onun için zekasına uygun okul ve sınıf ve sosyalleşeceği seviyesindeki çocuklar bulmalısınız ki Türkiye şartlarında pek mümkün değil gibi.

İnternetten okur hallederim demekle olmuyor o işler.
0
Mirket
(01.08.25)
evet. çok zorluk çekiyorlar çünkü türkiye eğitim sisteminin içinde.
0
elorelia
(01.08.25)
Yok,e herkes oyle sanmiyor mu zaten.

Bir sey olmaz, okula giristen birkac ay sonra -20 IQ ile devam eder.

Sorun düsük zekalida. Ortalamanin cok altindaysa, okulda sisteme ayak uydurmasi cok cok zor. Ailede var, ondan biliyorum. Oyle cocuklari yonlendirmek, hayata hazirlamak daha zor.
0
buf-e kür
(01.08.25)
Öğretmenim. Üstün veya düşük zekalı çocuğum olmasından korkardım. İstatistikte uçlara doğru gidildikçe problem yaşanma ihtimali de artar. Benim gözlemim uçlardaki çocukların zor ve uyumsuz olması. Hele türkiyede falan iyice zor.
0
ruhen hastayim ben
(01.08.25)
Ailenin payı ne kadar bilmiyorum, denklerinin olmadığı okullara giderse, özellikle ilkokulda türlü haset kiskanclikla karşılaşacak demektir. Urkerdim biraz.
0
encokbenisevinnolur
(01.08.25)
ustun zekalidan korkmam da ustun zekali oldugu sanrisiyla buyumus biri cok sikinti yasayabilir hayatta.
0
hot potato
(01.08.25)
Bizim aile gompilesiynen üstün zekâlı olduğu için ne münasebet diyorum.
0
muhayyer divan
(01.08.25)
niye korkutsun. ustun zeka guzel bir sey. olaylari hizli anlayip millet aval aval bakarken sen cozmus, bir baskasina gecmis oluyorsun. tek sikintisi insanlara laf anlatma kismi. onu da zamanla ogrenir.

beni cocuk konusunda korkutan sey ona nasil bir hayat sartlari sunabilecegim olur. ben mesela cocuklugumu dusunuyorum ve ailemin sartlarinda olsam yapar miydim emin degilim. yine de hayatin her turlu zorluguna ve sikintisina ragmen yeni cocugun yeni bir umut, yeni bir sans olmasi durumu var. zorluklar icerisinde buyumek de insani guclendiriyor. tam refahta yasamak da civik biri yapiyor insani. zorluklar icinde celik gibi oluyorsun.

son olarak cocugun zekasini degerlendirmek gibi bir sey yok. cocuk kendi zekasini degerlendirir zaten gercekten zekiyse. sen demeden gider, bakar, bulur. yasitlarinin sacini yaptigi, kiyafet denedigi donemde o gider entelektuel deryaya dalar. yani herkesin cocugunun zeki olmasi durumuna dusmemek, ve cocugu diger ebeveynlerle yarismak icin kullanmamak lazim. sizin soru seklinden onu anladim gibi biraz. sizin cocuk uzerindeki tasarrufunuz kisitli. o nedenle kusak catismalari yasaniyor, o nedenle her yeni nesil bir oncekinin metotlarini ve degerlerini reddediyor. her yeni insan hayata acilmis yeni bir pencere gibi. cocugun zekasini degerlendirmek, yonlendirmek gibi konular benim asla umrumda olmaz. yani yonlendirmek olur tabi de, zorla bale kursuna, piyano kursuna gondermek gibi sikkoluklardan bahsediyorum.

cocuga dogru ahlaki prensipleri verebilmek, milletin ayagina basmayacak edepli biri yapabilmek asil sorumluluk. dedigim gibi zeka evrensel bir kavram. o cocuk gercekten zekiyse bordo bereli gibi yolunu bulur. sizin yardiminiza ihtiyaci olmaz. hatta ayak bagi oluyor cogu ebeveyn.
0
antikadimag
(01.08.25)
En korktugum konulardan biri. Uclarda olmasini istemem. Siradan olsun
0
abuzer
(01.08.25)
korkacak bisey yok ama ek sorumlukluk ve maddi yukumluluk getirdigi bir gercek.
ozellikle ilkokul icin ozel okul sart olur..
0
cooperr
(01.08.25)
@antikadimag, güzel imkanlar verilmediğinde yollar açılmadığında zeka bir yere kadar götürür insanı. Dağ köylerinde yaşayanlar, ilçelerde sıkışıp kalanlar yerine hep şehirde büyüyen çocukların akademik başarısı da bunu kanıtlıyor mesela. Çoban çocuk ne kadar zeki olsa da bir elinden tutan yoksa yitip gidecek.

Benim derdim bu değil aslında, imkansa imkan bulurum yaşam şartlarım bunu sağlar ama üstün zeka toplum dışı hale getiriyor insanları. sosyallik aidiyet duygusu hep eksik olarak büyüyorlar. Onları sağlayabilmek çok problem.
0
🌸Gradient_tabanlı_mor
(01.08.25)
+1 @gradyan

ayrıca yukarıda bir yerde "burada cevap yazan kimsenin bir cacık bildiği yok" yorumuna istinaden yazıyorum bunu cevap hakkı doğdu kabul ederek.

bunun okulunda okudum. mükemmel bir kampüs, deniz kıyısı 200-250 kendi kafanızda kabul edilebilecek kimseler. iyisiyle kötüsüyle kendi türünüzde insanlar. varsayımsal olarak harika bir yer. ama bir de "trapped in paradise" denen bir konsept var. burada yetiştiğiniz yaşlarda kendi tipinizdeki insanlardan başka hiç kimseyle muhatap olmuyorsunuz tam da kritik 14-18 yaş arası. yani tabii ki oluyorsunuz da, öyle mesela kadıköy anadolulunun örneğin kafası estiğinde çıkıp da insanlarla iletişime geçmesinin yanından geçemez. o sebeple tuhaf bir insan türü ortaya çıkıyor. bu hem her zaman böyle olacak değil, sonuçta insandan insana değişir. hem de herkesin sosyal gelişimi aynı şekilde çalışmıyor. ama günün sonunda geçen sene üstün zekalılarla çalışan bir öğretmenle konuşuyorduk. kadının en çok üzüldüğü şey, üstün zekalı olsun ya da x veya y olsun çocukların toplumdan bir şekilde tecrit edilmeleri ya da sosyal angajmanının doğrudüzgün gerçekleşememesi olmuştu. kadın konuştukça kendi anılarım canlandı ve sanki birisi kahve falından tüm karakterimi okuyormuş gibi şok içerisinde dinledim. kendi biricik deneyimim olduğunu düşündüğüm şey aslında doğrudan hemen herkesin kolayca gözlemleyebildiği; hal yol içerisinde çözüm aradığı şeylerden biriymiş.

o sebeple, üstün zeka zaten hiçbir olay değil. hatta eğer iyi yönetilemezse hemen her zaman da bir sorundan ibaret. aile için de hemen her zaman bir sorun. bir ebeveyenlerin kendini çocuğa karşı tekrardan konumlandırarak çocuğa çocuk gibi davranmayıp onun sadece zekası sebebiyle kararlarına olabildiğinden fazla değer vermeleri erişkinmiş gibi davranmaları riski doğuyor. halbuki ne olursa olsun düz mal çocuk işte. ikincisi de dışarı bunu anlatırken çok böbürlenebilecek bir olaymış gibi anlatmaları. çaba olmadan elde edilen hiçbir beceri ya da niteliğin böyle böbürlenesi bir şey olmadığını düşünüyorum. bir haftadır üniversite tercih süreci sebebiyle okula çocuklarıyla ebeveyenler geliyor örneğin. adam düz profesöre falan, benim oğlum 90lar dünya haritasını öğrendi diye böbürleniyor. vatdıfak ya :D o sebeple insanı, insan gibi yetiştirebilmek çok önemli bir şey.
0
sanal hayvan
(02.08.25)
üstün, normal, geri zekalı hiç farketmez, çocuk fikri korkunç
0
Batuhanolabilir
(02.08.25)
Türkiye gibi bir ülkede korkutur. Torpilsiz tanıdıksız iş bulmak zor. Üstün zekalı biri bu ortamda zorlanır. Ortalama üstü zekada olan Türkiye'de eziyet çekiyor şuan. Cahilleştirilmiş bir halk var. leş gibi ortam
0
runaway
(02.08.25)
(4)

Sakallarımı nasıl gürleştirir ve kızıl renk yapabilirim?

daredevilin altinci hissi
Evet soru başlıkta. Karl Karloviç Rjepetski ölmesinden 125 sene sonra bile mezarında kızıl sakalları ile karizma duruyordu ben de onun gibi veya şeyh şamil gibi kızıl sakal olmak istiyorum.
Evet soru başlıkta. Karl Karloviç Rjepetski ölmesinden 125 sene sonra bile mezarında kızıl sakalları ile karizma duruyordu ben de onun gibi veya şeyh şamil gibi kızıl sakal olmak istiyorum.
0
daredevilin altinci hissi
(22.07.25)
Irlanda ya da Norveç'te dogman gerekirdi, o treni kaçirdin.
0
feastofthedamned
(22.07.25)
Al brom tonunu sen seç: www.wella.com
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(22.07.25)
Abi de boyatsan bile sende karizma durmayacak cunku cildinin tonu kendi yuz hatlarin falan o sekil nordik degil. Turkiye'de saclarini rasgele sariya boyayan kadinlarin gene de asla avrupai durmadigini dusun ondan pay al.
0
hot potato
(22.07.25)
(bkz: demet akalın)
0
encokbenisevinnolur
(22.07.25)
(16)

Alaturka tuvaletleri sorunsuz sıkıntısız kullanabiliyor musunuz?

yadigar
A. Öncelikli olarak tercih ederimB. Klozette sıra varsa beklememek için kullanabilirimB1. Benim için farketmezC. Sadece mecbur olduğum zaman kullanırım.C1. Mecbur kalınca kör topal perişan kullanırım.D. Asla kullanamam.Cinsiyetinizi de belirtebilirsiniz isterseniz.Edit: Benim cevap:A1 Onsuz yapamam
A. Öncelikli olarak tercih ederim
B. Klozette sıra varsa beklememek için kullanabilirim
B1. Benim için farketmez
C. Sadece mecbur olduğum zaman kullanırım.
C1. Mecbur kalınca kör topal perişan kullanırım.
D. Asla kullanamam.

Cinsiyetinizi de belirtebilirsiniz isterseniz.

Edit: Benim cevap:
A1 Onsuz yapamam
0
yadigar
(22.07.25)
B1, cinsiyet kadın
0
matilda
(22.07.25)
C, belirtmek istemiyorum
0
goodz
(22.07.25)
A, Erkek

Özellikle umumi tuvaletlerde. Alaturka hijyendir ve sağlıktır.
0
runaway
(22.07.25)
Kadın, c1

Çok kiloluyum, dizler çöküp kalkmaya çok müsait değil, kilitlenmekten korkuyorum.
0
muhayyer divan
(22.07.25)
B1 diyorum.

Alaturka tuvalet teorik olarak iyi olsa da Turkiye'de umuma acik yerlerde tuvaletler genelde cok cok pis. Hele hele alaturka tuvalet barindiran tarzda bir yerse (havaalanindan, mola yerine, alisveris merkezine kadar) tamamen lagim gibi kokmadigina hic denk gelmedim.
0
hot potato
(22.07.25)
umumi tuvalette A.

hic temas yok, en ideali.
0
antikadimag
(22.07.25)
A
0
adivar
(22.07.25)
C, erkek.

turkiye'de nadiren mecbur kaldigim oluyor, malesef.
0
cooperr
(22.07.25)
erkek, c1. en son askerde kullanmıştım 15 sene olmuş neredeyse.
0
inheritance
(22.07.25)
A.
temassız, hijyenik.
0
duyuruuser
(22.07.25)
c1, k
0
pide
(22.07.25)
C1 ve D arası Erkek

işemek için sorun değil tabii de büyük tuvalet için hayatımda alaturka kullanmadım sanırım. Askere gitmeyle ilgili en büyük problemim de alaturka tuvalet kullanacak olmam sıfır şaka. Klozete göre daha temiz olduğu da tamamen yalan. Açık alanda mikrop çok daha fazla yayılıyor. Klozete temas etmekten korkuyorsanız tuvalet kağıdı vs bi şey koyarsınız en kötü ama alaturka tuvalet kesinlikle hijyenik bir şey değil
0
nundu
(22.07.25)
C, kadın. Fazla bilgi olacak ama mevzu 2 numara ise ve kabızlık varsa kabus gibi olabiliyor, onun dışında normal. Yine de alafranga varsa tercih etmem ama.
0
peki madem
(22.07.25)
squat pozisyonunda bile işeyebildiğim için C.

K.
0
Proserpina
(22.07.25)
C ama kendi evimde olsa buyuk tuvalet icin ozellikle kullanirdim.
0
bay b
(22.07.25)
a şıkkı

klozet kullanamıyorum

erkek
0
yurtsuz john
(22.07.25)
(5)

Aracısız ingiltere vize başvurusu

ananiyimioguz
Selamlar, 10 sene önce kendim sağdan soldan yardımlarla bir şekilde alıp gitmiştim ama nasıldı hatırlamıyorum. Zaten o zaman istanbuldaydım şimdi gaziantepteyim, burada randevu alabileceğim bir yer yok sanırım. En yakın adanada var o da 450 dolarmış. Ankaradan başvurursak 350 dolarmış. Yani kişi baş
Selamlar, 10 sene önce kendim sağdan soldan yardımlarla bir şekilde alıp gitmiştim ama nasıldı hatırlamıyorum. Zaten o zaman istanbuldaydım şimdi gaziantepteyim, burada randevu alabileceğim bir yer yok sanırım. En yakın adanada var o da 450 dolarmış. Ankaradan başvurursak 350 dolarmış. Yani kişi başı 100 dolar fazla vermektense ankaraya gider gezer geliriz :D

Şimdi chat gpt ye falan da soruyorum ama tam güvenemedim.

Yakın zamanda bu işlemleri yapmış birisi varsa işlem adımlarını yazabilir mi?

- şu siteye gireceksin, formu dolduracaksın
- şuradan ödeme yapacaksın
- şuradan evrak yükleyeceksin
- şuraya randevuya gideceksin, gerekli evraklar şunlar...

tarzında.

Bir de bu ay evraklara başlasak, eylül ekim gibi yetişir mi?

Bize büyük ihtimalle çıkar çünkü daha önce yeşil pasaportla gidip geldiğim bir örnek var onu vereceğim, iş yerim yazı hazırlıyor, eşimin de kendi iş yeri var falan. Bir pürüz çıkmaz diye düşünüyorum.
0
ananiyimioguz
(18.07.25)
Hocam sorunuza tam cevap degil ama bildiğim kadarıyla UK vize işlemleri artik vfs global üzerinden ilerliyor. Onların da Gaziantep'te ofisleri var.
VFS Global - Gaziantep

g.co
0
Amaranta ursula
(18.07.25)
schengen vizesi için oradan başvurmuştuk ama 2 danışmanlık firması ile görüştüm, sadece adana ve ankaradan başvurabilirsiniz size en yakın dediler.

buradaki vfs global bakmıyor dediler ne kadar doğru bilmiyorum, telefonları olmadığı için soramadım.

sitesinde buldum evet antepte yapılmıyormuş

visa.vfsglobal.com

antep telefonu yok ama istanbulu arayacaktım, gerek kalmadı
0
🌸ananiyimioguz
(18.07.25)
ingiltere vizesi için randevu meselesi ne durumda çok iyi bilmiyorum ama vfs'nin sistemi zaten sizin elinizi tutup adım adım götürüyor. kolay kolay problem çıkmaz. her şey çok kurallı.
0
co2s2
(18.07.25)
O zaman kendimiz başvuralım ya. Çünkü normalde kişi başı 7-8bin tl bir masraf çıkacakken, aracı kurumlar ortalama 15bin tl istiyorlar ingiltere için.
0
🌸ananiyimioguz
(18.07.25)
www.gov.uk

anlamadigin yerleri sor duyurudan
0
hot potato
(18.07.25)
(21)

Onlyfans vb kullanan kızların utanması yok mu?

daredevilin altinci hissi
Arkadaşlar soru başlıkta. Ekonomik kriz kolay para kazanama yüzünden fenomenlerin seks videoları barisreus gibi hesaplarda paylaşılıyor. Bu kızlar utanmıyor mu?
Arkadaşlar soru başlıkta. Ekonomik kriz kolay para kazanama yüzünden fenomenlerin seks videoları barisreus gibi hesaplarda paylaşılıyor. Bu kızlar utanmıyor mu?
0
daredevilin altinci hissi
(16.07.25)
Seks ve kadinligi satarak para kazanmak yeni bir sey degil, OF'den evvel de vardi.

Ayrica OF için para harcayan kerizler düsünsün(porno bedava oldugu hâlde).

Diger tarafta zengin erkek kafalayip, parasini tokatlamaktan daha dürüst bir sey yapiyorlar. onlyfans'çilar.
0
feastofthedamned
(16.07.25)
ben şeyi anlamıyorum.
yüzlerini gösteren bu kişilerin ailesi, akrabası yakını yok mu hiç?
ne kadar seküler olsalar da kimse bunu kabullenmez bence. herkesi siliyorlar mı bu insanlar.

bi de asıl merak ettiğim şey, x kişisinin videosunu sağda solda korsan yayınlayan barzolar asıl suçu işlemiş olmuyor mu. diğerleri toplumsal olarak doğru da olsa yanlış da olsa bir iş yapıyor. bu bahsedilen kişiler ise tam anlamıyla hırsızlık yapıyor.
0
biseysorcaktim
(16.07.25)
utanilacak bir sey mi yapiyorlar?
hirsizlik, haksizlik, yalan söylemek mesela utanilacak seyler.
0
sonsuz
(16.07.25)
@biseysorcaktim herkesin ailesi ayni degil ki.

herkes hatirlamaz belki ama 90lar boyunca ve 2000lerin baslarinda manken furyasi cok yaygindi. sarkicilar, futbolculara ek olarak ulkenin en buyuk "celebrity"leri mankenlerdi ve normal gazetelerde, dergilerde, televizyonlarda falan ciplak kadin gormek cok yaygindi. carkifelek, turnike gibi aksam oturup tum ailenin izledigi yarismalar da gene son derece acikti. yani demek istedigim, bu tip seyleri takmayan, "ailesi akrabasi" rahatsiz olmayan kesim hep vardi, hatta simdikinden cok daha fazlaydi. yeni cikmis bir konsept degil yani.

bir de bu kizlar para mi caliyor, "utanmasi yok mu" diye sorulmus da...
0
hot potato
(16.07.25)
Üşenmezseniz bu bölümü diinleyin. open.spotify.com

Benim hatırladığım bu kişi özelinde, utanmak bir yana, az para kazanılan düz işleri yapmayı aptalca bulduğu, ailesi ile ilişkisini de anlatıyordu.
0
(16.07.25)
Gösteren olduğu sürece bakan da olur. Karşılıklı bir durum var.

Sonra yaşamlarında karşılarına çıkabilir mi evet, ama abisi miyiz babası mı kendileri düşünmesi lazım.

Bir de bu işin arkaplani var, @hot potato'nun dediği güzel bir örnek.mesela. Eminim 80 ve 90lardaki magazin celebritylerini model ve örnek alarak büyüyen nesilden az onlyfansci çıkmamıştır, sonra bir de kanaat önderi yaptılar bazılarını. Diğer tarafı, şimdi of var, eskiden de işte manken oyuncu olma sevdası vardı ki hala var.

Özetle, utanmıyorlar mi demekle bir yere bağlanacak mevzu değil. Ekonomik kriz kolay para da çok güdük bir açıklama bence. Kimin ne amaçla ve ne hedefleyerek x platformunda olduğunu bilmek.mumkun değil.

Bir ara ekside psikiyatristmis gibi yazdığı sonradan ortaya çıkan bir yazar vardı, mesela terapistlere sözlükten birilerini refere edip para alıyormuş falan diye rezalet başlığı çıkmıştı. E şimdi, bu doğruysa mesela, bu utanmıyor mu? Buna da istersek ekonomik kriz kolay para diyebiliriz. Örnekler çoğaltılabilir.
0
encokbenisevinnolur
(16.07.25)
Erkekler de açıyor. Bizim arkadaş pornolar çekiyor.
0
runaway
(16.07.25)
Paranın nereden geldiğini çok da önemsemeyen aileler var. Görünürde çocuğunu evlatlıktan reddetmiş gibi davranır ama para akışı devam ettiği sürece çok da sesini çıkarmaz. Cinsel yöneliminden ötürü ailesi tarafından reddedilen birçok influencerin ünlü olup para kazanmayı başladıktan sonra aileleri tarafından kabul gördüğünü biliyoruz.
0
sekizdokuzon
(16.07.25)
utaniyorlar, para eziyor tabii bu utanmayi. zaman gectikte utanma duygusu da kalmiyor.
0
gule gule
(16.07.25)
Bir de girişimciliğin önünün komple kapatıldığı herkesin memur ya da dar gelirli beyaz yakalı olmaya zorlandığı bir ekonomi atmosferinde hayatı düzgün yaşamak ya da anlam arayışında olmak gibi kaygıları olmayan, toplumda var olmanın tek yolunun iyi para kazanmak olduğu dayatılan genç insanların bu yollara girmesi bana çok tuhaf gelmiyor.
0
sekizdokuzon
(16.07.25)
Türk erkeği para verir miymiş OF’a? Şaşırdım.
0
gabe h coud
(16.07.25)
kadın olsaydım bende of açardım valla temiz iş alıcısı fazla. öyle sex videosunada gerek yok ayak göstersen milyonlar kazanırsın. of dışında canlı yayın uygulamalarında iki dekolte şov yaptın mı parayı kaldırıyorsun.
eskortluktan daha iyi bir iş.
güzelde olmana gerek yok simge barankoğlu diye bi kadın var duba gibi instagram abonelerinden aylık 5milyon kazanıyormuş.
bu paraları kazandıktan sonra bana ne akrabalardan elalemden.
0
my fault
(16.07.25)
yok. utanmıyor.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(16.07.25)
hot potato +1

şu an meşhur olan pek çok popçu, sunucu, vs çoğunun memesini poposunu görürdük gazete eklerinde :)
şu an tuhaf gibi gelebilir ama büyük gazeteler sabah, hürriyet falan her haftasonu magazin eki verirdi. şu an çok meşhur olan pek çok kadın çıplak poz verir, cinsel açıklamalar yapardı. gayet normal gelirdi herkese. daha az ünlü olanlar ise bulvar gazetesine soyunurdu. o her gün çıkardı. o zamanlar ergen olan bizlere çok çektirdiler mesela.
parayı bulduktan sonra hepsi namus timsali açıklamalar yapıyor günümüzde. ailesi, çocukları falan da meşhur oldu hatta.
yani para geldikten sonra utanma falan olmaz kimsede.
0
abelardo
(16.07.25)
olay parada bitiyor. aynı durum gayler için de geçerli. instagramda karadenizli gay bir çocuk var, babası normal şartlarda oğlunun gay olduğunu görse vuracak bi tip. ancak para kazandığı için bir şekilde kabulleniyor.

onlyfansçilerin birçoğu için de bu böyle. para maalesef ailenin evladını kabullenmesinde bile büyük rol oynuyor.
0
asap raki
(17.07.25)
asap raki'nin tespiti çok doğru. sosyal medya gaylerinden only fansçılara kadar tüm bu marjinal kitle iyi para yaptıkları için ne toplum ne de aile baskı yapmıyor bunlara. tam tersi lüks mekanlarda takılıp saygı görüyorlar.
0
runaway
(17.07.25)
OF'dan once de eskortluk vardi, dumduz orospuluk vardi, pavyonlarda konsomatrislik yapanlar vardi var oglu vardi. onlarin aileleri ne kadar aile idiyse bunlarinki de o kadar.
0
warrior princess
(17.07.25)
Oğlunu, karısını, akrabasını başkalarının hakkını yiyerek işe sokan, Sınav sorularını çalan, çalınmış sınav sorusuyla okul kazanan, kara para aklayan, gözümüzün içine baka baka hukuku kendi amaçlarına alet eden, her şeyin farkında olmasına rağmen kendi çıkarı için bütün bunları alkışlayanlardan ahlak nutukları dinliyoruz.

Ama ülkede bunca ahlaksızlık, çürümüşlük varken, tamamen kişinin kendi kararı ve rızasıyla yaptığı, yararı zararı sadece kendisini bağlayan şeyler için insanları parmakla işaret edip "şu ahlaksızlara da bakın, bunların aileleri hiç utanmıyor mu?" diye merak etmek.

Ülkede bir ahlaksızlık, utanma sıralaması yapılsa onlyfansçılar kendilerine listenin sonunda bile yer bulamaz.
0
thracia
(17.07.25)
Ülkede büyük bir kesim çıplaklıkla barışık. Gerçekten barışık.

Üstteki cevapları okudum. Doğru söylüyorlar. Biz Özcan Deniz'in bile g*tünü gördük. Hem de ana akım medyada.

Sağ - muhafazakar iktidarlar algımızı çok değiştirdi. Eskiden çıplaklar kampı vardı bir sürü. Millet normal karşılardı.

Nitekim ülkedeki bunca rezalete rağmen utanacak en son grup onlyfansçılar.
0
yurtsuz john
(17.07.25)
utanmıyorlar çünkü çok para kazanıyorlar.
ailelerini ve çevrelerini de bu durumdan yararlandırıp bir şekilde kabul ettiriyorlardır muhtemelen.
ya da belki bazıları bağlarını koparıyordur.

bu arada bunun utanılacak bir şey olduğunu düşünmeyenlerdenim.
sadece bir tür cesaret gerektiriyor, utanmak derken belki siz de onu demek istemişsinizdir.
kolay bir şey değil, yapabilecek insan var, yapamayacak insan var.
yapabilene helal olsun.
her iş gibi bunun da bedelleri var sonuç olarak.
yani sadece "ayda şu kadar parayı götürdü" olarak görülmemeli, sonuçları ağır oluyor ve bu sonuçlarla yüzleşmek de eskisi kadar uzun sürmüyor.
mesela arkadaşlık ilişkilerinde sorunlar yaşıyorlardır, bazı aile üyelerini hayatlarından çıkartıyorlardır, erkeklerle ilişkileri sadece alışveriş düzeyine düştüğü için duygusal yoksunluk yaşıyor, ilişkilerinde derinleşemiyor, duygusal partner bulamıyor olmaları mümkün.
bu sonuçlarla yüzleşmek birkaç ay içinde gerçekleşir en fazla, yıllarca saklanabilecek bir şey değil artık günümüzde.

neticede, bu da bir seçim.
bence bedelini ödemeyi göze almakla ilgili bir şey, utanmakla değil.
0
blatta hiberna
(22.07.25)
para kazanıyorlar diyerek bu duyuruyu görme ihtimali olan genç insanları dolaylı ya da doğrudan teşvik etmeyelim.

para kazanmak isteğiyle bunu yapsalar ve göze alsalar bile çok az bir kısmı para kazanabiliyor.

yüzde 90lar gibi bir orandaki kısmı ise pişman oluyor sonrasında.
geçinebilecek kadar para kazananların oranı yüzde on'dan az.
0
biseysorcaktim
(22.07.25)
(4)

Ekim sonu Kopenhag, Stockholm çok soğuk olur mu?

Cesario
O tarihlerde hiç gezdiniz mi? Nasıl oluyor hava?Soğuktan yamulan biri o tarihlerde tatil yapabilir mi?Bir rota oluşturacağım. Onun için ayrı bir duyuru açarım. Belki farklı bir ülkeye giderim Ekim sonu.
O tarihlerde hiç gezdiniz mi? Nasıl oluyor hava?

Soğuktan yamulan biri o tarihlerde tatil yapabilir mi?

Bir rota oluşturacağım. Onun için ayrı bir duyuru açarım. Belki farklı bir ülkeye giderim Ekim sonu.
0
Cesario
(15.07.25)
iki senedir ocak ayının son haftasında kopenhag'a gittim. en düşük 3 dereceyi gördüm. soğuk değil ama rüzgar gezmeyi biraz kısıtlıyor. bir de yağmur varsa iyice zorlaştırıyor. bu sebepten günübirlik gittiğim malmö'den 3 saat sonra geri döndüm. haziranda stockholm'e gittim sıcak ama rüzgarlıydı yine. geçen sene eylül sonunda helsinki'ye gitmiştim. mükemmeldi. tahminim helsinki gibi olur hava durumu. rüzgar olmazsa şansınıza sonbaharda 13 14 derecelerde gezersiniz.
0
dedim ben sana
(15.07.25)
Abartilacak bir soguk olmaz.

Orada da normal insanlar yasiyor abartilacak bir sey yok. Giyiminize özen gösterin yeter.
0
sonsuz
(15.07.25)
kopenhag olmaz. kasim/ocak farkli seferlerde gittim, ortalama turkiye sogugunu gecmedi
0
aguen
(16.07.25)
Soguk olmaz. Ihtiyacin olacak sey en fazla uniqlodan dolgulu ince bir ceket, gidip alirsin usursen.
0
hot potato
(16.07.25)
(9)

Yolculukta/seyahatte/tatilde gerekli olabilecek şeyler

ermanen
neler?aslında tecrübeliyim bu konuda ama belki benim bilmediğim bir şeyler, zımbırtılar yazarsınız. yine de aklınıza gelen herşeyi yazın. başkaları için de faydalı olur bu duyuru.- sırt çantasında taşınabilecek bir şey mümkünse- bir şeylerin küçük/seyahat boyu olabilir- pratik bir şey olabilir- tüyo
neler?

aslında tecrübeliyim bu konuda ama belki benim bilmediğim bir şeyler, zımbırtılar yazarsınız. yine de aklınıza gelen herşeyi yazın. başkaları için de faydalı olur bu duyuru.

- sırt çantasında taşınabilecek bir şey mümkünse
- bir şeylerin küçük/seyahat boyu olabilir
- pratik bir şey olabilir
- tüyo veya faydalı bilgi de verebilirsiniz
0
ermanen
(06.07.25)
Terlik, terliksiz asla.
0
tiredofwaiting
(06.07.25)
Ağrı kesici, alerji ishal ilaçları, yara bandı. Şapka gözlük, plastik poşet, güneş kremi, nemlendirici krem, ıslak mendil, atıştırmalıklar. Ayrıca rossman Gratis gibi mağazalarda seyahat boyu ürünler bölümü var. Zamanınız varsa göz gezdirin
0
pembediken
(06.07.25)
powerbank
0
jelly bear
(06.07.25)
Çoğu temu'dan alınmış, açılır kapanır seyahat terliği, ince çabuk kurur seyahat havlusu, ilaç kutusu, şarj kablo ve adaptör kutusu, powerbank,katlanır diş fırçası, ufak diş macunu, mini boy sabun, şampuan, duş jeli, balsam vs. tüpü, mini traş jeli ve traş bıçağı, gün sayısı kadar don, tişört ve çorap, yedek pantolon, deniz şortu, şort, sandalet, şapka, deniz gözlüğü, e book, Macbook, aklıma gelenler

Ayrıca bagajda, kafa lambasından şişme yatağına, çadırından kamp ocağına, hamağından, kamp tava tenceresine herşey var da onları saymadım.
0
Mirket
(06.07.25)
@Mirket

katlanabilir terliği ilk defa duydum. yazdıkların arasında bir tek onu bilmiyordum :)
temu'da varmış da temu'nun kalitesiz plastik zımbırtılarına güvenemiyorum pek.
0
🌸ermanen
(06.07.25)
Linkini bulamadım da, evet, adi, plastik ama yer kaplamıyor. Önemli olan da o.
0
Mirket
(06.07.25)
sizi soyle alalim: valizim.com
0
freedonia
(07.07.25)
Benim bir ilaç bir de kişisel bakım çantam oluyor küçük. Bunlar sırt çantamda.

İlaç:
Varsa düzenli kullanılan ilaçlar.
Ağrı kesici(ler)
Antifungal/pişik kremi
Yanık kremi (silverdin)
Yara kremi (Madefix vb.)
Güneş kremi
Yara bandı ve antiseptiği
(Eskiden alerji ilacı da olurdu)

Kişisel Bakım:
Makyaj pamukları ve kulak çubukları
Tıraş bıçağı
Tırnak makası
Kulak tıkacı
Seyahat tipi fırça ve macun
Ped
Sprey kolonya

Yukarıdakiler, kağıt ve ıslak mendil, bandana, yedek birer alt ve üst iç çamaşır ve çorap, bazen yedek tişört, bluetooth kulaklık, şarj aleti, e-kitap okuyucu, küçük bloknot ve bir iki kalem sürekli bulunur çantamda. Bir de biraz tuz... (Çok tuz tüketiyorum maalesef)

Torpidoda kablolu kulak içi kulaklık, kürdan, tuz, çakı, bir çift temiz çorap, bir rulo buzdolabı poşeti, laser pointer ve mushaf bulunduruyorum hep.

Bagajda çok zengin bir ilkyardım çantam var işyeri tipi böyle ne ararsanız var. Hamak, ip, hasır, örtü, seccade, 2 katlanır koltuk, 1 katlanır masa, şal, kapşonlu hırka, 1 çift terlik, sıvı sabun, temizlik mendili, kağıt havlu, birkaç şişe su, kedi maması, eldiven, maske, kafa lambası, askılı lamba ve şemsiye var.

Anahtarlığımda da şişe açacağı, USB bellek ve mini İsviçre çakısı var.
0
yadigar
(07.07.25)
en gerekli olacak ve en pratik sey kucuk ve hafif bir cantayla seyahat etmek. seyahat sirasinda agir yuk tasimak zorunda olmamak, hizli hareket edebilmek kadar buyuk bir luks yok.

illa nesne yazmak gerekiyorsa cebi fermuarli kargo sort veya kargo pantolon diyorum. pasaportu, cuzdani falan cebine atip fermuari cekebilmek cok pratik.

avrupanin yagmurlu bir yerine gidiliyorsa ufak bir semsiye.
0
hot potato
(07.07.25)
(18)

Hayatınızda hiç beach denilen yerlere para verdiniz mi?

messina123
Verdiyseniz de motivasyonunuz neydi? Hava atmak, karı kız düşürmek mi?
Verdiyseniz de motivasyonunuz neydi? Hava atmak, karı kız düşürmek mi?
0
messina123
(25.06.25)
beachlere sadece kari kiz düsürmek icin gidilir cok haklisin.
sezlong semsiye yiyecek icecek servisi gibi ayrintilarin hicbir önemli yok.
0
sonsuz
(25.06.25)
Belediye biçine para verdim 1 kez. Bugünün parasıyla kişi başı 200 lira falandı. Hemen yan tarafta bedava yer vardı. Ama kız arkadaşım belediye biçine gidelim diğer tarafta çok erkek var demişti.
0
amortisman
(25.06.25)
Valla mecbur kalıp verdiğim çok oldu çünkü yani nerede gunesleneyim? Nereden yiyecek/ içecek alayım? Tüm plajı kaplıyorlar.

Kadınım zaten, kimseyi düşüremem.
0
fraise
(25.06.25)
Hava parası isteyen beachlere girmedim, harcama limitlileri tercih ettim. Zaten 4-5 bira/kokteyl + yemek/atıştırma alınca karşılıyor limiti.
0
Bruce
(25.06.25)
Ah beyaz yaka dostlarım ah. Siz bu dünyanın harbiden modern kölesi olmuşsunuz. Devlet bile üstünüze bindikçe biniyor, siz hala halinizden memnunsunuz. Beach saçmalığına da para akıtmaya devam edin
0
🌸messina123
(25.06.25)
Tiki beach var içmeler'de kesin git, daiquiri muhteşem.
0
Bruce
(25.06.25)
verdim, kizli erkekli gittik, 5-6 kisi. ismini hatirlamiyorum mekanin, 10+ sene oldu.
kus ucmaz kervan gecmez bir yerdi, bodrum'un pek kimsenin ugramadigi koylarindan biri.
muzik guzeldi, deniz guzeldi, ortam iyiydi.
tuvaletler temizdi.
etrafta davar yoktu.
herkes kendince takiliyordu.
sezlonglar rahatti.
biz sercedes ile gittik, arkadasin araciydi. tahminen ordaki en culsuz ekip bizdik.
sabah 10 gibi gittik aksam gunesi orda batirdik donduk.
giris parasini da icerde yemek olarak harciyordun, sanirim dolara vurunca kafa basi 70-80 dolar gibi bisey odedik ama pisman degilim, yine olsa veririm.
yemekler OK idi.
0
cooperr
(25.06.25)
beach olma kriteri nedir bilmiyorum ama şezlong ve şemsiye para verdim. giriş ücreti hiç vermedim. bi de harcama limitli yerlerde vardı onlarda şezlong ücretsizdi. öyle yüksek sesli beach club tarzı yerlere gitmedim ama
0
jelly bear
(25.06.25)
Pis fakirler ve kiro tirreklerden uzak durmak icin verdim.
0
Shepard
(25.06.25)
Valla maalesef beach denen şeye para vermek zorundayız. Suç beyaz yakada değil bu arada.
0
sekizdokuzon
(25.06.25)
Vermedim, vermem.
0
ruhen hastayim ben
(26.06.25)
abi gereksiz heyheylenmissin. bazi yerlerde ucretsiz halk plaji yok. kalinan otelin veya yazligin da kendine ait bir plaji yoksa illa bir isletmeye para vermen gerekiyor denize ulasabilmek icin. bunun beyaz yakayla alakasi yok, toplumun kalitesizligi ilgili bir sey.
0
hot potato
(26.06.25)
Genelde beachlere giderim. Verdiğim paranın karşılığını alıyorum.
0
gabe h coud
(26.06.25)
kadınım, yıllardır gittiğim 2 beach var. keko ve apaçiler gelemiyor ki bu en öncelikli kriterim. gayet düzgün bir kitleyle rahat rahat takılıyorum gün boyu. tertemiz wc ve giyinme kabinlerini kullanıyorum. şezlonguma uzanıp doğada ve açık havada olmanın keyfini çıkarıyorum. yemeğimin pişirildiği açık mutfağı görüyorum, yediğim şeylerden zehirlenmiyorum. çantama, eşyalarıma bir şey olmuyor.

beyaz yaka, köle, sırta binilmesi filan derken? kıyı kanunuyla ilgili konuları konuşmak bambaşka bir mevzu ama beache giden insanlara da hırslanıp bu lafları saymak, bilemiyorum, insanların nasıl hayatları var ki bu tür argümanlar üretebiliyorlar...
0
Phoebe
(26.06.25)
insanın beache para vermek için nasıl bir motivasyonu olabilir ki her şeyi bu kadar büyütmeyin ya. hava parası vermedim ama yeme içme limitli yere girdim zaten 1-2 içki bi burger vs yedi mi doluyor o da 5-6 saat takılınca zaten yenip içilecek şeyler. hele tek başına olunca cüzdan telefon vs gözün arkada kalmıyor deniz de güzelse daha ne işte.
0
bay b
(26.06.25)
fly inn ve boheme beach'leri parasına değer. hem öyle abartı bir para değil hem de giriş ücretini içeride harcıyorsun. bir iki fotoğraf paylaşayım.

soz.lk
soz.lk
soz.lk
soz.lk
soz.lk
soz.lk
soz.lk
0
gabe h coud
(26.06.25)
He anasini satayim senede zaten 1-2 hafta tatil yapiyorum onda da ucun besin hesabini yapip, beach'e para vermemek icin apacilerle, kekolarla birlikte guneslenelim. Kamyonetle gidip sezlongu, semsiyeyi, plaj iskemblesini mi tasiyalim?
0
freedonia
(26.06.25)
verdiğim oldu. ama ücretsiz şezlongu olan da güzel bir çok yer var. bodrumda bile var böyle yerler. beache giriş ücreti vereceğime, bu tarz yerleri arayıp bulmaya çalışıyorum.
0
catakutle
(26.06.25)
(23)

Avrupa'da insanlar mutlu mu cidden?

ermanen
2025 yılına göre Dünya'nın en mutlu 10 ülkesi:1. Finland2. Denmark3. Iceland4. Sweden5. Netherlands6. Costa Rica7. Norway8. Israel9. Luxembourg10. Mexicohttps://www.visualcapitalist.com/mapped-happiness-levels-across-europe/en üst sıralar avrupa iskandinav ve kuzey ülkeleri. kosta rika ve israil'in
2025 yılına göre Dünya'nın en mutlu 10 ülkesi:

1. Finland
2. Denmark
3. Iceland
4. Sweden
5. Netherlands
6. Costa Rica
7. Norway
8. Israel
9. Luxembourg
10. Mexico

www.visualcapitalist.com

en üst sıralar avrupa iskandinav ve kuzey ülkeleri. kosta rika ve israil'in araya girmesi ilginç. meksika da büyük baya, şehrine göre değişiyor belki.

soğuk koymuyor mu insanlara? sıkıcı olmuyor mu?
sağlık sistemi her yerde iyi değil gibi? insan hakları çok mu iyi yani?
son zamanlardaki ekonomik durum, kira artışı, göçmen artışını da düşünebiliriz.
çalışan biri çok da gezemiyor bence.

belki kendi ailesi çapında, müstakil evinde köpeğiyle bahçesiyle mutlu olma durumuna mı giriliyor bilmiyorum.
bi de kuzeylere intihar oranı da yüksek çıkıyordu. çelişkili durumlar.

not: güneydeki ülkeler daha alt sıralarda, iklim deniz güneş olmasına rağmen. kazançla da ilgili olabilir.
0
ermanen
(23.06.25)
iskandinavya antidepresani cakiyor bence.
bu kadar soguk, karanlik ve igrenc bir havada mutlu olmak imkansiz. mutsuz degillerdir ama en mutlu olmalari hic inandirici degil.
0
sonsuz
(23.06.25)
Sordukları soru şu:

Hayatı temsil eden bir merdiven hayal edin, en altta 0, en üstte 10 var. 0, tahayyül edebileceğiniz en kötü hayatı temsil ediyor, 10 ise en mükemmelini, şu anki hayatınızla hangi basamaktsınız?

Kabaca düşünürseniz, dibinde Ukrayna işgale uğramış ülkelerde yaşayan insanların, kendi hayatlarının geneline bakıp "Hayat fena değil ya" demeleri normal. Bir de siz kendi açınızdan oraları soğuk ve sıkıcı diye değerlendiriyor olabilirsiniz de orada doğmuş, büyümüş insanlar için buralar ne o kadar soğuk ne de o kadar sıkıcı. Genel olarak bir Danimarkalı'nın "Bizim ülkede pek de bir şey olmuyor, zaten baya da soğuk, o zaman 3. basamaktayım" demesi saçma olurdu. Kaldı ki en mutsuz, işgal altındaki Ukrayna bile 4.7
0
salihdt
(23.06.25)
saçmasalak şeyleri dert edindikleri için mutlular sanırım. tek dertleri hava durumu vs olabilir. göçmenlerden de mutsuz olabilirler tabii.

israil nası sıralamaya girmiş şaşırdım. meksika aynı şekilde şaşırtıcı
0
jelly bear
(23.06.25)
- eropada insanlar mutlu mu? evet mutlu

- soğuk koymuyor mu, sıkıcı değil mi? 2 haftaya tr kavrulacak mesela koyarım sıcağa, yaşasın soğuk. soğuk her daim dinç ve tetikte tutar, soğuk mutlu eder insanı. disiplinli tutar, disiplin ise mutluluk verir

- sağlık sistemi? kuzeyde baya iyi. kötü denilemez. sağlık sistemi bizden iyi 50 tane ülke var, kim nerden salladı bu sağlıkta kozmozun en iyisiyiz diye bilmiyorum ama üç gün sonraya 1,5 dakikalık muayene almaktansa 10 gün sonraya 45 dakikalık muayene alabilmek çok daha faydalı.

- ekonomik durum ve gezememek yok mu? türk bakış açısıyla yok. biz gittiğimiz her yerde serpme kahvaltı, açık büfe, kebap beklerken adam ormanlık alandan bir tepeye çıkıp kamp sandalyesi açıp müziğinin keyfini çıkarmaya gezmek diyor.

türkiye neden mutsuz diye sorarsan, türkiye'de kimse hiç bir şey bilmiyor. önceki kuşaktan bişey öğrenemedik, geç modernleşen bir toplumuz ve her şeyi deneme yanılma ile öğreniyoruz. bana biraz network ve para verin mesela 3 ay içinde influencar aracılığıyla saçma salak bir mutfak aletine sahip olmayanların köylü olduğunu, x tatil bölgesine gitmeyenin fakir olduğu algısını yerleştireyim millete. 2-3 sene önce airfryer dalgası gibi, 5-6 sene önce alaçatıya gitmek gibi şeyler buna güzel örnekler mesela. mutsuz olmamız için çok sebep var.

eropada adam bisiklete binip, öğle plesteyşın oynuyor akşam game of thrones izliyor bitti gitti. elinde telefonla twitterda "burayı gezmeden ölürseniz sizin geçmişinizi öpeyim", "şu alet 30k liradan 28'e düşmüş almayan köylüdür" gibi şeylere maruz kalmayan adam mutlu kalır tabi
0
avatar is back
(23.06.25)
Mutlu anlarında bizden daha mutlu değiller. Sadece mutsuz anları bizim kadar yoğun ve fazla değil. Bizim kadar çeşitli ve fazla dertleri de yok. O yüzden genel ortalamada matematiksel olarak bakınca mutlular.
0
nawar
(23.06.25)
bana gore boyle listeler anlamsız. mutlulugun her cografyada tanimi farkli olabilir.

sabah aksam evde oturup yemek yapan, tek eglencesi muge anli, esra erol izlemek olan, tatil-sinema-muzik-deniz-orman gormemis akpli yengeme sorsan ondan mutlusu yok. cunku kocasi, cocuklari yaninda.
0
buenosdias
(23.06.25)
Sanırım bahsedilmemiş diye ekliyorum: O ülkelerde insanlar insani şartlarda çalışıyor, fazla mesai almadan köle gibi çalışıp ay sonunu zor getirmek normal değil. İşe başladığın ilk yıl hiç ücretli iznin olmaması normal değil. Hani iş-yaşam dengesi var ya, hah işte oralarda gerçekten var. Rekreasyona, hobilerine, çocuklarına ayıracak daha fazla zamanları var. Onlar mutlu olmasın da Kemer'de, Urla'da oh sıcak ne güzel deniz derken çalıştığı lüks yerlerde yemek yemeye parası yetmeyen insan mı mutlu olsun?
0
kobuzchu kiz
(23.06.25)
Bu tip arastirmalarda dikkat edilmesi gereken sey su, insanlara mutlu musunuz diye sorulmuyor.
Ben üniversitede para kazanmak icin böyle araştırmalara katiliyordum, soru söyle formüle ediliyor mesela: "is bulma kurumunun issiz kaldiginizda size olan desteginden memnun musunuz?"
Buna adam evet diyor ve sonuc "en nutlu ülkesi" diye yorumlaniyor.

Bir de bu arastirma özelinden, bana baya kolpa geldi. Meksika herhalde en cok göc veren, acik sekilde insan yasaminin her an tehdit altinda oldugu ülkelerden. Insanlar gelecek göremiyorlar. Türkiye'den daha kötü durumdalar. Meksika'ya gidince AB ülkesi konsolosluklari sokaga tek basina ciktiginda sorumluluk alamayiz diye aciklama yapiyorlar (true story).
Israil su an fiilenf savas halinde. Gectigimiz senelerde israil vatandaslarinin ab ülkelerine vatandaslik basvurusu 15 kat artti. Kacabilen kacti.
Bu iki ülkeyi en mutlu ülkeler arasinda gösteren arastirma akillara zarardir.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.06.25)
benim tanıdığım gavur'lar hep mutluydu.
ülkelerine gidip gezdiğimde de insanlar mutluydu.

kış günü isveç'e gittim. çok soğuktu ama sorun değil. ona göre giyinmiştik. herkes öyle giyiniyor, kimse üşümüyor haliyle.
herkes gülümsüyor, otobüse binip bir şey sorunca kimse terslemiyor, yolda tanımadığın insanlar selam verip alabiliyor ve gerçekten güvende hissediyorsun.

barcelona, roma, paris çok güvenli değil ve istanbul'da olan sorunlar var orada da metropol'lerin kalabalık yerlerinde. ama çepere doğru çıkınca gerçekten güzel ve keyifli yaşıyorlar.

avatar +1

bizim mutsuzluğumuz görgüsüzlüğümüzden biraz da.
ben de sandalyemi alıp dağa bayıra şehir içinde parka bahçeye oturmak istiyorum ama uygun ortamı zor buluyoruz ancak bir kahveye 300 lira verip uyduruk bir menü ile iki kişinin 1500'e karnını doyurabileceği yerler adım başı.
0
biseysorcaktim
(23.06.25)
evet mutlular. dunyaya dair bizde olan problemlerin bir kismi onlarda da var tamam ama bize ait o kadar sacma dertlerimiz var ki bu ulkede.

bu arada her insanin asik oldugu bir sehir vardir, benim icin orasi kopenhag. bir turk olarak orada yasamanin ayni olmayacagini bildigim icin buradayim, ama danimarkali olmak isterdim acikcasi.
0
aguen
(23.06.25)
Listenin hiç doğru olduğunu sanmıyorum.
İsrail'de yapılan anketlerden de ve son iki yıl içinde ülkeden göçenlerden de haberleri yok.
Oradan ayrılan da var.
Özellikle zengin takım;
vay askerlerimiz ölmüş, vatan millet, netenyahu'ya sakadat, arzı mevud falan dinleyecek durumda değiller.
Listelere buradan da girmişti şaibeli olarak:
m.facebook.com


Meksika nın da listede olması tuhaf.
Hangi açıdan bakmışlar bu sıralamaya.

Batının mutluluğu sömürüyle gelen varlıklarına bağlı. maddiyat bittiği ve ekonomik sorunlar başladığı anda orta çağdaki gibi "uyanacaklar".
Şu an belki hissedilmiyor ama bu sürecin başladığına dair ciddi yorumlar da var.
Bizim yaşadığımız zorlukların 10'i bile onları çok etkiler.
Bizim avantajımız bağışıklık kazanmamız.
Ama onlar buna hiç hazır değiller.

Ayrıca (İngiltere de dahil) batıda varlıklı olanların körfezdeki Arap devletlerine göç ettiğine dair ifadeler de var internette.
Bu kadar göçebe fakirin yanında zenginlerin göçü ise hiç konuşulmuyor.
0
diyecevaplandı
(23.06.25)
Liste tamamen uydurma sallamasyon. Yıllardır Avrupa bilen birisi olarak…
0
benaslindayohum
(23.06.25)
Cjkdkdklsl bağışıklık kazanmak. Anladığım artık troller ülkenin süper olduğunu falan savunmayı bıraktı ama kötülüğünü övüp "oglum şükredin bak şimdiden hazırsınız işte yeni dünyaya" diyorlar. Kskdkfk ulan şunu herhangi bir batı avrupa ülkesinde söylesen döverler. ancak bizim gibi gariban aklı ile çalışan ülkelerde çıkar bu.

Yani ülke mutluluğu tam nedir bilmiyorum ama misal Finlandiya denmiş, Finlandiya sağlık konusu (özel değil, devlet) acayip sıkıntılı buna ek olarak işsizlik de sıkıntılı. Yani bu listeler tam neye göre yapılıyor bilmiyorum tabi ama eğer sağlık ve iş sizin için önemliyse misal Finlandiya sıkıntılı.
Yalnız insanları iyi, Finlandiya'da fabrika var ve ofis arkadaşım da fin. Ben şu ana kadar hep sevdim finlerle çalışmayı. Belki de hayatlarından mutlulardir yani.

Bilmiyorum bu listeyi yapmak zor. Ben misal kuzey ülkesinde mutlu olamam ondan bana sorsan o istatistiği düşürürdum. Ama tam tersi Fransa'da çok mutluyum ama Fransa'da da sikayet etmeyi profesyonel olarak yapanlar var (ki iyi ki varlar, sayelerinde bu kadar hak hukuk var bizim gibi şükretmeyi ovselerdi halleri harapti).
Bu listeye bu kadar kafa yormamak lazım o yüzden.
Ama evet çoğu batı ve kuzey avrupa ülkesinde yoldan rastgele soru soracağı. kişi Türkiye'dekinden mutlu çıkacaktır.
0
logisticsmanager
(23.06.25)
Bu listeler sacmaliktan ibaret. Ganalilar, hayat tecrubeme gore tanidigim en sen sakrak, sakaci, en mutlu, en fazla gulumseyen millet. Bu adamlar 120. sirada, Turkiye'den (98) bile geri. Issizlik oranina, sosyal devlet yapisina bakip aha en mutlu ulke diyorlar saka gibi. He anasini satayim tatilde yan dairemde kalan 3-4 yaslarindaki kizi bir esyasini unuttu diye azarlayip, kizini tek basina o esyayi almaya yollayan Norvecli daha mutlu, cocuk daha kaldigi yeri bilmiyor dogru duzgun, karanlikta telefon isigimi acip kapisini ben actim, hirlisi, hirsizi manyagi var, sansa yasiyorlar resmen
0
freedonia
(23.06.25)
mutluluk, ne anlama geldigi olcumu falan cok rasgele bir konsept. o yuzden ona girmiyorum.

sordugun sorulara gelince:
*soğuk koymuyor mu insanlara? sıkıcı olmuyor mu?:
genel olarak kimse cok soguga, kapali havaya bayilmaz da bu mutsuz olacak bir sey degil zira zaten atiyorum isvec'te dogmussun. bildigin alistigin iklim o. hava soguksa zengine de soguk. kar yagdiginda hayat duruyorsa, yollar kapaniyorsa ona mutsuz olursun veya evin yalitimi kotuyse ve enerji masrafi coksa ona sinir olursun. kar yagmasinin kendisinden mutsuz olmazsin pek.

mesela sana bana gore yemekleri de berbat ama tutup uff bu ne ya ne yiyoruz demezler. ayni sey.

*sağlık sistemi her yerde iyi değil gibi?
bu da gene saglik sisteminden ne anladigina bagli. atiyorum norvecte otel gibi gorunumlu luks ozel hastaneler yoktur ama preventative saglik hizmetleri, halk sagligi falan iyidir. bu yuzden insanlar bilinclidir, daha iyi beslenir ve spor yapar ve daha az hastalik yasar (bunlari gidip arastirdigimdan degil, farazi ornek veriyorum). Ote yandan saglik sisteminden anladigin dirsegin agiriyinca 2 saat icinde uzman cerrah gormekse, basin agriyinca acile gidip hemen bakilmaksa o zaman saglik sistemi iyi degil dersin.

*insan hakları çok mu iyi yani?
atiyorum danimarka'da oranin yerlisiysen zaten ne insan hakki sorunun olacak? ayrimclik falan zaten cogunlugun tecrube ettigi bir sikinti degil, gocmen falansan oluyor.

*kira artışı
yani bu da gercekten cogunlugu rahatsiz eden bir sey mi, genelde degil. bu bahsettigin ulklerin cogunda ciddi sosyal ev stogu var. ozel mulk olan konutlar da oyle kiralari kafasina gore arttiramaz. bir de gene atiyorum izlanda'nin norvec'in kendi halkindansan zaten kendi evin olma olasiligi yuksek. yuksek kira en cok bu ulkelere sifirdan gidip yerlesmeye calisan biri icin sikinti.

*çalışan biri çok da gezemiyor bence:
benim isvec'te isvicre'de yasayan arkadaslarim epey geziyor gordugum kadariyla ama acip banka hesaplarina kredi kartlarina falan bakmadim. yani bir de norvecli isvecli falan gezemiyorsa kim geziyor? oyle olsa tum dunya'da turizmin patlamasi gerekirdi.
0
hot potato
(23.06.25)
@konusma+1
Acikcasini soylemek gerekirse sosyal bilimdeki her turlu verilere cok buyuk supheyle bakmak gerekir. Zaten ilgili kaynakta da veri toplama ve elestiriler bolumunde bazi yerinde elestirilere deginmisler.

Mesela en onemli elestiri su, kisiler bireysel mutluluktan cok ulkenin sosyoekonomik durumuna gore degerlendirme yapmis. Mutluluk taniminin farkli olmasi ve bunun da gruplara gore degismesi ayri olay zaten.


Ustelik bu sorulara tam olarak nasil yanit verdikleri de belli degil. Atiyorum kisi belki 10 uzerinden 4 puan verirken, anketi yapan kisi araya girip 'ama x ulkesinde sartlar bunlar','y ulkesinde yasasan senin buna cevap vermen bile mumkun olmayabilirdi' falan diyor olabilir. Bilmiyoruz, sadece sonuclar var elimizde bir de belki o sonuclara gore yayinlanmis makaleler.

Ama cogu arastirmada salt anketi de goz onune almiyorlar. Zaten ilgili kaynakta bile demis 'The rankings are based on six key factors: GDP per capita, healthy life expectancy, social support, freedom to make life choices, generosity (measured by charitable acts), and perceptions of corruption'

Yani atiyorum kisi finlandiya da yasamasina ragmen puani 3 verdiyse, iste ulkenin kisi basi milli geliri, sosyal devlet, ozgurlukculuk vs gibi seyleri katip o 3 puani 5-6 puan yapabilirler.

Kisacasu benim dusunceme gore sosyal bilimlerde anketlerle yayinlanan her turlu sonuca 'yav he he' deyip gec ve supheyle yaklas. Gercek olma payi olabilir elbette ama bana gore dogru duzgun kanitlanamayan gerceklik gerceklik degildir.
0
j r r tolkien hayrani
(23.06.25)
@logisticmanager
Söyleyeni artık Afrika ülkelerinden bile kovulan o çok sevdiğin ve kaldığın Fransa'da mı dövecekler?
Buralarda durum böyle. Finli arkadaşına söyle o da arama yapsın.
Belki lokasyon gereği sonuç farklı çıkar:
i.hizliresim.com

Fransa'nın neyini övüyorsun.
sağlık sistemini mi ?
Maskeye bile muhtaç haldeler. Zamanında başka kaynaklarda "çaldıkları" söylendi. Burada az bile söylenmiş:
tr.euronews.com
Finlandiya da arkaşın mı vardı? Eminim Türkiye'yi sevmediği için ona yakınlık duyuyorsun. O nedenle o bir troll değil(!) biliyorum.
Zihniyetine bakılırsa bir kişi üstünden sonuca böyle varıyororuz.

O finli arkadaşına sorsana,
- internette ülken için olumlu bir şey söylediğinde Fransa'dan sana troll diyen oluyor mu ? diye

Fransa'da şikayet etmeyi profesyonel olarak yapanlar varmış.
Sarı yelekliler bunlar biri. Üstlerin hiç çıkarmasınlar.
Zorda kalındığında sağlık sistemi gereği yaşlıların nasıl ölüme terk edildiğini profesyonel şekilde dünya gördü:

www.euronews.com

www.socialeurope.eu

Tekrar yazıyorum : maddi/ekonomik kriz çıkana kadar oralarda mutlusun.
Orta çağ ile aranızda sadece maddi kazanç var. Öyle sabır kanaat şükür vs. manevi değerler arama.
Maddiyata dayanan toplumu etkileyecek en ufak bir kanun değişikliğinde yapılan gösterileri görüyoruz.

Senin zihniyet muhalif olmak demekse bu "Türkiye'yi" eleştirmek olmamalı.
Ha bir de
Fransa'da hak hukuk varmış. Afrika ülkelerini onlarca yıldır sömürmeye dayanan bağlayan bir hukuk mu ?
Fransa oralardan çekildikçe
Türkiye'ye alan açılıyor.
Haberin var mı ? (Biraz arama yap faaliyetleri gör)

Zulmeden ve Türkiye aleyhine terör örgütlerine yardım eden bir yeri asla övmemelisin.

Aylık cebine giren paraya odaklı bir değerlendirmenşn manası yok.
Ben mi ?
Ben bağışıklığını kazanmış sıradan bir işçiyim. Makam derdim yok.
0
diyecevaplandı
(24.06.25)
unutulan sey cogunlukla su: oralara tek basina gidenler yalnizlik ceker. ilk 2 yil ok ama 4-5 yil sonra arkadas edinemedigini fark eder insan ve kimse seninle can kardes olmayacak. gidiyorsan arkadas yoklugunu hissedeceksin.

turkiye gibi bir yer degil. mexico;da arkadas bulursun ama tine tr gibi olmaz.
0
musicka
(24.06.25)
Diksksksskkd oğlum sen geçen uzaylilar gelecek dünyaya demiyor muydun, nerede bu uzaylilar? Hani "konusuluyor, bahsediliyor" falandı? Zaten hep böyledir; aktroll + komplo teoristi. Galiba özel olarak seçiyorlar böyle.

Duyurunun aktrollu trigger oldu, şu an troll merkezinde kendisine çay veriliyor.
0
logisticsmanager
(24.06.25)
@logistic, insanlar troll degil sen antipatiksin :)
listede fransa'nin f'si yok ama fransayla ilgili destan yazmissin. misal benim "hanim" da fransiz ama cok mutlu yazmis olsan level 99'a erisecektin ama 98'de kaldin.
0
sonsuz
(24.06.25)
yukarıda yazılmış ama ben de yazayım. bu tür araştırmalar sokaktan geçen yüz insana mikrofon tutup 'mutlu musunuz?' diye sorularak yapılmıyor. eğitim, sağlık, ekonomi, özgürlük, güvenlik, hukuk, sosyal adalet gibi birçok farklı konu başlığı üzerinden sorular soruluyor. bunlardan memnun olan insanlar da mutlu kabuk ediliyor -ki gayet mantıklı.

israil, kosta rika ve meksika kolpa geldi. ama iskandinav ülkeleri bu listelerin her zaman başında gelir. çünkü yukarıda saydığım konularda vatandaşını memnun edecek en ideal sistem (sosyal devlet) iskandinavlarda.

'güneş yok nasıl mutlular' geyiği de baydı artık. sen türk halinle güneşe sıcağa alışkın olabilirsin ve finlandiya'ya gitsen özlemini çekersin. o insanlar zaten bu iklime doğmuş. buna alışkınlar. sen mesela okyanus görmemenin özlemini çekiyor musun? onun gibi.

'en büyük intihar oranı iskandinavlardaymış' da bir şekilde ergenliğimizde duyup gerçek kabul ettiğimiz bir şehir efsanesi. alın size ülkelere göre en büyük intihar oranları:

en.wikipedia.org

listedeki ülkelerden finlandiya, danimarka ve isveç'te bulundum. kimse sokağa çıkıp mutluluktan dans etmiyor. bu öyle bir mutluluk değil. ama insanlar hayatla barışıklar, huzurlular, kaygılı değiller. asıl mutluluk da zaten budur.
0
sir gawain
(24.06.25)
@logisticsmanager
uzaylı çıkacak aha gelecek demiyorum.
Bu yönde ortak hareket etmek için haberler çıkacak. Yönlendirme yapılacak. Bu haberler arkaplanda farklı işliyor. Anlayamaman benim sorunum değil.

@sonsuz
demir yığını olan Eiffel kulesi yanında romantizm, empati kasmaya hazır olanların Türkiye'ye bakış açısı ancak bu kadar olur.

yazılanlara anlamlı tek tek cevap vermek yerine laf atma zorunluluğu böylelerinin default ayarlarından.
Yabancılara ait tanınmış dergi ve gazetelerinde Türkiye hakkında çıkan haberleri makaleleri göstersek yabancı yazarların da troll olduğunu iddia edecek nerdeyse.
Sanki dergilerde yazılanlar benim editörlüğümde yayımlanıyor.
Finli arkadaşına sorsun bakalım onlar da kendisi gibi mi yapıyor diye.
0
diyecevaplandı
(24.06.25)
Sjdjsnnfn komplocu aktrollcu savunmak. 30 tane cümle yazmışım sadece bir tanesi fransa onda da istatistiki olarak kuzeyde yaşasam veriyi aşağı cekecegimi ama Fransa'da yukseltecegimi bu sebepten bu tarz şeyleri hesaplamanin zor olduğunu yazmışım =d ve bana destan yazmissin demissin, yuh yani. Sonsuzcum senin bana takikligin var, her cevabimin altinda bitiyorsun bunu anladık da komplocu aktrolle ele ele kol kola olacak kadar düşme be. Ben seni anlıyorum sıkıntın var benle, çözmek de istemiyorsun. Ama bence bu seviyeye düşmek senin gibi birine bile yakışmadı.
0
logisticsmanager
(24.06.25)
(27)

Fakir alışkanlıkları

sekizdokuzon
Arkadaşlar önümüzdeki üç ay bayağı fasfakir bir hayat süreceğim. Hiçbir zaman çok varlıklı bir insan olmadım ama kendimi şu yaşıma kadar çok da kısıtlamıs, hesap kitapla hareket etmiş değilim.Bana bu üç ayı atlatacak fakir pratikleri tavsiye edebilir misiniz? Sigarayı kartla değil nakit almak gibi.
Arkadaşlar önümüzdeki üç ay bayağı fasfakir bir hayat süreceğim. Hiçbir zaman çok varlıklı bir insan olmadım ama kendimi şu yaşıma kadar çok da kısıtlamıs, hesap kitapla hareket etmiş değilim.

Bana bu üç ayı atlatacak fakir pratikleri tavsiye edebilir misiniz? Sigarayı kartla değil nakit almak gibi. 3 lira fark alıyorlar her seferinde, ayda 90 lira yapıyor gibi.

Troll duyuru değildir, cidden durumum hiç iç açıcı değil. Burada "Yemek yemeden kaç gün yaşanır", "Hapishaneye girsem daha mı az harcarim" gibi duyurular açan biri vardı yakın zamanda. Onun bir tık üstüyüm.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(12.06.25)
Para harcayacağın sosyal etkinliklere katılma. Termos park yürüyüş ve ibb etkinlikleri içerisinde kal.
alışverişi pazardan yap, yemek yap.
bütçe ve yaşantın hakkında daha çok bilgimiz olsa daha net şeyler söylenebilir
0
kisa
(12.06.25)
Erkek çocuğu gibi yaşıyorum
0
🌸sekizdokuzon
(12.06.25)
Sebze ve meyve alışverişi için pazara git ama akşam saatlerinde. Akşam daha uygun oluyor fiyatları. Bir de çıkma sebze ve meyve alabilirsin, onları yarı fiyatına veriyorlar. Bazı marketlerde de son tüketim tarihi yaklaşan ürünleri biraz daha uygun fiyata satıyorlar üzerinde uyarı yazısı oluyor.

Ekmeği de halk ekmek büfelerinden alabilirsin.
0
rock n roll
(12.06.25)
sigarayı bırak daha iyi fırsat olamaz. 2025 yılında hala sigara içen cahillerin arasına girme.
0
xu
(12.06.25)
Sigarayı karttan al değil de doğrudan sigarayı bırak mesela. Gereksiz bir alışkanlık ve gereksiz bir masraf kalemi
0
kullanicadi
(12.06.25)
@xu: şu an bir sürü mücadele var hayatımda, bir de sigarayı bırakırsam infilak ederim maalesef
0
🌸sekizdokuzon
(12.06.25)
Etmezsin! Öyle gibi gelir ama bir şey olmaz
0
kisa
(12.06.25)
Market poşeti almak yerine çantada katlanan alışveriş torbalarından bulundur.
Market market dolaşıp, ana gıda ve hijyen maddelerinde indirim takip et, gerekirse stokla.
Yoğurtla beslen çoğunlukla, yoğurt önemli.
Dışarıdan su, kahve, çay alma, su mataran, kahve termosun hep evde dolmuş ve dışarıda yanında olsun.
Evden gerekmedikçe çıkma, dışarıda çalışman gerekirse kütüphanelere git. Sıcakta çıkma, sabah erken saatte veya akşam serinde evden çık. Bir de güneş kremini tazeleyip durmak zorunda kalmazsın. Şapka tak.
Buzdolabı poşeti, yağlı kağıt gibi ürünlere para verme. Balmumlu kağıt keselerin veya silikon fırın matın olsun. Fırını da çok çalıştırma, elenktrik gider.
0
tiredofwaiting
(12.06.25)
Psikolojik olarak, temel zevk ve kozmetik konforundan fazla odun vermeyeceğin bir plan yap derim. Yoksa o üç ay üç yıla dönüşür.

Kilo fazlan varsa, üç aylık diyet yapabilirsin, ekmek makarna pilavı kesince aylık 600-1000 lira cepte demektir.

Dışarı çıktığında örneğin kahve içiyorsan çay iç bazen. Dışarı çıkma.sikligina göre buradan da ayda 1000-2000 lira artar.

Yürüme mesafelerini uzatmayı göze al (gündüzleri dikkat et güneş carpmasin). Haftaici her gün işe dönüşü yurusen buradan da bir 600-1000 lira artar.

Toplamda 4-5 bin lira artırdık sanırım.
0
encokbenisevinnolur
(12.06.25)
İnfilak falan etmezsin sigara içmek çok low bişi zaten. Bir kez bırak hayat kaliten artacak inan

Aktüel indirim sayfaları var instagram da. Onları bul takip et, ne nerede ucuz, hangi markette 2 al 1 öde var vs onlara göre yaparsın alışverişini.
0
kullanicadi
(12.06.25)
Noodle ye ve sadece su iç. Bundan daha fakir olunabilir mi bilmiyorum.
0
runaway
(12.06.25)
Sigarayı bırakmak lazım cidden :(
0
🌸sekizdokuzon
(12.06.25)
özel indirimler dışında ucuzcu marketler hala daha ucuz. indirimleri takip et. temel gıdadan şaşma.

madem bir kaç ay diyorsun, makarnaya ağırlık ver. ucuz ton balığı alabilirsin. pahalısından çok farkı yok. pahalısı daha lezzetli tabi ama ucuzu da yenir. kuruyemiş tüketiyorsan pazardan al. marketten aldığımız paketli cevizin kilosu 1000 küsür. pazarda ince kabuklu cevizin kilosu 250. kırıp içini ayırmak kolay, kabul firesiyle olsun 350-400.
peynir ve süt ürünleri çok pahalı oldu. bir süre uzak dur. bizim kasapta tavuğun fiyatı markettekinin iki katı tam olarak. biri 150yse diğeri 300. bu kadar da olur mu, oluyor. aldığın her şeyin fiyatına dikkat et.

dışarıdan zinhar yeme.
dışarı mümkün mertebe çıkma. adım başına para.
ben marketlerde kaldığım süre ile ödediğim para arasında bir korelasyon görüyorum. son günlerde kaça yükseldi emin değilim ama migrosta durmamın dakikası 40lira civarında.

trendyol go gibi yerleri arada bi kullanıyordum market fiyatları aynı diye.
değilmiş. hem bir sürü getirme ücreti hem de ürün başına ortalama yüzde 20 daha pahalı.

biz pahalılığı kanıksadık bir çok konuda. biraz dikkat edince giren kazığın haddi hesabı olmadığını görüyoruz. halbuki hepimiz 3 kuruşun hesabını yapar gibi yaşamalıyız kazıklanmamak için.
0
biseysorcaktim
(12.06.25)
sigarayı bırakmak konusunda bir şey diyemicem ama illa kullanacaksan bari tütün al.

zaten orjinal paket sigaralar içilmeyecek kadar kötü. bazı tütünler bazı marka sigaralardan iyi bile.

ufak ufak sarıp içince hem az içiliyor porsiyon olarak hem de sararken zaten içme ihtiyacının bir kısmı karşılanmış oluyor. bir de ucuz tabi.
0
biseysorcaktim
(12.06.25)
migros markalı ürünleri alıyoruz biz genelde. fakirin dibiyken de peyniri süzme peynir alıyorduk örneğin, ekmeği iyilik marka olanlardan alıyorduk. yine migrostan devam edicem :) toplu alışveriş yapanlar için indirimleri oluyor, örneğin bu ay tek seferde en az 1000 liralık 3 alışveriş yapınca 300 liralık indirim veriyor gibi. o yüzden alışverişleri toplu yapmak işe yarayabilir. biraz da alışkanlıklarınızı bilmek gerekiyor, ona göre nereden kısacağınız konusunda fikir gelebilir.

bir de bunu daha çok abur cubur almamak için uyguluyorum gerçi ama, karnım tokken alışverişe çıkıyorum ve o reyonların önünden geçmiyorum alışveriş yaparken.
0
pide
(12.06.25)
benzer durumda ben alkolü bırakacağım. sen de sigarayı bırakabilirsin.
bunun dışında gerçekten zorunlu ihtiyacın olmayan şeyleri alma. şampuan, çamaşır deterjanı gibi şeyleri indirimdeyken al stokta dursun. pide'nin ve tiredofwaiting'in önerileri +1.
0
cilacı ökkeş usta
(12.06.25)
tam aksine para sikintisi varsa acil olmayan seyleri ihtiyacindan fazla bolca alip stoklamak hata olur. bir de elinde fazla miktarda bulunan seyi insan daha savurgan kullanir.

onun disinda evde yemek yapmak onemli. noodle degil de makarna diyelim biz onun ismine.
0
hot potato
(12.06.25)
sigara degil de asıl mesele alkol olabilir. evde şarap yap şarap mayası alıp, bir süre alkol ihtiyacını giderebilir 5 litrelik falan yapıyorlar maliyet 500-600tl gibi. filtre kahveyle cold brew yapabilirsin evde yine termosla götürmek için. dışarı çıkma etkinliğinde insanların oturmaya da geldiği tarzda bir parkta oturmak, yürüyüş, koşu olabilir özgürlük, maçka, kalamış parkı gibi hem kendini çok soyutlanmış hissetmezsin hem de para harcamak zorunda değilsin. pazardan sebzeyle evde yemek zaten çok iyi paran olsa da yap xd
nacizane eğer param olmasa birilerinden mutlaka bir şey isterdim zaten normalde de istiyorum canın bir şey çekerse isteyebileceğini düşündüğün biri varsa, çekinme.
her erkek gibi sen de excel tablosuna giderlerini not alıp seni aşacağını düşündüğün yerde dur. kısmanın da sınırı yok ki içme suyu bırakıp çeşme suyuna bile dönebilirsin
0
ala09
(12.06.25)
ekstrem fakirlik için üç ay uzun bi süre. bi şekilde maddi destek alma şansın yok mu? param olsa ben verirdim direkt, aynı yoldan geçtiğim için kimsenin bu kadar uzun süreli fakirlik yaşamasını istemem açıkçası, insan ruhsal olarak hastalanıyor resmen.

en başta sigarayı kartla nakitle almayı geçtim tütüne geç. iğrenç oluyor evet ama bir paket cuvarete 80 lira vereceğin yerde o parayla dört paket hazır sarılmış sigara alabilirsin. ayrıca berbat olduğu için normalde olduğu kadar içmeyebilirsin. ekstrem fakirlikte sigara ciddi masraftır - bunu %75 oranında düşürmek mümkün.

çalışıyorsan işyerinde, öğrenciysen okulda vs. yemiyorsan evde baklagillere ve ucuz yiyeceklere saldır. üç ay idare etmen gerektiğini düşünürsek AŞIRI fakir olmadığını varsayıyorum. salça, ucuzundan tereyağı, bütçeyi çok zorlamazsa zeytinyağı al. nohut, mercimek, fasulye, pirinç, makarna... bayağı götürür.

hayat tarzı ve bünyeye göre değişebilir tabii ki ama AŞIRI FAKİR iken günde bir öğüne dönemk iyidir. imkanın varsa bunu tavsiye ederim. ben günlük iş-güç sürem 4-5 saati aşmadığı için böyle zamanlarda günde 16 saat filan uyurum. çok uyuyunca hem vakit geçiyor hem de aptala döndüğün için pek acıkmıyorsun.

bu normalde sağlıklı yaşam tavsiyedir ama BOL BOL SU İÇ. acıktırmaz.

gerçekten sıkıntılı bi fakirlikten söz ediyosak zaten temel fonksiyonların ötesini pek umursamıyor olman lazım. mental olarak çok zorlayıcı bi şey elbette, insan "bugün fasulye yedim başka da bi şeye ihtiyacım yok" diyemiyo tabii ki ama para yoksa ister istemez katlanıyosun.

ücretsiz ilgi alanları bulmaya çalış bi de faydalı olabilir. dizi-film olur, oyun olur, parkta kuş izlemek olur vs... para harcamadan geçirilecek güzel/keyifli vakit bu süreçte kafayı sağlam tutma açısından faydalı.

ama hepsinin ötesinde sınıf bilinci ve komünizm tavsiye ederim. sen bugün aç gezip yarın toparlarsın ama bizim bugünkü halimizle sürekli yaşayan milyarlarca insan var. bizim de zaten "iyi" sandığımız hal bile başkalarını zengin edip cebimizde iphone olduğu için kendimizi zengin saymaktan ibaret. iş güç sahibi, cebinde parası olan adam bile tatili anca 8 taksitle senede 3-4 gün filan yapabiliyor. çok küçük bir kesim gittikçe zenginleşirken koskoca uluslar, nesiller heba oluyor. millet iyi bi firmaya gireyim de daha çok zengin edeyim, bana da üç kuruş fazla vrsinler diye yarışıyor, bunu yapan "hayırlı evlat" oluyor filan...

dünyada herkese yetecek kadar kaynak var, kimsenin aç ya da fakir gezmesine gerek yok. bunu da düşün derim. zenginleri rahatsız etmek için pilav ve kuru fasulye yeter, "fakirim" diye üzülüp kenara çekilme.
0
mark greg sputnik
(12.06.25)
Param yok diyip sigara içen fakir olmaz. Sigaraya para buluyorsan paran vardır. Kumar ve alkol için de aynı şekilde.
0
Shepard
(12.06.25)
Aynı durumdayım kendi yaptıklarımı yazıyorum:
İlk etapta sigarayı bıraktım zor olabilir evet bırak demek istemiyorum o da bir rahatlama ritüeli tam tiryaki değildim bırakabildim sana kalmış.
Etkinliklere ara ver.
Platform üyeliklerini dondur.
Minimum nakitle gez sitelere kart bilgin kayıtlıysa sil bir şey alacağın zaman bilgileri girmen gereksin.
İstediğin değil ihtiyacın olanı almayı alışkanlık haline gerir.
Benim için en önemli kalem dışarıda yemekti. Şimdi baktım en son şubat ayında dışarıdan yemek söylenişim ki ben nazlı bir tipimdir iş yerindeki yemeği beğenmem söylerim, evde kahvaltıya vakit bulamam söylerim… hepsini bıraktım. Çok zaruri durumlar olmadıkça dışarıdan kahve almayı da yemek yemeyi de bıraktım.
Kahvemi evimde yapıp işe götürüyorum. İş yerinde uygun yemek yoksa eve bırakıyorum ya da aşçıdan rica ediyorum bana göre bir şey yapıyor.
Kıyafet alışverişi yapma, dolabını bir dök bir sürü şeyin olduğunu göreceksin kendine bir haftalık kombin hazırla mesela, askıda ertesi gün giyeceğin şeyin hazır olması “kıyafetim yok” düşüncesini bitiriyor.
Kullandığın markaların yerine alternatifler bulmaya çalış hem iyi hem daha uygun bir marka bulunabilir.
Aklıma geldikçe eklerim.
0
mutekebbir
(12.06.25)
+ Suyunu, kahveni termosla götür iş yerine.
+ İnternetten para kazanabileceğin işlere (chatgpt'ye bununla ilgili fikrini sorabilirsin) yönelebilirsin. Az zamanda minimal gelir getirecek işler bulunabilir.
+ Sahibinden'e/Facebook'a ilan aç, (aylık x ders y lira!)
+ Çalışmadığın günler için random işler bulmaya çalış.
0
rakicandir
(12.06.25)
çalışmadığım ve ultra fakir olduğum bir dönemde hakmar'dan paket tavuk döner alıp fırında pişirip yerdim akşam yemeği olarak.
0
tabudeviren
(12.06.25)
sigarayı tütüne çeviriyoruz.
dışarı çıkmıyoruz.
belediye çorba falan dağıtıyorsa oradan karnımızı doyuruyoruz.
protein tozu alınabilir. ben öyle yapıyordum f/p oluyordu ama sindirim sistemi siki tutuyor.
5 lt su olmuş 15 lira. çeşmeden içiyoruz.
hastalanmıyoruz.
siksok abonelikleri iptal ediyoruz.
donanımhaber sıcak fırsatları mesken belliyoruz.
elde satılabilecek bir şeyler varsa satıyoruz. fiziki olur dijital olur. ben sözlük hesabı satmıştım. o günden beri hep yedek akçe gibi sözlük hesabı tutarım kenarda. kara gün dostu.
eğer durumumuz birkaç aya düzelecekse bankaların harcama sözü kampanyanlarına katılınabilir. bana atıyorum aylık 500 lira harcama sözüne 500 lira puan veriyorlardı zamanında. düşündüm aylık 500 her türlü harcanır. harcamasam bile bana verdiği 500lük puanı 12 ayda parça parça alacaktı. bir nevi faizsiz kredi. alıp 3 5 ay sonra durum düzelince caymıştım vs.
0
kixo
(12.06.25)
Simdiye kadar yaptiklarimi yaziyorum:

Migrosta son tuketim tarihi yaklasmis urunleri indirimli aliyorsun, onlari takip et.

Cay kahve icin termos.tasimayi.aliskanlik haline getir, disarida cay kahve icme.

Kiyafet alisverisini kisitla, mumkunse hic bir sey alma.

Para harcama aliskanliklari seni zorlayacak arkadaslarinla gorusmeyi aza indir.

Evde satilacak bir seyler varsa, kitap, giysi, kullanmadigin elektronik gibi (mutlaka vardir) onlari internetten sat.

Kendine ufak luksler belirle, ne kadar zorda olursan ol, lukslerinden vazgecme. Sigara olur, haftada bir alkol olur, sinema olur, kendini iyi hissedecegin seylerden vazgecme.

Hepsi geciyor, zaman gelecek, lan parasizliktan neler yapiyormusuz diye dusuneceksin.
0
deckard
(13.06.25)
yemek evde yapılacak, ancak beslenme kalitesi önemli, haftada bir ton balıklı pilav, makarna vs. gibi bir şey gerekiyor. sebze, mümkünse pişirmeden yiyebildiklerin. eğer ağır fiziksel bir iş yapmıyorsan, günde tek öğün.

sigara için tütün denmiş, olmuyorsa elektronik sigara, hatta diy likitler. 1000 liralık diy likit 3 ay yeter.

bu ikisi zaten genel maliyetleri büyük ölçüde kısıtlıyor. sosyal medya, twitter, instragram mutlaka telefondan silinmeli, reklamlar çok fazla etkiliyor, gereksiz alışverişi körüklüyor. browser için de ublock.

tüm abonelikler iptal. bunlarda küçük küçük ancak bir sürü.

günlük bir harcama limiti belirleyip her şeyi o çerçeveye sığdırmalısın. mesela günlük 300 lira gibi. sigaran, yemeğin, her şeyin bu 300 lira içinde kalmalı. bir kaç gün kolay, sonraki günler zor sonra alışklanlık olur.
0
selam
(13.06.25)
Pastörize dost süt bimde 35 Lira. Pastörize Sek süt migrosta 80 Lira aynı lezzet aynı besin değeri. Dost günlük süt süper bir amme hizmeti.
0
Batuhanolabilir
(14.06.25)
(4)

Balkanlar turuna ciksak

Kittie
Her balkan ulkesi pasaporta giris basacak mi?Yoksa ilk giris ulkesinde bir de cikis ulkesinde mi basilir?
Her balkan ulkesi pasaporta giris basacak mi?
Yoksa ilk giris ulkesinde bir de cikis ulkesinde mi basilir?
0
Kittie
(12.06.25)
Her ulkenin vize sartlari farkli. Mesela Arnavutluk'tan Yunanistan'a gecerken tabii ki pasaportuna vizene bakacaklar. Ote yandan Romanya - Bulgaristan arasinda kontrol yok mesela ikisi de schengen oldugu icin.
0
hot potato
(12.06.25)
Vizesizler icin sordum.
0
🌸Kittie
(12.06.25)
Balkan ulkeleri arasinda ozel bir antlasma vs yok. Damga basma isi her halukarda mecburi degil, bazi memurlar basmiyor. Ozel bir tercihiniz varsa soylerseniz yapabilirler.
0
mbond
(12.06.25)
Elbette.

Karayoluyla gececekseniz arabaya ya da otobüse gümrük kontrolü de yapilir.

Birbirinden bagimsiz ülkeler.
0
sonsuz
(12.06.25)
(22)

Hangi app'e projeye para ödüyorsunuz/öderdiniz?

optimistbakunin
Merhaba. Ucretli abonelikli bir app yaptim ve neredeyse kimse almadi :))) sonra baska bir sey yaptim o da nafile. Acaba para odemeye degmez seyler mi yaptim diye dusundum. Siz neye para oderdiniz/abone olurdunuz? Dating app youtube premium netflix gibi seyler disinda arkadaslar onlara ben de para od
Merhaba. Ucretli abonelikli bir app yaptim ve neredeyse kimse almadi :))) sonra baska bir sey yaptim o da nafile. Acaba para odemeye degmez seyler mi yaptim diye dusundum. Siz neye para oderdiniz/abone olurdunuz? Dating app youtube premium netflix gibi seyler disinda arkadaslar onlara ben de para oduyorum.
Ozetle fikir ariyorum fikir avina ciktim. Neler yapilabilir para odemeye deger diye
0
optimistbakunin
(19.05.25)
Çok niş bir kitleye hitap etmeniz lazim para odemeleri icin.

Applerin adreslerini verseydiniz daha rahat bir seyler soylenebilirdi.
0
brkylmz
(19.05.25)
Benim applerin sorunlarini ogrenmek icin yazmadim aslinda yeterince aciklayici olamadim sanirim. Biraz fikir avina ciktim diyebilirim hahahah
0
🌸optimistbakunin
(19.05.25)
dil öğrenimi spesifik olarak kelime ezberi içeren bir uygulamaya para veriyorum ama yıllık çok cüzi bir miktar 100 tl falan galiba.

Bir kere de öğretmenler için evrak içeren bir uygulama indirmiştim kendim hazırlamak yerine pratik geldiği için o da tek seferlik 30 40 tlydi.
0
biravekahve
(19.05.25)
Yaptigim.ise.onemli.bir katki yapacaksa, muadili yoksa ve bana para kazandiracaksa ancak o.zaman para oderim. Ofis programlari dahil hicbir uygulamaya para odemedim.
0
deckard
(19.05.25)
Datinglere ödemiyorum artık. escort veya hesap çakma derdinde olan kadınlar doluştu ve olayı bitti.
0
runaway
(19.05.25)
Blinkist
Evernote
Pocket
Busuu
Vpn
Adobe creative cloud
0
anon1m
(19.05.25)
Paraya acimadan aldığım tek şey;
Keylifts.

Tek başına, efsane bir servis sunuyor. Mail attığım an birkaç saatte cevap veriyor sorunla alakalı.
0
logisticsmanager
(19.05.25)
bu zamana kadar tek para verdiğim app deprem ağı oldu. ne spotify ne netflix internetten bulabileceğim apksını indirebileceğim hiç bir şeye para ödemem.
çok çok spesifik bir app olacak o zaman belki.
0
my fault
(19.05.25)
spotify, netflix gibiler disinda hicbir seye.
reklamlardan kazansinlar, reklam görmek istemiyorsam ben premium üyelik alirim gibi bir düsünce seklim var.

bedava trial falan olmayan seyleri de yanlislikla indirmissem de hemen siliyorum valla.
0
sonsuz
(19.05.25)
Hamile yoga
İngilizce pratik
0
abuzer
(19.05.25)
Upnote uygulamasına para bayılıyorum. Yakında takvim için de bayılabilirim.
0
put it in your appropriate place
(19.05.25)
Cok fazla uygulamaya para oduyorum ben. medyadir, office vsdir o tarz seyleri gecince:


chess.com platinum aboneligim var,
duolingo premium var (bunu nisanlim oduyor aile plani)
linkedin premium aldim ama cok ucuz diye aldim stalkerlarimi gormek icin,
bir ara 12 aylik rocksmith+ almistim,
eski telefonumda ses ve bixby tusunu tekrar programlayabilmek icin bir uygulama satin almistim.
expressvpn
gecmiste diyet uygulamalarina, spor uygulamalarina vs. para verdigim de cok oldu



size cok cilgin bir oneride bulunayim. icim en rahat odedigim abonelik senelik 3000 liraya office 365. cunku alternatifi aileme nisanlima korsan office kurup patladiginda onla ugrasmak vs.

teknolojiye yetisemeyen bireylere bir seyleri adim adim gosterebilecegimiz bir uygulama olsa alirim. mevcut alternatifler yetersiz.

edit: kibritsuyu yazmis, cubeacr son kurusuna kadar parasini hak eden bir uygulama.
bir de procreate vs tarzi bir kac uygulamayi satin aldim.
0
aguen
(19.05.25)
1) Marketing yapmadan ürün satabilmek çok zor. Öncelikle bunu aklınızda tutun.

2) Spesifik sektörlere yönelebilirsiniz. Örneğin doktorlar, avukatlar, sigortacılar, kpss kursları, ehliyet kursları vs. vs. Bu insanların dertlerini dinleyip neye ihtiyaçları olduğunu öğrenmeye çalışıp varsa bu sektörde bir boşluk onu doldurmaya çalışabilirsiniz.

3) Dürüst olun. Gerçekten bir işe yarayan şeyler yapın. Piyasada 500 tane wallpaper app varken 501. olmaya çalışmayın.
0
amortisman
(19.05.25)
cube acr.

telefon konuşmalarını kaydetme uygulamasına para ödüyorum. sıklıkla konuştuğum şeyleri sonradan dinleme ihtiyacım oluyor. kiminle, ne zaman, ne konuşmuşum.
0
kibritsuyu
(19.05.25)
Sensortower verilerine göre her 10000 app in 2 tanesi organik büyüyor,

Paid marketing olmadan kimse denemez.

Ayrıca millete 3 veya 7 gün ücretsiz deneme vermelisin

Bir de Türkiye subscription için cimri cenneti, zengin ülkelere gitmeli onların ihtiyaçlarını anlamalısın. Tr de reklam geliri entegre edebilirsin
0
fistikthecat
(19.05.25)
Paralı app kullanmıyorum. Oyun olsun, eğlence/dizi olsun, sosyal olsun vs... Elle tutamadığım neredeyse hiçbir şeye para vermiyorum. Şimdi tüm app'lerime baktım. "Ama şuna vermişim bak" gibi bir şey demek için. Telefonumda ücretli uygulama yok. Hatta ℅60'ı falan açık kaynak kodlu özgür uygulamalar.

Şu an para versem, kaliteli ses kaydı alıp mp3'e çeviren bir uygulama var hi-q isminde, bir de e-kitap okuyucu var yazılı kitabı kişiye okuyan readera adında, bunların ücretsiz versiyonları sınırlı. Pro versiyonlarını alabilirdim belki.

Yani sizin de önce çok beğenilen ücretsiz bir uygulamanız olursa, ek özellikli pro versoyonlarını alabilirler zannımca.

Ücretsiz oyun yapıp ek özellikler satmak en kârlısı... Yahut ücretsizine reklam koyup ücretlisini reklamsız yapmak...
0
yadigar
(19.05.25)
Ben sana soylim;
İşini hakkıyla yapan, tüm uygulamaların en iyi özelliklerini barındıran, ya bir kerelik ödeme ile alınabilen bir SMS uygulamasına para veririm.
Yazılımcı olsam direkt yapardım.
0
etna
(20.05.25)
Öncelikle amortisman +1 diyorum.

Ben biraz eski kafayım, uygulamalara kolay kolay para vermiyorum. Dijital birşeye para vermek garip geliyor. Nişlik konusu vurgulanmış. Bence haklılar, çok acayip teknolojik ürünlerden para kazanılıyor. Mesela Web Scraping yapan uygulamalar gördüm, mobil değil ama örnek olsun diye söylüyorum. Kabaca anlatmak gerekirse webdeki veriyi anlamlı veri haline getirip sana veriyor. Böyle bir tool olabilecegğini bile düşünmemiştim daha önce. Bunun gibi bir sürü şey var. Aaa oyun işinde para varmış gibi düşüncelerle yapılan şeylerin sonu genelde hüsran oluyor.

Bugüne kadar para ödediğim çok az şey oldu. Hollanda'da sıfırdan ehliyet sınavını geçmem gerekiyordu. Örnek sınav soruları olan bir uygulamaya para vermek zorunda kaldım. Az para da değil haftalık 12 euro civarıydı.
0
mbond
(20.05.25)
Belki appleri/siteleri/telefonu kisitlayan, zaman limiti koyan bir uygulamaya para oduyorum.
0
hot potato
(20.05.25)
Psikoloji uygulamasi
0
abuzer
(20.05.25)
Niş denmiş ya, mesela ben pattern keeper uygulamasına para verip premium aldım, cross stitch (kanaviçe) pattern'ı okumaktan başka hiçbir işe yaramıyor. Ama PDF patternları üzerinde işaretlenebilir bir formata çeviriyor, kaç stitch var, ne kadar kaldı vs gösteriyor, veritabanında en bilinen ip markalarının renk kodları var, doğru kod/renk gösteriyor.
Buna benzer spesifik craft işleri için bir sürü uygulama ve pazar var. Ama ihtiyaç nedir, hangi özelliklere ağırlık vermek gerekir bilip uygulama yazmak için o craftı sizin de yapabiliyor olmanız lazım. Ya da bir bilenle beraber çalışmanız lazım.

Regl takip uygulamasına yıllık çok az bir abonelik ödüyorum.

Disciplined diye bir uygulama var, hediye geldiği için ücretli versiyonunu kullanıyorum.

Windows'ta bir timer/proje takip uygulamasını satın aldım.

Makul kullanılabilir ücretsiz versiyon ve premium özellikler için hiç olmazsa bir hafta ücretsiz deneme şart bence de.
0
kobuzchu kiz
(20.05.25)
automate (ifttt benzeri bir uygulama)
x-plore
poly bridge 2
accubattery
textra
nova launcher prime
greenify
mx player

neredeyse hepsini google ödüllü anketlerden gelen paralarla aldım.
0
inheritance
(20.05.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.